17 Mart 2018 Cumartesi

Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Merhabalar

Oğlumun kurs çıkışlarını beklerken elimde telefon vakit kaybetmektense, yanımda taşıması kolay, kısa kitapları bitirmeyi seviyorum. Hafta sonu yine beklerken bir kitap bitirdim. 
Stefan Zweig ile Satranç kitabı sayesinde tanıştım. Satranç kitabı da kısa olmasına karşın beni çok etkilemişti. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ise beni darmadağın etti. 

Kitabın konu kısaca şöyle; R. adındaki yazar gittiği seyahatlerinden birinden döndüğünde ve yaş gününe denk gelen günde bir mektup alır. Mektup kendisine delicesine hatta körkütük aşık bir kadın tarafından kaleme alınmış ve ölümünün ardından kendisine gönderilmiştir. Kadın mektupta her ne kadar adama "Sen beni hiç tanımadın" demiş olsa da; aslında yolları çok kez kesişmiştir. Fakat adam onu her defasında hatırlamaz. Kadının 13 yaşından beri adama aşık olduğu göz önüne alınırsa ne kadar tutku dolu bir aşkla kendisini sevdiği de aşikardır. 

Mektupta kadının saplantı derecesine varan aşkını okurken, bazen kadına bazen de adama kızarken buldum kendimi. Bir insan gerçekten bu kadının yaptıklarını yapacak kadar aşık olabilir mi? diye sormadan edemedim. Ben olsaydım ne yapardım? sorusunu da bir çok kez sordum kendime. Depresif ve bir o kadar da platonik olan bu aşk öyküsü insan ruhunda yolculuğa çıkmanızı sağlıyor. 

Stefan Zweig insan psikolojisi üzerine çok kısa olmasına karşın çok güzel bir kitap yazmış. Anlatılmak istenenler çok net vurgulanmış. Günümüz aşklarını düşününce aralarında kaç milyon dağ var diye aklımdan geçirmeden edemedim doğrusu. Bir erkek yazar tarafından bir kadın gözüyle kaleme alınmasını da hesaba katarsak ne kadar güzel bir kitap olduğunu varın siz düşünün. Kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Yazarın dili sade. Kitap mektup şeklinde olduğundan zaten kolayca okunuyor. Son olarak söylemek istediğim ise; eğer bu gerçekse aşkı yaşayan kadın gerçekten zor günler geçirmiş.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize iyi bakın. Güzel bir hafta sonu geçirin. Okumayı ve gülmeyi ihmal etmeyin.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!

Basım Yılı : 2018

Sayfa Sayısı : 68

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

14 yorum :

  1. Dün on tane falan kitap aldım ben de. :) Çok güzel kitaplar var. Ama çok kötü kitaplar da var. Klişe aşk romanları mesela... Her zaman oluyorlar. Çok satıyorlar. Kaliteli kitaplar bulmak lazım. :) :) Yaşasın okumak! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Klişe olanlarda var ama çok güzel yazılıp kendini okutan da var. Duygu aktarımı iyiyse kitapta güzel oluyor. Sırf yazmış olmak için sayfalar tutsun diye betimlemeye girenlerde. Bu kitap mesela 68 sayfa ama insanı darma duman etmeye yetti. Ana fikri anlatamıyorsan istersen ansiklopedi yaz faydasız. Yaşasın okumakv :)

      Sil
  2. Aaaa! Çok ilginçmiş!!! Düşündüm de bir erkek olsaydım ve böyle bir mektup alsaydım ne yapardım diye. Çok üzülürdüm sanırım, yazık kadıncağıza üstelik ta 13 yaşından beri aşıkmış....emeğine sağlık, mutlaka okumak isterim. Çok teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim ablacığım. Açıkçası bende düşündüm. Böyle bir aşk mektubu alsam ne yapardım diye :)

      Sil
  3. Bir kere Zewieg okudum daha okumam dedim ama yanlış mı yaptım bilmiyorum :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaaa Stefan Zweig okunmaz mı? Bence okumaya devam et. Ben tüm kitaplarını almak niyetindeyim :)

      Sil
  4. Yaaa bunu bende okumuştum hatta yorumunu girmişti bloga . Cidden çok güzel bir kitap değil miii??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya çok beğendim. Yazarın diğer kitaplarını da okumam lazım kesinlikle :)

      Sil
  5. Yazardan okuduğum ilk kitap olmasa da diğer kitaplarını okumam için bana çağrıda bulunan kitap olmuştu. Ben de çok sevmiştim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben satranç ve bu kitabını okudum. Yazarın kalemine kesinlikle hayran olmamak elde değil.

      Sil
  6. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve uzun süre etkisinde kaldım.Diğer kitapları aynı etki yaratmaz diye okuyamıyorum:)) belki konuydu etkileyen beni bilmiyorum ama kişilere bazen kızsam da kısacık olmasına rağmen etkileyiciydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Satranç kitabını da tavsiye ederim. Kesinlikle çok güzeldi. Oğlumda okudu ve çok sevdi. Sevgiler :)

      Sil
  7. Bu aralar çokça Zweig kitaplarına sarmış durumdayım. Bu kitabını da görmüştüm. Elimdekiler bitince bunu alabilirim belki. Sevgiler! :)

    YanıtlaSil