26 Eylül 2017 Salı

Zeynep Sipahioğlu - Kaderimin Yazıldığı Gün

Merhabalar

Zeynep Sipahioğlu'nu sosyal medyada kitap yorumlarından tanıdım. Yazgı Kaderimin Yazıldığı Gün kitabını okuyan herkes çok güzel yorumlar yapmışlar ve ikinci kitabın ne zaman çıkacağını sormaktaydılar. Kitap ilgilimi çekince sepete ekledim ve o dönemde kitabın devam kitabı da çıkınca devamını da aldım. Kurban bayramı öncesinde Bodrum tatilinde okumak için başta farklı kitaplar seçmiş olsam da; aklım bu kitaptaydı ve hemen valize iliştirdim. Hadi kitaba göz atalım.
Akın sivil polistir. Yıllar önce lise öğrencisi Berna ile okul önünde görev için beklerken Berna'nın kendisini sapık sanmasından dolayı işi bozulur ve Berna ile tartışmaya girer. Suçlular kaçınca da Berna'ya ders vermek adına tutuklar. Aralarında yaşanan diyalog sonucunda Akın babaannesinin kendisine verdiği muskayı düşürür ve Berna'da ardından koşarak muskayı kendisine vermek ister. Fakat Akın kendisinde kalmasını istediğini, muskanın kötülüklerden uzak tutacağını söyler  ve yolları ayrılır.

Aradan geçen yıllar sonucunda Berna ve Akın'ın yolları yine kesişir. Berna ve Akın başka insanlarla evlidir. Fakat ikisi de bir şekilde eşlerini kaybeder. Kader onları sürekli olarak bir araya getirmektedir. Zamanla Berna'dan ayrılamayacağını anlayan Akın Berna'ya bir yalan söyler ve söylediği yalanı itiraf etmek istedikçe daha da dibe batar. Sırlar ortaya çıktıkça Berna ve Akın yavaş yavaş dönüşü olmayan bir yola girmektedir. Akın her ne kadar bunun farkında olsa da, Berna her şeyden habersizdir.

Akın'ın kardeşi Derin yıllar önce Amerika'ya aniden okumak için gitmiş ve seneler sonra ağabeyinin sorunlarını da bahane ederek uzak kaldığı memleketine dönüş yapmıştır. Yıllar önce Akın'ın can dostu Gökmen ile yaşadıkları ilişki hem Derin'i hemde Gökmen'i derinden etkilemiştir. Yıllar sonra karşılaştıklarında hayat kaldığı yerden devam edecek midir? Yoksa herkes artık kendi yoluna mı gidecektir?

Zeynep Sipahioğlu'nun naif ve akıcı kalemini çok beğendim. Hikaye de insanın yüzünde tebessüm oluşturan cinsten. Zaman zaman duygusal yerleri de yok değildi hani. Berna ve Akın'ın çektiği sıkıntılar, göğüs gerdikleri olaylar herkesin başına gelebilecek türden. Bazen düşünmeden sarfedilen sözler hani kaderiniz olur derler ya büyükler. Berna ve Akın'da aynen bu durumu yaşıyor. Kitabı okurken söylediğimiz sözlere dikkat etmemiz gerektiğini ve Rabbim'in kapılarının duaya her zaman açık olduğunu bir kez daha görmüş oldum.

Hikaye de Gökmen'i çok sevdim. Tam bir can dostu ve aynı zamanda zor zamanlarda Akın'ın yanında olan bir doktor.  Ama kitabın maalesef devamı var. Yani okuyacaksanız Alnımın Yazısı kitabını da alıp beraber okumalısınız. Birinci kitap çok can alıcı bir yerde son buluyor. İyi ki devam kitabı çıkınca okumuşum. Yoksa meraktan çatlardım. Bakalım devamında Akın, Berna, Gökmen ve Derin cephesinde neler olacak? Tabii bir de aileler cephesi var. Onları unutmamak gerek.

Alnımın Yazısı kitabında görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın. Gülümsemeyi, okumayı ve hayatı sevmeyi unutmayın.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

İki farklı hayat...
Düşüncesizce sarf edilen sözler... Yıllar sonra sözlerin hayat bulmasıyla bir adamın dönüm noktası olan kararı İle birleşen hayatlar... Akın ve Berna’nın soluksuz hikâyesi...

Aşk, insanı bazen dünyanın en mutlu insanı yaparken bazen de derinden yaralıyor, umutsuz yollara saptırıyordu. Aşk, bazen tüm dünyayı karşına alacak kadar güç verirken bazen de korkuların yüzünden kaplumbağa gibi kabuğuna çekilmene neden oluyordu.

Aşk, bazen insanın hayatını güneş gibi aydınlatırken, bazen de bir adım önünü göremeyecek kadar karanlığa itiyordu. Bazen aşk, onun mutluluğu için her şeyden vazgeçmene sebep olsa da, bazen de bencil kararlar aldırabiliyordu. Kısaca bu üç harflik kelime insanın tüm hayatını değiştirip baştan aşağı değiştiriyordu.

Basım Yılı : 2017

Sayfa Sayısı : 464

Parola Yayınları