Ana içeriğe atla

Kapı Önü Dedikoduları - 90'lar Kaset Furyası

Merhabalar

90'lar da çocuk olanlar bilirler.
O zamanlar müthiş bir kaset furyası vardı. Sevdiğimiz sanatçıların kasetleri çıksın diye dört gözle bekler, para biriktirir ve kasetlere sahip olurduk. 

Ortak şarkıcıları sevdiğimiz arkadaşlarımız kaseti bizden önce aldıysa kendisine yalvarmak, kasetin başına bir şey gelmeyeceğine teminat vermek suretiyle kaset kendisinden istenir, kısa zamanda dinlenir ve kendisine iade edilirdi. Şayet  kullandığımız teyp çift kaset çalar ise Allah'ın şanslı kullarındandınız. Zira boş ya da sevmediğiniz bir şarkıcının kasetinin üstüne kayıt yapabilir, böylelikle yeni kaset parasını başka bir kasete saklayabilirdiniz. Tabii elinizdeki kasetin 45, 60 ve 90'lık olmasına göre de kayıt yapma yada yapmama durumu değişirdi. Çünkü aldığınız kaset 90'lık ise elinizde 60 ya da 45'lik varsa o zaman şarkılar yarım yamalak kayıt edilirdi. O nedenle kayıt edilecek kasette çok önemliydi.

90'ların sonlarına doğru çıkan kasetlerde albüm kapaklarında şarkı sözleri de yer almaya başladı. Bu bizim için bulunmaz bir nimetti. Şarkıyı doğru dürüst ezberlememize de yardımcı olurdu. Çünkü o dönemlerde şarkı defterlerimiz vardı ve sevdiğimiz şarkıları da kasetleri durdura durdura defterlere yazardık. (Şimdi olsa hayatta yapmam. Akıl işte.) 

Kaset kayıt ederken ya da herhangi bir kaseti dinlerken bir de kasetin sarma problemi vardır ki en sevilmeyen ve bir insanın başına gelebilecek en kötü şeydir. Hele bir de kaset emanetse ecel terleri durumu söz konusu. Saran kaseti sardığı yerden çıkartmak bildiğiniz maharet gerektirir. Çünkü zarar gören kısım çalarken tuhaf sesler çıkarır ve kaset bozulmuş olur. Kaseti düzgünce çıkardıktan sonra bir kalem ya da serçe parmak yardımıyla yeninden sarmanız gerekir. Şayet saran kısım fazlaysa bu eziyetli bir işe dönüşür. Sar sar bitmez ve bazen içinde o bozulan kısım kırışır ve yeniden düzgünce sarmanız gerekirdi. Tabii ki  her ne kadar sıkıntılı olsa da ben 90'lı yıllarda bunları yaşadığım için kendimi şanslı sayıyorum. Zira o anın tadı, korkusu bile başkaydı.

Bu kasetlerle ilgili bir anımı sizlere aktarayım. Dayımın kızı Yonca Evcimik'in Abone albümünü almış. Ama çıktığı dönemde öyle böyle değil, herkesin dilinde Abone ve albüm şarkıları. Yaz dönemine denk geldiğinden doğru dürüst harçlık alamazdım. Ama deli gibi o albüme sahip olmak istiyor, radyodan şarkıları takip edip, hatta istek zamanı istek yapıp, şayet DJ konuşmazsa şarkıyı radyodan kaydemeye çalışıyordum. Neyse dayımlar bize geldiler. Dayı kızı da elinde Abone albümü, bizde o zaman son sistem Philips çift kaset çalarlı teyp. Ses sistemi falan mükemmel. O zamanın en iyisi öyle diyeyim. Dayı kızı ile bizim evde dinleyeceğiz. Kız elinde deli gibi albümü tutmuş, vermekle vermemek arasında ben alıp albümü dinlemek için çıldırıyorum. Dayı kızı sağolsun sanki kaseti yiyecekmişiz gibi bir tavır içinde. Dinliyoruz ama bir yandan da kapaktan şarkı sözlerine bakacağız. Hatta deftere yazmak istiyorum. Vermiyor. Elinde sımsıkı tutmuş. Neden vermediğini sorduğumda "Önüme altın döksen vermem!" dedi. Ben şok tabii. Israr ettim ama nuh dedi, tövbe yarabbim peygamber demedi. Albümden de bir kaç şarkı dinletti ve bozulacağını söyleyerek kaseti geri aldı. Kaset bozulmadı ama o zamanlar ben çok bozulmuştum bu tavrına. Şu anda belki kendisi bu olayı anlatsam hatırlamaz, güler geçer ama aynı şeyi sorsam önüne altın dökünce bana kaç tanesini hediye eder, kim bilir?


Yorumlar

  1. İki gündür bu kaset konusu geliyor önüme. Dün de radyoda Alem FM'de İzlenecek Bir Şey Değil'de Fatih YILDIRIM, Kartel'in kasetini sordu dinleyicilere. Kaç para isterseniz veririm dedi. Şimdi de siz kasetlerden bahsettiniz.

    Benim kasetlerle ilgili çok anım yok ama bizim evde ilahi kasetleri vardı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rehitu;
      İyi denk gelmiş o zaman :)
      Bizim evde babamda dehşet kasetler vardı. Ben sanırım bu konuda babama çekmişim. Ama o zamanki kasetlerin hiç biri yok artık. :( Mesela Faruk Tınaz, Hakkı Bulut, Neşet Ertaş, Sibel Can, Ferdi Tayfur, Cengiz Kurtoğlu bunlar benim şu anda aklıma gelenler. Şimdi o kasetler dünya para eder.

      Sil
  2. 1986 doğumlu müzik dinleyicisi olarak İzmir'de kaset satan her noktadan özellikle Pop kasetlerini alma serüvenim aklıma geldi. Bendeniz, Harun Kolçak, Sezen Aksu, Aşkın Nur Yengi, Hakan Peker, Tarkan, İzel ve aklıma şu an gelmeyen şarkıcılarımız geldi. Kaset çalar taşıyıp dinlemek ayrı zevkti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dönüşü Olmayan Orman;
      Evet 90'larda o şarkıcıların kasetleri çıksın diye dört gözle beklerdik. Şimdi her şey bir tık uzağımızda. Kaset çalarları pikniğe götürürdük. Pille çalışırdı ve pil bitmesin diye arada kapatırdık:)

      Sil
  3. Ayyy ne günlerdi gerçekten, nerden de geldi aklına :)) Çok yaşa emi. Benim gençlik dönemime denk geliyor 90'lar :) Allah tan önümde 2 ablam ve meraklı bir annem vardı da, ne yapıp edip alırlardı kasetleri. Her yeni çıkanı alabilmek ne büyük bir mutluluktu gerçekten.
    Bir de bizim ailede sesi güzel çok olunca, eski kötü kasetlere sesimizi çekmek vardı. Annem gelne eş dost akrabaya sesimizi dinletirdi. İçli içli şarkılar olurdu hep söylediklerimiz. Gerçekten nostalji oldu benim için bu postun, teşekkür ederim. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. lovehouse;
      Bende abla olmadığından ben alırdım. Kardeşlerim hazıra konardı. Ay evet bir de ses kaydı meselesi vardı. Biz onu genelde DJ oyunu oynarken yapardık:)

      Sil
  4. Benim hatırladığım karışık kasetler de vardı abim ve annem çok alırlardı :) bende onları söküp tekrar sarmayı çok severdim (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçük Dünya;
      Onları söküp sarma işini biz bozulan kasetlerde yapıyorduk. Para verip alınca çok kıymetli oluyordu:)

      Sil

Yorum Gönder

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.