Ana içeriğe atla

Gökhan Demirci - İbnü'l-Mutahhar el-Hillî ve İslam Kelamında İnsan Hürriyeti

 

Gökhan Demirci İbnü'l-Mutahhar el-Hillî ve İslam Kelamında İnsan Hürriyeti 

İnsanlar iradeyi bilinçli bir şekilde kullanma yetisinin yalnızca kendilerine verilmesinden ziyade; iradenin mahiyetini, sorumluluk alanını ve sınırlarını çağlar boyunca hep merak etmiş, mezkûr sorular çerçevesinde çeşitli fikirler üretmiştir. Bu bağlamda onlar: “irade alelâde bir bilişsel süreç mi yoksa ilâhi ödül ve cezaya ulaşma aracı mı? Peki, insan tamamen özgür müdür? Eğer tam bir hürriyete sahipse iradesi sonucu ortaya çıkan fiillerin sahibi kimdir? Fiillerinin neticesinde kaderini kendisi mi belirlemektedir yoksa Allah’ın çizdiği yoldan mı gitmektedir?” gibi sorulara ikna edici cevaplar aramışlardır. Bu sebeple iradeyle işlenen fiillerin, kime ait olduğu hususu düşünce tarihinde sürekli varolan, anlaşılması zor ve kapsamlı bir konu olarak önemini sürekli korumuştur. Zihin bulanıklığına neden olan bu durum ef‘âl-i ibâd ve iradenin insana mı yoksa Allah’a mı ait olduğu değil, kaderinin şekillenmesinde insanın bilişsel sürece ne denli etki ettiği, Allah’ın kudreti ve iradesinin yanında kulun kudret ve iradesinin işlevsel olup olmadığı meselesidir. Bu bakımdan zikredilen konular üzerinde her filozof, fikir akımı ve mezhep âlimi kendi görüş ve tarikine göre cevaplar aramıştır. İşte bu âlimlerden birisi de Şîa’nın velûd âlimlerinden İbnü’l-Mutahhar el-Hillî olmuştur. O yazdığı çeşitli eserleriyle insan hürriyeti üzerine açıklamalarda bulunmuş ve konuyu kendi ekolü çerçevesinde derinlemesine incelemeye gayret etmiştir. el-Hillî’nin yaşadığı dönemin siyasî olayları ve mezhebî vâkıaları fikrî anlayışına yönelik etkileri açısından son derece önem taşımıştır. Müntesibi olduğu usûlî ekolün getirdiği aklî çözümleme yöntemi sayesinde insan hürriyetinde özgürlükçü bir yaklaşımı kabul etmiş, insanın kendi fiillerinin sahibi olduğu sonucuna ulaşmıştır. el-Hillî’nin özgür irade ve kudrete sahip insan tasavvuru onların eylemlerini gerçekleştirmedeki ihtiyârını ortaya koyması açısından hareket kabiliyeti sağlamıştır. Bu çerçevede el-Hillî görüşlerinde Mu‘tezilenin fikirlerinden faydalanmış, sünnî düşüncenin insan hürriyeti fikrine ise Eş‘arî’liğin açıklamaları üzerinden tenkitlerde bulunmuştur. Özellikle Eş‘arî’liğin kesb ve fiil anlayışına yönelik ifadeleri, insan fiillerine yönelik teorisini daha anlaşılır kılmıştır. Ayrıca ortaya koyduğu düşünceleri şiî kelâm düşüncesinin eklektik bir yapıya evrilmesine tesir etmiştir.


Basım Yılı : 2026

Sayfa Sayısı : 302

Fecr Yayınevi

Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Melisa Şentürk - Kullanıcı

 

Fatih Murat Arsal - Büyülü Orman

 

Blog Keşif Etkinliği

Merhabalar Malum artık annemle birlikte blog yazmaya başladık. Böylesi belki de daha iyi olacak. Omuz omuza, anne-oğul birlikte daha güzel şeyler yapabilmek adına tek blog, tek yürek olarak yolumuza devam etmeye karar verdik. Annem benim her daim hep ve tam destekçim. 

Nerede O Eski Kartpostallar?

Merhabalar Çocukluğumda yeni bir yılın gelmesini en çok kartpostal atabilmek adına severdim.

Deeptone Röportajı

Merhabalar Bloğumda bugün çok tatlı bir konuğum var ve kendisiyle yaptığım röportajla bu haftayı selamlıyoruz.

Sosyal Medya Bildirim Çılgınlığı

Merhabalar İnsan hastayken gözü bir şey görür mü?

Deeptone - Sade ve Derin

Merhabalar Deeptone kim? derseniz "Blog dünyasının kalbi" derim.

Ülkü Beşgül Kimdir?

 

Ortak Öykümüz (Mim)

Merhabalar Sevgili  Berlin Berlin  başlatmış olduğu ortak Öykü miminde  Akan Zaman  bloğunun sahibi Halil Bey beni mimlemiş. Çok teşekkürler. Öykü çok güzel devam ediyor ve bakalım benim sıramda ben neler eklemişim hikayeye. Keyifli okumalar.

28 Gün Meydan Okuma 12.Gün