
Günün Âyet-i Kerimesi
بِسْــــــــــــــــــــــمِ ﷲِالرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠ ١٧
وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠ ١٨
وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠ ١٩
وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠ ٢٠
فَذَكِّرْ اِنَّـمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ ٢١
"Onlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bakıp ibret almazlar mı? Sen hatırlat. Zira sen sâdece bir hatırlatıcısın."
(Gâşiye, 88 / 17-21)
Açıklama: İnsanoğlunun en yakın çevresinden gökyüzüne kadar, deve gibi binitinden göklere ser çekmiş dağlara kadar ibretle bakıp bunların nasıl yaratıldığını, yaratılışlarındaki hikmet ve harikuladelikleri düşünmesi, böylece yüce yaratıcının büyük kudretini anlaması pek normaldir. Ancak insan her zaman böylesi bir uyanıklık içinde olamamaktadır. O halde bu tür noktalara dikkat çekmek, dikkat edilmesini istemek, gaflet içindekilerin uyanmasına vesile olacaktır. Her kişi günlük hayatında en yakından temasta bulunduğu varlıkların yaratılışlarındaki fevkalâdelikleri düşünecek olursa, kendisinin ve Allah Teâlâ'nın konumunu idrak edecektir. İbret gözünü kapayıp gezenlerin herhangi bir şeyin farkına varmaları ise, zaten mümkün değildir.
Çöl ortamında deveden semâya, dağlardan yeryüzüne dikkat çekilerek insanların düşünceye davet edilmesi fevkalâde etkili bir çağrıdır. Yalnız başına devesiyle yolculuk yapmakta olan bir Arabın, böylesine bir düşünce havası içinde gece-gündüz yol aldığı tasavvur edilince o insanın kainatla nasıl bütünleşeceği, Allah'ın yüce kudretiyle nasılçepeçevre kuşatılmış olacağı kolaylıkla anlaşılacaktır. Önemli olan düşünebilmektir. Zira yaratıcının kudreti konusunda en ciddi uyarıcı kâinattır. Peygamber'in aslî görevi de hatırlatmaktan ibarettir.
(Riyazü's Salihin - İmam Nevevi Tercüme ve Şerh: Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Yrd. Doç. Dr. Raşit Küçük)
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.