Gertrude Stein - Üç Hayat

 

Gertrude Stein Üç Hayat

Anna artık çok geç olduğunu gayet iyi biliyordu.

“Biliyorum Anna, ama öyle güzel bir evdi ki, bilirsin işte tam bize göreydi ve bakmak için gelen birileri daha vardı; biliyorsun sen de gayet uygun olduğunu söylemiştin ve ben tutmasaydım diğerleri tutacaktı, sana sormak istedim ama zaman yoktu ve gerçekten de Anna, çok fazla yardıma ihtiyacım yok, her şey yolunda gidecek, biliyorum. Sadece başlangıçta işlerin ucundan tutman ve evi elden geçirmen için yardımına ihtiyacım var, başka da bir ihtiyacım yok Anna, her şeyin son derece yolunda gideceğini biliyorum. Bekle de gör Anna, hem benden sana izin, evi dilediğin gibi değiştir, düzenle, eminim çok güzel hâle getireceksin, bu tür şeylerden çok iyi anlıyorsun. Güzel bir yer olacak. Söylediklerimde haklı çıkmazsam, o zaman görüşürüz Anna.”

Elbette Anna bu şey için parasını verdi, oysa bunun en iyi karar olduğuna inanmıyordu. Hayır, bu çok kötüydü. Bayan Lehntman asla buradan para kazanamayacaktı ve çekip çevirmesi de ona tuzluya patlayacaktı. Ama bizim zavallı Anna’mızın elinden ne gelirdi ki? Unutmayın, Bayan Lehntman, Anna’nın hayatındaki yegâne romantik parçaydı.

Anna’nın Bayan Lehntman’ın evinde yapılanları kontrol etme konusundaki gücü, Lily’nin küçük oğlu Johnny gelmeden önceki kadar büyük değildi. O şey Anna için bir yenilgi olmuştu. Sonuna kadar yürütülen bir kavga olmamıştı ama kazanan kesinlikle Bayan Lehntman’dı.

Anna’nın Bayan Lehntman’a ne kadar ihtiyacı varsa, Bayan Lehntman’ın da Anna’ya o kadar ihtiyacı vardı; ama Bayan Lehntman Anna’yı kaybetme riskini almaya daha hazırdı ve dolayısıyla iyi Anna’nın kontrol gücü her geçen gün daha da zayıfladı.

Arkadaşlıkta gücün her zaman aşağıya doğru inen bir eğrisi vardır. İnsanın yönetme kudreti, kazanmadığı bir an gelene kadar hep daha da yükselir ve insan gerçekten kaybetmese de zaferin kesin olmadığı andan itibaren, kişinin gücü yavaş yavaş azalır ve kuvvetli olmaktan çıkar. Sadece evlilik gibi sıkı bağlarda bu etki yıllar içinde artıp hep daha da güçlenebilir ve asla gerileme yaşamaz. Sadece hiçbir kaçış yolu olmadığında böyle olabilir.

Dostluk iyilikten beslenir. Araya her zaman bir kopuş ya da daha kuvvetli bir gücün girme tehlikesi vardır. Etki ancak birinin kesinlikle hiçbir zaman kopup gidemeyeceği durumda istikrarlı bir ilerleyişe dönüşebilir. Anna, Bayan Lehntman’ı çok istiyordu, Bayan Lehntman’ın ise Anna’ya ihtiyacı vardı ama tutulacak başka yollar her zaman bulunurdu ve eğer Anna bir kez vazgeçtiyse, bir kez daha vazgeçebilirdi; o hâlde neden Bayan Lehntman’ın gerçek bir korkusu olsundu ki?

Hayır, iyi Anna açıktan kavgaya girişmeyince daha güçlü olan o olmuştu. Artık Bayan Lehntman daha uzun süre direnebiliyordu. Anna’nın şefkatli bir kalbi olduğunu o da biliyordu. Anna gerçekten yardıma ihtiyaç duyan biri için elinden geleni yapmayı asla bırakamazdı. Zavallı Anna’nın hiçbir zaman “hayır” diyecek gücü olmamıştı.

Bir de şu vardı: Bayan Lehntman Anna’nın hayatındaki yegâne romantik parçaydı. Romantizm insan hayatının idealidir ve o kaybedildiğinde hayat çok yalnız yaşanır hâle gelir.

Çev. Ferit Burak Aydar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s. 42-44

Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Blog Keşif Etkinliği

Keşfedilen Bloglar 5