29 Kasım 2015 Pazar

Kütüphane Günlükleri




Merhabalar 

Kütüphanede bu hafta yine kendimi tutamadım. Okumak isteyip de alamadığım kitapları raflarda görünce resmen kene misali kitaplara yapıştım ve bırakamadım.



Oğlumun tüm çekiştirmelerine ve "Anne evde bir sürü kitabın var. Bunları neden alıyorsun? " demesine aldırmadan kitapları kucakladığım gibi soluğu kayıt bankosunda almışım. Fatma Erdek Erken Rüya Zamanlar, Vefa Enver Bana Prenses Deme ve Harlan Coben İhanetin 5 Yüzü ( bu kitap çıkalı çok olmamasına rağmen raflarda görmek gerçekten mutluluk verici ).




Geçen hafta oğlumun kütüphaneden aldığı ancak yazmaya fırsat bulamadığım iki kitap ise İbrahim Ünsal'a ait. Çanakkale Yiğidi Seyit Onbaşı ve Fethin Sancaktarı Ulubatlı Hasan. Oğlum bu sıra Çanakkale Zaferi'ne kafayı takmış durumda olduğundan tarihimizle ilgili, özellikle Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve bizi biz yapan değerleri okuyabileceği kitapları tercih ediyor.


Ömer Seyfettin'in Başını Vermeyen Şehit kitabı da bu hafta aldıklarımız arasında. 


Son olarak da Ömer Seyfettin ve Beyaz Lale. Bakalım bu kitaplarla ilgili yorumları ne olacak ama İbrahim Ünsal'ın kitaplarını çok sevdi ancak serinin kalanını kütüphane de bu hafta bulamadığından dolayı maalesef alamadı.

Sizlere aldığımız kitapların arka kapak tanıtımları ile baş başa bırakıyor, en kısa zamanda yorumları paylaşacağımıza söz veriyorum.

Keyifli Okumalar Dilerim.



Vefa Enver - Bana Prenses Deme

Hırs, tutku, kıskançlık ve nefret duyguları arasında beklenmedik bir biçimde filizlenen muhteşem bir aşkın hikâyesini okumaya hazır mısınız?

Babasının biricik prensesi, dünyalar güzeli Nil, bir gün cici kız olmaktan sıkıldığına karar verip çocukluğundan beri âşık olduğu Murat'ı tavlamanın yollarını ararken, kalbini âşık olmayı en son umacağı erkeğe kaptırır.

Aşka inanmayan bir erkek olarak uzun soluklu ilişkilerden kaçınan ve herhangi bir şeye karşı alışkanlık geliştirmek fikrinden nefret eden Yiğit için yenilik, değişiklik, farklı tatları keşfetmek hayatının temel zevkleridir. Ansızın karşısına çıkan Nil'i tecrübesiyle baştan çıkarırken, bu oynadığı oyunda hayatının ve kalbinin kontrolünü tam anlamıyla ona kaptıracağından habersizdir.

Baş döndürücü güzellikte, masum ve tecrübesiz bir genç kızın, aşk oyunlarını teker teker öğrenişini gülümseyerek okuyacak ve âşık olduğunu sandığı erkek ile nefret ettiğini sandığı erkek arasında bocalarken, gerçek aşkı keşfedişine tanık olacaksınız.

Basım Yılı : 2014

Sayfa Sayısı : 480

Ephesus Yayınları

Fatma Erdek - Erken Rüya Zamanlar

Yarım kalan aşklar, tamamlanmamış cümleler gibidir. 

Bir hıçkırığa düğümlenmiş itiraflar, bastırılmak zorunda kalınan hevesler, gönderilmemiş, hatta kaleme dahi alınmamış, yürekten yüreğe yazılan mektuplar, saklanmış duygular, beklenmedik bir veda, zor anlar, zor yıllar…
Ayrılık…
Oysa, söylenecek ve yaşanacak ne çok şey vardı daha. 

Aradan geçen yıllar, onların aşklarını güçlendirmekten başka bir işe yaramamıştı. Birbirini kıyamete kadar sevmek için yaratılmış olan Eser ve Nehir için de, cümle tamamlanmamıştı henüz.

Sağ elimle kalbimin üzerine dokundum. Sanki gerçekten de var olan bir yaraya değiyordum. Yavaşça, usulca, aşkla… Ah, kalbim! Bedenimin en iflah olmaz, en söz dinlemez, en laf anlamaz yeriydi. Başkasına dilsizdi, kördü, sağırdı. Sadece Eser oturmuştu oraya ve bir dağ kadar yüksek, bir dağ kadar ağırdı. 

Sen hep oradaydın Nehir. Gittim sandığında bile ben seni bırakmadım. Yumdum avuçlarımı, sakladım sıcaklığını… Kader bu, biliyorum. Bu, elinde değil insanın. Sevdaların her biri birbirinden farklı. İçerikleri, derinlikleri, hissetme şiddetiyle doğru orantılı. Benimki bir depremdi, bir iç sarsıntısı. Bir vurgun, bir kalp yarılması. Seni gördüğüm gün başladı. Her yaşımda, her yılımda azalır sandım, umdum ama olmadı.

Basım Yılı : 2014

Sayfa Sayısı : 448

Ephesus Yayınları

Harlan Coben - İhanetin 5 Yüzü

ASLINDA HER ŞEY YALANDI… Will ve ağabeyi Ken’in hayatı ılık, sakin bir gecede Will’in sevgilisi Julie’nin vahşice öldürülmesiyle altüst olur. Bu cinayetin baş şüphelisi de Ken’dir. Aleyhine onlarca kanıt olmasına rağmen ortadan kaybolan Ken, arkasında birçok soru işareti, parçalanmış bir aile ve büyük bir gizem bırakır. Ondan uzun süre haber alamayan Will ise ağabeyinin öldüğüne inanır. Şimdi, on bir yıl sonra Will, Ken’in hayatta olduğuna dair bir iz bulur. Bu, Will’in ağabeyi ve kendisiyle ilgili sarsıcı gerçekleri öğreneceği olaylar zincirinin başlangıcıdır. Etrafını saran şiddet dolu gizem çözüldükçe, Will kendini sonuna kadar gitmek isteyeceği soluk soluğa bir maceranın içinde bulur. Üstelik en büyük sürprizi daha öğrenmemiştir. “Coben gaza basıyor ve ayağını hiç kaldırmıyor… Aksiyon kusursuz ve sürükleyici.” People “Coben ödül alacak, okuyucularını tüm gece uykusuz bırakacak bir kitap daha yazmış... Karmaşık ve öngörülemez bir roman.” Library Journal “Son zamanlardaki en orijinal ve insanı alıkoyan gizemli romanlardan biri... Heyecan durmadan artıyor ve çözümlendiğinde en iyi okuyucuyu bile şaşırtıp sarsıyor. Bir oturuşta okumak için yeterince zaman ayırın!” BookPage

Basım Yılı : 2015

Sayfa Sayısı : 448

Martı Yayınları


İbrahim Ünsal - Fethin Sancaktarı Ulubatlı Hasan

Ulubatlı Hasan romanını muhteva olarak iki farklı çerçevede değerlendirmek gerekir. Birinci çerçevede çocukluğundan şehit oluşuna dek roman kahramanının yaşam öyküsünden kesitler var. İkinci çerçeve ise çok büyük bir tarihsel olayı İstanbul'un fethini içeriyor. Yani bu kitabın okurları hem bir destan kahramanını tanıyacaklar hem de bu kahramanla birlikte on beşinci asır Türk tarihinde kısa bir yolculuğa çıkacaklar. Uiubatlı Hasan'la sevinecek koşacak coşacaklar... Ulubatlı Hasan'la aynı ideali paylaşacaklar. Fatih Sultan Mehmet'in sancağı altında Ulubatlı Hasan'la beraber İstanbul'un fethine katılacaklar.

Basım Yılı : 2015

Sayfa Sayısı : 215

Genç Hayat

İbrahim Ünsal - Seyit Onbaşı

“Birkaç dakika sonra top, atışa hazır hâle gelince, zihninden bir hesap yaptı Seyit. Bu hesaplamaya dayanarak ve göz kararıyla, namluyu biraz daha sağa kaydırdı. Yine bir dua okuyup Allah’a yalvardı. ‘Bismillah!’ diyerek ateşledi topu.

Savaş gemisi Ocean’ı dümen tertibatından vurmuşlardı. Koskoca savaş gemisi, şimdi daireler çizerek suyun üstünde dönüp duruyordu.”
İşgalcilerin bu savaşta Türk askeriyle ilgili bilmediği bir şey vardı: Canını bile feda etmekten çekinmedikleri vatan sevgisi.
Kurtuluş Savaşı’nın Çanakkale savunmasında savaşın kaderini değiştiren Seyit Onbaşı’nın kahramanlık dolu öyküsü bu kitapta seni bekliyor.. 


Basım Yılı : 2015

Sayfa Sayısı : 224

Genç Hayat

Ömer Seyfettin - Başını Vermeyen Şehit

Acaba o muydu? Yüreği ağzına geldi. Düşman safına karışıp kaynaşan kolun arkasında iri bir vücut yere uzanmıştı. Elli altmış adım kadar kendisinden uzaktı..Siyah yüksek atlı bir şövalye uzun bir kargıyı bu uzamış vücuda saplıyordu. Durmadı. İlerdi. Koşarken ayağı bir taşa takıldı. Yuvarlanıyordu. Kılıcı ileri fırladı. Hemen toplandı. Kalktı. Düşen kılıcını aldı. Doğruldu. Koşacağı tarafa baktı. Şövayle atından inmiş, kargıladığı şehidin başını teninden ayırmıştı. Bir anda bu kestiği baş elinde, yine siyah bir ifrit gibi şahlanan atına sıçradı. Kaçacaktı..Kuru Kadı, bütün kuvvetiyle ona yetişmek için koşarken baktı ki sol ilerisinde Deli Hüsrev kalkanını sallayarak avazı çıktığı kadar bağırıyor:

-Mehmet, Mehmet! Canını verdin! Başını verme Mehmet!


Basım Yılı : 2012

Sayfa Sayısı : 64

Karanfil Yayınları