Ana içeriğe atla

Cem Şahin Röportajı

Merhabalar

"Kasımda Aşk Başkadır" derler ama bence kasımda röportajda başkadır.
Hadi bakalım Kasım ayının ilk röportajıyla sizlerle bu ayı açmış olalım. Bu ayın ilk konuğu Sayın Cem Şahin. Keyifli röportajdı. Umarım keyif alarak okursunuz.

Yeni yazılarımda görüşünceye kadar, kitaplarla ve sevgiyle dolu bir dünyanız olsun.

Hoşçakalın. 

Cem Bey öncelikle bloğuma hoşgeldiniz. Bu güzel röportaj için şimdiden teşekkür ederim. Dilersiniz sorularımıza geçelim. 

* Kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Cem Şahin, Sivas doğumlu gülmeyi, eğlenmeyi, konuşmayı ve yazmayı seven biri… 6 yıldır Ankara’da yaşıyorum ve 17 yaşımda başladığım medya sektöründe görev alıyorum.

* Yazmaya ne zaman başladınız? 
17 yaşımda magazin editörlüğü ve köşe yazarlığı ile başladım. Ancak kitap yazma isteği 8 yıl önce muhabirlik ve gazetecilik yıllarımda başladı.

* Kitap yada genel olarak yazma konusunu nasıl seçiyorsunuz? Etkileşim var mı?
Muhabirlik yıllarımda araştırmayı severdim. Bu nedenle polisiye ilgimi çekti okuduğum kitapların da bu tür olması açıkçası beni polisiye yazmaya itti. Etkileşim tabii ki var. Gazetecilik ve muhabirlik yıllarımda çok fazla olay ile karşılaştım. Yazdıklarım gördüğüm olayların kopyası değil ancak hayatın da içinden konular.

Yoksa tamamen tesadüf mü? Yani kurguyu önceden mi belirlersiniz? Yoksa bütün olay örgüsü siz yazdıkça mı gelişir? 
Konu polisiye ise şansa bırakmamak lazım, her şey önceden hazır oluyor. Kısa hikaye, kişiler, olay örgüsü, hatta kişilerin soyağacı dahil belli. Birkaç sayfalık bu konu haritası da kitabı yazmamı sağlıyor.
  
* Kimsenin okumayacağını bilseniz bile yazmaya devam eder miydiniz? 
Yazardım. Ben kendim için yazdım öncelikle. Hayalimi gerçekleştirdim. Sonra okunması için çaba sarf ettim.

* İlk kitabınızı çıkarmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz? 
8 yıl önce hayal etmiştim ve 2016 yılının ocak ayında birden konu aklıma geldi ve o an yazmaya karar verdim.

* İnsanların çoğu "hayatımı yazsam roman olur" der. Sizce herkes kitap yazabilir mi? Yazmak bir yetenek midir? 
Herkes yazabilir ama bence yazmasınlar okuyucuya da ihtiyacımız var. Çünkü herkes yazabilir ama ne derece ne kadar etkili yazabilir bunu tartışmak gerekir!

* Yazma ritüelinizden bahseder misiniz? Mesela hangi ortamda, hangi metaryallerle, hangi müzikle ve nasıl bir coğrafya da yazmayı tercih edersiniz? 
Karanlığı çok severim ve yalnızlığı eğer yazacaksam oda tamamen karanlık olur ve kendimi sessizliğe bırakırım. Yazarken ekranda o anı görür yaşarım tamamen kendimi yazıya odaklarım.
  
* Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyeleriniz var mı? 
Okusunlar. Okumadan, öğrenmeden kesinlikle yazmasınlar. En önemlisi egolarını bir kenara bırakıp yazsınlar.

* Bir gün kurgu olmayan bir şey yazmayı düşünüyor musunuz? 
Şu an ona yakın bir şey yazıyorum diyebilirim ama sürpriz olsun…

* Bir yazar olarak okuduğunuz ve beğendiğiniz yazarlar kimler?
Jane Casey’i çok beğenirim polisiye türünde belki de en başarılı isimlerden bir tanesi. Okurken ayrım yapmam ancak son yıllarda yazar arkadaşlarımın kitaplarını sıklıkla okuduğum için kendi istediğim kitaplara sıra gelmiyor…

* En son hangi kitabı okudunuz?
Halide’yi okudum. Fatih ve Yeşim’in kaleminden ikisi de çok değerli dostum. Harika bir kitap kesinlikle herkes okumalı.

* Yayımlanan iki kitabınız var. Son kitabınızın yayımının üstünden çok zaman geçmemiş ama yakında yeni kitap veya yeni projeler var mı?
İki kitap projem daha var. Kısmet olursa Ocak ayında bu projeleri hayata geçireceğim. Bir tanesi sürpriz olacak diğeri ise serinin devamı değil ama benzer nitelikte bir kitap olacak. Eminim bu macerayı okurlarım beğenecekler çünkü hem mekan hem kurgu hem de kahramanlar fark farklı…

* Asıl mesleğiniz nedir?
Asıl mesleğim spiker ve seslendirmenim. Uzun yıllardır gerek ekranlarda gerekse sesimle radyolarda çalıştım.

* Yazmak sizin için hayat boyu sürecek serüven mi? Yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğünüz bir zaman var mı?
Yazmak nefes almak gibidir. Ben yazarken nefes aldığımı hissediyorum o nedenle yazmaya devam edeceğim.

* Günümüzde gençlerin sosyal medya sitelerinde çok zaman geçirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sosyal medya zararlı değil ancak doğru kullanılırsa. Gençler ellerindeki teknolojinin kıymetini bilmiyor. Saçma sapan aşk acıları ve videolar için sosyal medya gibi bir nimeti yok ediyorlar. Birileri fotoğraflarınızı beğenip sosyal medya da takipçi kazanınca zannediyorlar dünyalar onların oluyor. Sosyal medya gençleri artık yalnızlaştırıyor. İnsanlar olduğundan farklı görünmeyi marifet sanıyor. İyi amaçla kullanmadığımız sürece sosyal medya bence gereksiz.

* Günümüz gençliğine üç tavsiye verecek olsaydınız bunlar ne olurdu?
Okusunlar, düşünsünler ve düşündüklerini dile getirsinler. En önemlisi kusura bakmayın dört oldu ama korkmasınlar…
  
* Kitaplarınızda yayımlandıktan sonra şunu yazsaydım yada şunu yazmasaydım dediğiniz oldu mu?
Çok fazla… Hatta kitaplarımı her okuduğumda kendimi eleştiririm. Keşke şunu yazmasaydım derim.

* Yazmadığınız zaman ne yaparsınız?
Genel de çalışırım. Medyada mutfak yoğundur iki saatlik yayının üç dört günlük hazırlığı olur o nedenle günüm çalışmakla geçer.
  
* Kitap fuarlarıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Kitap fuarları okur ile yazarın buluşma noktasından çok artık fuarları düzenleyenlerin yayınevleri ve yazarları nasıl kandırırım mantığına ulaştı. En acı olanı da popüler yazarsanız yazdığınızın niteliğine bakmadan fuar alanları artık podyuma dönüşüyor. Yazmak ve popüler olmak arasında bir bağ varmış gibi popüler olanın kitabı iyidir düşüncesi fuarlarda aşılanıyor.
  
* Hayatınız boyunca yaşadığınız pişmanlık var mı?
Herkes gibi yaşadım ve hala yaşamaya da devam ediyorum.

* En büyük korkunuz nedir?
Sevdiklerime bir şey olması! Ben kendimi çok önemsemem ama sevdiklerim değerlidir.

* Aşk sizce nedir? İlk görüşte aşk var mıdır?
Aşk bir kar tanesi gibidir avuca düşer ve erir. Ben sevgi, saygı ve sadakate inanırım.

* Okurlarınızla aranızda nasıl bir bağ var?
Hepsini ailemden bir parça olarak görüyorum. Onların varlığı ve desteği sayesinde yazıyorum. En büyük gücüm ailem ve okurlarım.

* Ulaşamadığınız biri ile sohbet etme şansınız olsaydı bu kim olurdu? Neden?
Ulaşamadığım biri ise sohbet etme ihtiyacım yok demektir. Eğer sohbet etmek istiyorsam kesinlikle bir yolunu bulurum.
  
* Hayatta en çok kıymet verdiğiniz kişi?
Ailem... Aile bir bütündür biri olmasa bağ kopar.

* Son olarak eklemek istedikleriniz var mı ya da okurlarınıza mesajınız var mı?
Cem Bey keyifli bir sohbet oldu. Umarım ilerleyen zamanlarda sizi yine bloğumda konuk edebilirim. Zaman ayırıp röportaj yaptığınız için tekrar teşekkür ederim. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun.
Öncelikle size çok teşekkür ederim. Takip ediyorum ve çok güzel bir blog başarılarınızın devamını diliyorum. Ayrıca bir teşekkür de bana vakit ayırıp röportajımı yayınladığınız için. İyi ki varsınız. Okurlarım ise çok özeller onlar iyi ki varlar hepsini çok seviyorum.

Cem Bey çok teşekkürler. Keyifli bir sohbet oldu. Umarım ilerleyen zamanlarda sizi yine bloğumda konuk edebilirim. Zaman ayırıp röportaj yaptığınız için tekrar teşekkür ederim. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun.

Yorumlar

  1. Çok teşekkür ederiz Beyda cığım. Çok kaliteli bir sohbetti her zamanki gibi. 👌😊🤚🌷

    YanıtlaSil
  2. Değerli bir çalışma;her şeyden önce samimiyet ve insan kokuyor;Teşekkürler;yazmanın okumaya olan yolu;gel gitleri her daim bizlerle olsun...

    YanıtlaSil
  3. Okuyucuya da ihtiyaç var..haklı ama :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeşim;
      Kesinlikle canım. Okuyucu olmalı ki, yazmaya şevk olsun :)

      Sil
  4. Güzel bir röportaj olmus canim. Sevgiler 😊

    YanıtlaSil
  5. polisiye he duymamıştım yazdım deftere.

    YanıtlaSil
  6. Verdiği cevaplardan çok dürüst bir yazar olduğu izlenimi edindim.Benim memleketimden :) Çok memnun oldum tabi :)

    YanıtlaSil
  7. Çok kaliteli, güzel röportaj. Cem beyi bir nebze tanıma fırsatı bulduk.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.