16 Mart 2015 Pazartesi

Kristin Hannah - Ateşböceği Yolu



Ateşböceği Yolu romanını yorumlamadan önce bu yazıyı yazmalıydım.Çünkü sen bundan çok daha fazlasını hak ediyorsun.

Ateşböceği Yolunu okurken bir saniye bile aklımdan çıkmayan can dostuma.......




Tam olarak ilkokulda kaçıncı sınıftaydık hatırlamıyorum. Eskiye dair anımsadıklarım arasında sana dair çok şey var aslında. Mesela ilkokulda kantinde simit satma sırası ikimizdeyken senin getirdiğin peynir zeytinle birlikte o gün simit sattığımız için hakkımıza düşen birer simidi ortaya koyup paylaşmamız. Sıra numaralarımız bile arka arkaydı 370-371.Belki de bir tesadüftü bunlar belki de hiç kopmayacağımızın kopamayacağımızın işareti.

Evimize gelirdin. Altında bir pinokyo bisiklet ama içeri girmezdin. Kapı önünde muhabbet ederken zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık. Aslında bu kitabı okurken en çok etkilendiğim yerlerden biri de bisiklet meselesi. Ama bir farkla. Tully ve Kate kendi bisikletlerini alıp evden kaçıyorlardı bense senin bisikletini kaçırıp sonrasında da (bisiklet sürmeyi bilemeyen ki şu yaşıma geldim hâlâ bilmem) dizlerim yara bere içinde elimde mavi pinokya bisikletin tekrar yanına gelirdim. Sen bana gülerdin, bense süremediğim için kendime kızardım.

1987 yılında başlayan dostluğumuz hiç kopmadan bu zamana geldi ve tam tamına 27 sene oldu. Kırılmadık birbirimize, her daim destekdik. Bekarken evlerimiz aynı mahalledeydi ve evlendik yine aynı mahallede evlerimiz oldu. Çocuklarımız bu sefer can dostu oldu ve her şeyden önemlisi de sen benim annem,babam,kardeşim,dostum,arkadaşım,sırdaşım oldun. Kimse senin gibi olamazdı ve olmadı da. Aslında yazılacak çok şey var sana dair ama kelimelere dökmek o kadar zor ki, çünkü sen anlatılmaz yaşanırsın. İyi ki hayatımdasın ve iyi ki canımsın.Seni çok seviyorum.SONSUZA DEK.

****************************************************************

Tully ve Kate.....

Kate kendi halinde ailesiyle birlikte Ateşböceği yolunda yaşamaktadır. Okula gidip gelirken bir gün karşı arazideki eve yeni komşunun taşındığını görür. Evin Kızı Tully'i ilk gördüğünden beri çok beğenirancak Tully'nin kendisiyle arkadaş olmak istemeyeceğini düşünür.

Tully gösterişli bir kızdır. Okulda herkes ona hayrandır. Kendinden emin yapısıyla herkesin dikkatini kolaylıkla üstüne çekebilmektedir. 

Bir gece Tully bir partiden dönerken Kate bahçe çitinde oturmuş yıldızları seyrediyordur. Ancak Tully perişan durumdadır. Kate Tully'e ne olduğunu merak eder. Tully birine güvenmek ister ve başından geçen olayı Kate'e anlatır ve böylelikle dostlukları başlar.

Kate'in ailesi Tully'i çok sever. Bir süre sonra TullyveKate olurlar. Herşeyi birlikte yapar olmuşlardır. Bir gün Kate'in annesi Tully'e ne olacağını sorduğunda çok ünlü bir spiker olacağından bahseder ve bu düşüncesine Kate de dahildir. Ancak Kate spiker olmak istemiyordur ama bunu Tully'e hiç söyleyemez.

Zaman ilerlerken Kate evlenir, çocukları olur ama Tully hep hayallerinin peşinden gider. Yalnız tek bir eksiği vardır aile. Hiç bir zaman Kate'in sahip olduğu gibi bir aileye sahip olamaz. Çünkü onu istemeyen ve bırakıp giden bir anneye sahiptir. Büyükannesi büyütmüştür Tully'i ve günün birinde öldüğünde Tully koruyucu ailelerle hayatına devam eder.

Tully için hayat gayet güzel giderken bir gün olanlar olur. Tully'nin yaptığı sorumsuzca davranış yüzünden artık Tully ve Kate iki sadık dost değildir.Hayatlarının geri kalanın da bu pişmanlık onlara yetmiştir.

Tully ve Kate'i ayıran onları paramparça eden şey nedir? Tully ve Kate yeniden eskisi gibi olabilecek midir? ve en önemlisi insan gerçek dostunu bir kalemde silebilir mi? Sonsuza dek sürecek dedikleri dostlukları ne olacak?

Bu kitabı okurken sizinde en yakın dostunuz aklınıza gelecek eminim. Benim öyle oldu ve her sayfasını okurken kendimden mutlaka bir şeyler buldum. İnsanın hayatında dostlarının gerçekten çok büyük önemi var ve aileden bence her zaman daha yakınlar. Sizinde böyle bir dostunuz varsa onu kaybetmemeniz ve sımsıkı sarılmanız dileklerimle......


Tanıtım Bülteninden

"Bu muhteşem romanın sayfalarını çok hızlı geçmek istemeyeceksiniz. Kapıyı kilitleyin, telefonunuzu kapatın, ve yanınıza bir paket mendil alıp koltuğunuza yerleşin. (Sonra uyarmadı demeyin.) Kristin Hannah'dan başka hiç kimse kadınların dostluğunu tüm acısı, tatlısıyla bu kadar güzel yazamazdı. 

Harika bir yazar."
Susan Elizabeth Phillips

"Ateşböceği Yolu'nda Kristin Hannah sevgi ve sadakat üzerine keskin ve unutulmaz bir roman yazmıştır."
Jacquelyn Mitchard

"Kristin Hannah 70 ve 80'lerin heyecanını ve enerjisini ortaya sermektedir ve bunu öyle bir derin seviyede yapmaktadır ki okuyucuları iki kadın arasındaki dostluğun tam kalbine taşıyor. 
Ateşböceği Yolu bir şaheser."
Elin Hilderbrand

"Hayatımızdaki en önemli şeylerden biri olan ebedi dostluk üzerine dokunaklı, enfes bir roman."
Elizabeth Buchan

"Ateşböceği Yolu okumayı neden sevdiğimizi bize bir kez daha hatırlatıyor."
Patricia Gaffney

Sayfa Sayısı : 624
Basım Yılı : 2010

Pegasus Yayınları