C. Erdal Aykaç Olmazsa Yeniden Dene
1970’li yılların ikinci yarısı boyunca, Türkiye’de yaşanan büyük altüst oluştan en çok etkilenen şehirlerden birisi de Adana olmuştu.
Yirmi yaşına bile basmamış, Devrimci Yol saflarındaki bir Adana delikanlısının gözünden, yazılı bir tarih anlatımı olarak da görülebilecek bu çalışma, belki de benzeri olmayan başka bir şeye de yataklık ediyor...
Erdal Aykaç, birincisi 1980 ortasında Adana Cezaevi’nden, ikincisi de tekrar yakalanıp gönderildiği Kırşehir Cezaevi’nden 1988 yılında kendi ifadesiyle ‘dünyanın en uzun tünelini’ arkadaşlarıyla kazarak kaçışını bütün detaylarıyla anlatıyor.
Bu firarların, aslında dışardan görüldüğünün aksine, ne denli tesadüflerle iç içe yaşandığını, tünellerin kazılış sürecini, tünel kazma tekniklerini, yaşanan aksilikleri ve nihayet ikinci firarından sonra ülkesini terk etmek zorunda kalışının hüznünü bütün içtenliğiyle anlatıyor.
Bu kısa zaman diliminde mücadele arkadaşlarının hafızalarında hâlâ canlı yer tutan kimi isimleri de bulabilecek ve cezaevi yaşamı, koşulları, idamları istenen genç insanların duygularını; Veysel Güney, Ali Aktaş ve Mustafa Özenç’in idama gidiş süreçlerini ve nihayet bu firarların kimi bilinmeyen detaylarını öğrenme imkânını bulabileceksiniz...
Kişisel tarihini anlatırken Erdal Aykaç, kendi penceresinden de olsa belki de “aşağıdan” bir tarih anlatımı denemesi de yapmış oluyor. Sisler ardındaki bir dönemin genç bir militanın gözünden aralanmış, perdesi soluksuz bir okuma vaat ediyor. Hüzün, kararlılık, hafıza tazelemesi ve belki de yitirdiği bazı arkadaşlarına bir saygı duruşu…
Basım Yılı : 2026
Sayfa Sayısı : 288
Babek Yayınları
Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.