21 Mayıs 2018 Pazartesi

Sürücü Belgesi ve Sağlık Raporu Sorunsalı

Merhabalar

Ehliyet yenileme dönemi başladı bilindiği üzere. 2020 yılına kadar mevcut ehliyetlerimizin değiştirilmesi gerekiyor ve bu süreçte ehliyet yenilemek adına yeniden sağlık kontrolünden geçerek sağlık raporu almak şartı var.
Bir çoğumuz bu sağlık raporu meselesinin gereksiz olduğunu düşünüyor. Bana kalırsa da oldukça gerekli bir mesele. Yurt dışında insanlar zaman zaman sağlık taramasından geçerken, ülkemizde 18 yaşında alınan sürücü belgesi 80 yaşında halen daha kullanılabilir durumda. Peki bu süreçte bu ehliyet alan kişinin başına gelen bir hastalık varsa ve trafiği tehdit ediyorsa ne olacak?

Kimse kendisindeki hastalığı kabullenmek istemez. "Ben sağlıklıyım. Araç kullanabiliyorum" diye geçiştirir. Ama gel gelelim kazın ayağı öyle değil. Şimdi size bu sağlık raporu olayını destekleyecek farklı tarihlerde başıma gelmiş iki olayı anlatacağım ve yorumu size bırakıyorum.

İlki Nisan ayında tatil sonrası Eskişehir'e geldiğimizde başımıza geldi. Eskişehir il sınırlarına girene kadar Allah'a şükür hiç bir sıkıntı yaşamadık. Ne zaman Eskişehir'e geldik olaylar başladı. Eve gidene kadar iki kaza atlattık. 

Birincisi önümüzde doblo tarzı bir araç var. Adam yolu ortalamış gidiyor. Eşim kornaya basıyor. Sürücü de halen tepki yok. O sırada karşıdan bir motosiklet geliyor ve bizim aynaya çarpıyor. Öndeki araç halen daha tepkisiz. En sonunda ileride yok genişliyor. Eşim öndeki aracın yanına gidiyor. Nasıl araç kullandığını soracak. Adam neredeyse 80 yaşının üstünde. Resmen direksiyona yapışmış. Gözünde şişe dibi gözlük ve halen daha eşimi duymuyor. Eşim baktı adamda tepki yok. Bıraktı gitti. Aslında o sinirle aklımıza gelmedi ama aracı sağa çektirip trafiği çağırabilirdik. 

Sinir küpü halde eve ulaşmaya çalışıyoruz. Ana caddeden giderken ara sokaktan aniden bir araba çıktı ve üzerimize kırdı. Eşim refleks olarak sağa kırdı. Şükür ki sağ tarafta boşluk vardı ve park halindeki araçlara girmedik. Eşim sürücüye "ne yapıyorsun? Kaza yapacaktık!..." diye sorunca adam sadece "pardon" dedi ve hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. Aynı günde, yarım saat içinde iki kaza atlattık. 

Bir diğeri de dün başımıza geldi. Akşam saati köye gitmek için yola çıktık. Yine ana caddeden gidiyoruz. Amcanın biri sağ tarafa park etmiş bir araçtan iniyor. Elinde bastonu var. İlk önce biz arka taraftan iniyor sandık. Ama bildiğin sürücü mahallinden iniyor. Amca yaklaşık 80 yaşında belki de daha fazla. Bu amca bu yaşında halen daha araç kullanmaya devam ediyor. Halinden de gayet memnun.

Şimdi soruyorum. Bu insanların araç kullanması ne derece doğru? 80 yaşının üstünde neredeyse sıfır refleks ile direksiyon başına geçip, hadi kendi hayatınızı hiçe saydınız da, başkalarının hayatını neden hiçe sayıyorsunuz? Kulağınız duymuyor, gözünüz görmüyor ama siz halen daha direksiyon başındasınız. Trafikte sizin hatalarınız yüzünden bizler canımızdan olmak zorunda mıyız? ya da sakat kalmak durumunda mıyız?

Sürücüler iki senede bir sağlık kurulundan yaşı kaç olursa olsun yeniden rapor alarak trafiğe çıkarlarsa, trafik daha yaşanılabilir ve daha az tehlikeli hale gelecektir. Emniyet yetkilileri de denetimleri sıklaştırıp, hatta belli bir yaşın üstüne gelen kişileri yeniden sınava tabi tutup, reflekslerini de ölçüp, tepkileri azalmış olanların sürücü belgelerini alıp, bir daha trafiğe çıkmalarına engel olurlarsa trafik süper olacak.

Burada yaş oranına takılmamak lazım. Genel olarak 80 ve üstü yaştaki insanların tepkilerinin azalmasından dolayı bunu yazdım ama bu yaşta çok dinç olan ya da daha genç yaşta çok daha kötü durumda olan insanlar olabilir. Bu nedenle de bu yaşla alakalı bir konu değil aslında ama genel olarak yaşlılarda bu olay daha revaçta.

Kendi hayatımızı hiçe sayıyor olabiliriz ama lütfen başkalarının hayatını hiçe saymayın. Kaza durumlarında belki sizlere bir şey olmaz ama karşı tarafın canına kast ettiğinizde ömür boyu vicdan azabının yanı sıra, belki de bir ailenin yok olmasına neden olacaksınız. Trafik şakaya gelmez. Lütfen duyarlı olalım. Trafik canavarı olmayalım.

Hoşçakalın.

16 yorum :

  1. Yorumlarınıza öncelikle katıldığımı söylemek isterim. ancak burada aslında ititraz edilen durum samimiyetsizlik. Buradaki amaç sizin belirttiğiniz gibi olduğuna emin olsak itiraz da etmeyiz. İki yılda bir süreçte bu işten ne kadar para toplanılacak, bu paranın kaynağı nereye aktarılacak, altyapı yetersizliğinden insanlar bu işlemler için ne kadar hayatlarından fedakarlık edecekler. Ben kimlik randevusu alamadım kendi ilçemden yoğunluktan. Taşra ilçeye randevulu gittim tam 4 saatimi verdim sırada. Sebebi neydi biliyor musunuz sistemler yavaş, memurlarımız da sohbeti seviyordu doğrusu. Emniyette parmak izlerimiz olmasına rağmen parmak izi için harcadığımız zaman 45 dk. Elbette konu kişi sağlığı ve güvenliği ise mazeret olamaz bunlar. Ancak biz toplumda son yıllarda en çok güvensizliği öğrendik. Ben o kadar zamanımı verdim kimlik yeniledim, bakan yeniden değişecek kilikler diyor. Ya harcadığım zaman ve az da olsa verdiğim para geri dönecek mi? Peki toplanan paralar nerede değerlendirildi, okul mu yaptırıldı. Yol demeyin yapılan yollara parasını ödüyoruz. Demek ki önce altyapıyı kuracaksın, personelini eğiteceksin, ardından topluma güven vereceksin. Her ne olursa olsun, periyodu konusunda aynı fikirde olmasam da rutin sağlık kontrolleri kesinlikle yapılmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Parmak izi meselesine bende katılıyorum. Zira pasaport şubeye, kimlik değişimine parmak izi verdikten sonra sürücü belgesi değişikliğinde de beş saat parmak izi alınması tamamen saçmalıktı. Memurların iş yapmama zihniyeti de ayrı bir olay. Sonra diyorlar ki kamu kurumları özelleşmesin. Özelleşsin. Yan gelip yatacağına azıcık elinden iş çıksın.
      Benim dediğim denetimler sağlık kontrolü ile ilgili olanlar. Yoksa para toplamak için yapılanlara zaten bende karşıyım.

      Sil
  2. Sıkı bir denetim şart kesinlikle...

    YanıtlaSil
  3. bu işlemlerin kesinlikle yapılması taraftarıyım , iş bilir bir devlet personlei tarafından kontroller özellikle trafikte hayat kurtarır . Fakat ülkede doğru olan ne var ki eğri bu diyebilelim . !0 yıl önce motorsikletli 80+ bir amca tarla içinden aniden çıkıp yolcu kapısına geçirdi , ayağında kırık oluştu , hemen ambulans , trafik ekiplerine haber verdik , ben şikayetçi de oldum amcadan zira ne ehliyet ne plaka vardı motorunda , ama eşim bu yaşta adam zaten o kırık ona yeter diyerek karakoldaki şikayetimi savcıda geri çektirdi . Sonuç mu , amca bizi mahkemeye verdi :D hakim ve bilirkişi ile gidilen olay yeri incelemede amcayı yolun ortasında bir kamyona kurban veriyorduk , çünkü kulakları duymadığı için aracı görmedi , bizim aracın kırmızı olduğunu iddia ediyordu ki araç gri , önden geldi bana vurdu diyordu ki hasar yolcu kapısında :D ama o görmeyen , duymayan amca 5000 tl verin anlaşalım diyerek bizi her ay 200 kilometre yola mahkum etti. ne mi oldu , bir de mahkeme masrafı ödedi ama ne önemi var ki bize yaşattığı korku yetti , keza kendisinin çektiği acılar , fakat daha sonra da aracı kullanmaya devam etti .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef dediğin gibi sen şikayetçi olmayınca suçluymuş gibi muamele görmekte var işin ucunda. Kendi suçlarını fırsata çevirenlerde var. Ben ne olursa olsun dava açardım. Çünkü sonradan açtığın davalar senin aleyhine dönebiliyor. Bu şekildeki insanlarında kesinlikle araç, motor vs kullanmaması gerekiyor. Size de çok geçmiş olsun.

      Sil
  4. Yazdıklarınızda bende katılıyorum, hatta bence ehliyet alanlar sadece beden sağlığı değil ruh sağlığı testinden de geçmelidirler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ruh sağlığı konusuna kesinlikle katılıyorum. Sağlıkla birlikte detaylı ruh sağlığına da bakılmalı dediğiniz gibi. Trafikteki canavarları durdurmak önemli.

      Sil
  5. ay sağlık raporunu alcağın yeri iyi seç. sağlık ocağı olsun. ben hastaneden aldım bi ton para verdim yaa ve çok uzun sürdü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sağlık ocağından aldım Deep. Ama babamın yaşı nedeniyle hastaneye sevk ettiler ve dediğin gibi dünya para verdi. Halen de rapor çıkamadı.

      Sil
  6. Aslında bir an evvel almakta yarar var ama ben ancak son yıl 2020 de işlemlere başlarım. Bazı konularda acele etmeyi sevmiyorum. Yeni sürücü belgenizi güle güle kullanın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Son zaman yığılma olmasından ve eşimin ehliyetinin de çok yıpranmasından dolayı biz biraz öne aldık. Eşimin 18 yaşındaki fotoğrafı da olunca her çevirmede sıkıntı oluyordu. Bir nevi mecbur kaldık denilebilir.

      Sil
  7. Pasaportu yeniledim,nüfus cüzdanımı yeniledim.Ehliyet,şimdilik beklesin diyorum :) Zaten arabam da yok şu ara :)

    YanıtlaSil
  8. Kaynanam birkaç yıl önce Çin'e bir arkadaşının yanıa gezmeye gitmişti. Onun aktardığı bilgilerden, ehliyet alabilme yaşının 25 olduğunu öğrenmem, aslında buraya da şart düşüncesi oluşturdu bende. 18 yaşına gelmiş, tam geçiş döneminde, 3 bin liraya aldığı şahinle mahallelerde abartı takılmış egzosla dolaşan gençliğin 18 değil 25 yaşında alması gerekir diye düşünüyorum...

    Sağlık raporu konusunda da size katılıyorum. Bence ehliyet alan/alacak olan herkes, en önemlisi olarak gördüğüm, Psikolojik testten geçmeli. 200 lira doktora verilerek alınan testlerden değil ama...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay evet o şahinciler beni benden alıyor. Son ses müzik, dediğin gibi abartı egzos. Bir de ukala. Deli gibi araç kullanır. 25 olması mantıklı olurdu aslında. Aklı ne zaman başına gelecek, o zaman ehliyet verilsin. 18 yaşına gelince ne oldum delisi oluyorlar maalesef :(

      Sil