5 Mart 2015 Perşembe

Canan Tan - Alevden Küle Eroinle Dans





Herkesin kendini özellikle çocuklarını korumaya çalıştığı ancak bir kısım insanın maalesef bağımlısı olduğu madde Eroin.

Eroinle ilgili birçok kitap yazılmasına karşın Canan Tan'ın Alevden Küle Eroinle Dans eseri gerçekten hepimize alınması gereken dersler veren, özellikle anne babaların çocuklarını, gençlerimizin de kendilerini korumak adına okuması ve kitaplıklarımızda bulunup, zaman zaman yeniden okunması gereken kitaplar arasında.



Eylül güzel, hayat dolu evin tek çocuğu olması nedeniyle de oldukça üstüne düşülen ancak hiçbir zaman şımarmayan bir kızdır. Babası psikolog annesi ise avukattır. İzmir'de otururlarken üniversiteyi kazanarak her ne kadar ailesi istemese de İstanbul'a gelir. Ailesinin tüm karşı çıkışlarına inat, ayrı ev yerine önce yurtta kalmaya başlar. Dünya isminde cıvıl cıvıl hayat dolu bir kızla burada tanışır. Aynı zamanda burada kendine yeni arkadaş çevresi kurar ancak bu arkadaşları Dünya'dan pek hoşlanmazlar. Dünya'nın erkek arkadaşı vardır Emre. Bir dargın bir barışık hayatları devam ederken Eylül Dünya'nın eroin aldığını fark eder. Onu başlarda uyarsa da Dünya istediği zaman kesebileceğini söyler.

Daha sonraları Dünya kendi arkadaş çevresinden uzaklaşır ve Dünya ile birlikte ev partilerine gitmeye başlar. Partilerin odak noktası ise Eroindir. Başlarda Eylül cici kız olduğu için dışlanır. Sonraları ise bir kereden bir şey olmaz diyerek tek tek çekmeye başlar. Dünya ise bu durumdan rahatsız olmaya ve Eylül'ü uyarmaya başlar. Çünkü Dünya bu konuda daha önce hem kendisi hem de erkek arkadaşı Emre ile tedavi görmüştür. Ancak Eylül Dünya'ya kontrolün kendisinde olduğunu ve merak etmemesi gerektiğini söyler. Bu partilerden birinde Tarık isimli bir gençle tanışır ve ona aşık olur. Ancak Eylül Tarık konusuna temkinli yaklaşmaktadır. Her ne kadar aşık olsa da Eylül'ü rahatsız eden durumlar vardır.

Eylül'ün üniversitedeki arkadaşlarından Anıl Eylül'e aşıktır. Ancak Eylül'e aşıktır. Ancak Eylül Anıl için bir şey hissetmez. Bu nedenle de ümit vermez. Ancak Anıl Eylül'den vazgeçmez ve onun iyiliği için onun hakkında her türlü bilgiye sahip olur. Bu nedenle Eylül'ün hiç iyi insanlarla görüşmediğini bildiği halde bir şey diyemez.

Bu sırada Eylül yurtta artık yapamayacağını anlayarak bir arkadaşı ile ayrı eve çıkmaya karar verir. Bu Eylül için daha rahatlatıcı olmuştur. İstediği şekilde hareket özgürlüğüne kavuşunca Eylül daha rahat bir şekilde ev partilerine gitmeye, burada tanıştığı insanlarla görüşmeye başlar.

Eylül ve Dünya'nın başka sorunları da ortaya çıkar ve artık Eylül için geri dönüşü olmayan bir yol başlamıştır. Eylül'ün tek kurtuluşu yine kendisidir. Peki Eylül bu yoldan alnının akıyla geri dönebilecek midir? Dünya ve Eylül'ü nasıl bir son bekliyor? Anıl, Tarık ve diğer arkadaşları için durum ne olacak?

Eroin diğer adıyla madde bağımlılığı günümüzde maalesef çok revaçta. Gençlerimiz bana bir şey olmaz mantığı ile bu maddelere yavaş yavaş alışıyor ve kurtulamıyor ya da kurtulmak için çok uzun süreçte, çok ağır bedeller ödemek zorunda kalıyor. Çocuklarımızı, kendimizi ve çevremizi bu illetten korumak, hiç bulaştırmamak ya da bulaşanların neler çektiğini, nasıl geri dönüşü olmayan yollara girdiğini anlamak adına bu kitap mutlaka okunmalı. Biliyoruz ki her şey bir kereden bir şey olmaz demekle başlıyor ve sonu gelmiyor,hüsranla,hicranla bitiyor. 

Tanıtım Bülteninden

Piraye romaninin yazarindan hüzünlü ve bir o kadar da düsündürücü bir kitap "Çok sasiracaksin ama... Sana olan tutsakligim buraya kadar Eroin! Vedalasmamizin zamani geldi.Her sey ne güzel baslamisti oysa... Yepyeni ufuklar açmistin önüme. Bulutlarin üzerine çikarip özgür birakmistin beni.Bambaska bir özgürlüktü bu; çevremdekilerden farkli kilan, siki sikiya baglanmaya deger, çekici, vazgeçilmesi güç bir büyü... Asil tutuldugum da buydu galiba.Eros, dedim sana! Ask tanrim oldun benim. Mutluydum kollarinda... Beni dansa kaldirdiginda, geri çeviremedim; tam tersine havalara uçtum sevincimden... Ayaklarimizin uyumu harikaydi. Bana birakmistin kendini, istedigim gibi yönetebiliyordum seni. Hep böyle sürecek sandim...""...Tüm sorumlulugu sana yüklemek haksizlik olur.Nereye sürüklendigim belliydi, gene de kostum pesinden. Canimdaki cani çekip alman da ders olmadi bana. Senden kaçarken, sana sigindim.Yaptigimizin ölüm dansi oldugunu bile bile, kollarindaki sarhoslugumu sürdürdügüm için, ben de en az senin kadar suçlu degil miyim?Ama bitti artik... Ölüm dansi tek kisiliktir! Bundan sonrasinda bana eslik edemeyeceksin. Ölümüm senin elinden olmayacak Eroin!Bu zevki tattirmayacagim sana..." Eroinle ölümüne dans!Bitti, deseniz de bir yerlerde sürüyor hala.Degisen, yalnizca dans edenler...

Sayfa Sayısı : 416
Basım Yılı : 2009

Altın Kitaplar