20 Ekim 2015 Salı

Burçin Çelik - 30 Yaşındaysanız Hayat Gerçekten Zor




Hayatını kocasına adamış bir eş olan Nazlı benim kocam beni aldatmaz dediğinde kocasını mükemmel bir sarışınla kendi yatağında basmıştır. Ancak normal bir aldatılan kadının aksine daha tuhaf tepkiler verir ve onların uyanmasını bekler. Bu sırada da kahvesini yudumlamaya devam eder.





Kocası ve sevgilisi uyandığında kadını kibarca evden kovar ve 9 senelik kocasını da bir celsede boşar. Ara verdiği okuluna ve sahibi olduğu pastahanesine kendisini verir. Hırsını yoğurduğu hamurlardan alarak kendine bir nevi terapi uygular.

Okuldaki hocası Barış'la tanıştığında da olanlar olur ve bundan sonrası zaten Barış ve Nazlı'nın diyalogları şeklinde devam eder. Bu arada sevgili taş gibi hocamızın bir de dünyalar güzeli kızı vardır Peri. Peri sayesinde daha da yakınlaşırlar. Hayatlarına son imzayı da bence Mine Hanım ve Nazlı'nın annesi atar.

Burçin Çelik ilk kitabı Beni Yarına Bırakma'yı almış fakat okuyamamıştım ki halen daha okuyabilmiş değilim. Ancak bu kitabın ilk ismini duyduğumda okumak için büyük bir heyecan duymuştum ve iyi ki de okumuşum. Kitapta Barış'ın annesi Mine Hanım'a da ayrıca bayıldım. O ne güzel bir kadındır öyle.  Ancak beni sıkan tek şey genelde Nazlı'nın düşünceleriyle anlatılmış olmasıydı. Keşke daha çok diyalog olabilseydi. Ama bu demek değil ki kitabı sevmedim. Sevdim ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Tabii ki kitapta bazı yerler diyalog eksikliğinden dolayı yavan kalmış ama çok da göze batmıyor.  Peri'ye ise ayrıca bayıldığımı belirtmek istiyorum. O nasıl bir tatlılıktır aman Allah'ım.

Romantik komedi kitaplarını seviyorum ve bu kitapta onlardan biriydi. Kahkaha atarak okudum ve özellikle Nazlı'nın kocasının sevgilisini kovma olayına halen daha takık durumdayım. O nasıl bir sakinliktir öyle. Ben olsaydım kesin yolardım :) Nazlı'nın sözleri ise ayrıca bir hayranlık uyandırdı ve hepsi bence çok büyük bir ustalıkla yazılmıştı ve tam da yerlerine oturuyordu.

Burçin Çelik'in dediğim gibi diğer kitabını okuyamadım ancak bu kitabına bakılırsa daha çok diyalog içeren romantik komedi yazmalısın. İnsanların gülmeye ihtiyacı olduğu şu günlerde yolun açık kalemin kuvvetli olsun. 

Keyifli Okumalar Dilerim.


Tanıtım Bülteninden

Yirminin coşkusu, yirmi ikinin neşesi, yirmi yedinin sempatisi… Ama otuz! Otuz yani… Hani otuzdan sonrasıydı çabucak geçen, ben yirmilerin nasıl geçtiğini anlayamadım ki daha! Tüm hemcinslerim yaşıyor mu bu buhranı, yoksa yalnız ben miyim dehşete kapılan? Daha otuz yaşımın güzelliğine adapte olamadan hayatın benim için sürprizler hazırladığından haberim yoktu tabi… Ah, seslerinizi duyar gibiyim; ne mi oldu? Çok sevgili odun kocam olaylara dâhil oldu desem bir şeyler çağrışır mı acaba? Peki ya, yardımcı kadın oyuncu rolünü çakma bir sarışına vermiş desem, şimdi yandı mı ampuller! Durun durun, paniğe mahal yok! Hikâyesi tam da aldatıldığı noktada başlayan bir kadın düşünün. Hovardalığın sınırlarında ısrarla gezinen kocasını bir çırpıda boşayan; hamur açarak kendine antidepresan tedavisi uygulayan; otuzunda, bıraktığı okuluna dönecek kadar gözü kara; az biraz çatlak; iç sesinin çenesi düşük mü düşük bir Havva kızı… Düşündünüz mü? Kim mi o? Bendeniz Nazlı! Tam bu noktada hayallerinizin vücut bulmuş hali olan bir hoca düşünün. O ki; okulda hoca, kızına baba, banaysa kocaman bir çikolatalı pasta! Ya da yok yok, onu düşünmeyin! O kısım bana kalsın. Laf aramızda ben kıskanç bir kadınım! Siz bunun yerine büyümüş de küçülüvermiş, lafı cebinde, elleri belinde, mini minnacık bir Peri kızı ekleyiverin bu hikâyeye. Tadımızdan yenmez olduk değil mi! Bence de! Gerisi… Gerisi sayfalarda! Hadi kulak kabartın da bir parça dertleşiverelim!



Basım Yılı : 2015




Sayfa Sayısı : 360




Postiga Yayınları