Halil Baltacı Tasavvufi Gelenekte Aşk ve Hakikat Mecazdan Hakikate Aşk, Hakikatten Mecaza Söz
Elinizdeki kitap, Allah sevgisinden yola çıkıp ilahi aşk deryasında nihayet bulan Hak âşıklarının yolculuk serüvenine ışık tutma denemesidir. Kitapta ilk dönem tasavvuf klasiklerinden hareketle “Allah onları sever, onlar da Allahʼı severler.” hakikatinin bir tecellisi olarak muhabbet ve aşk kavramı tarihî süreçte incelenmiş, muhabbetten aşka dönüşün izleri sürülmüştür.
Kitabın asıl çerçevesi tasavvufi aşkın teşekkül sürecinin temellerini atan Hallâc-ı Mansur, Ahmed Gazzâlî, Aynüʼl-kudât Hemedânî, Ruzbihan-ı Baklî ve Fahreddîn-i Irakî gibi sufilerin bu konudaki görüşlerinin değerlendirilmesi üzerinde şekillenmiştir.
Eser ayrıca tasavvufi aşkın gölgesinde gelişip serpilen ve sonraki yüzyıllarda Osmanlı şiirinin temelini oluşturan mecaz ve sembollerin hakiki anlamdan mecaza doğru tarihî süreçte geçirdiği değişime işaret etmektedir.
“Aşk yolunu bilip, bu derin ummanda boğulup da bulanık suya dönmeyen” yolcuların yolun sonunda aşk ve hakikat hakkındaki idrakleri, Attârʼın kuşlarının yolun sonunda yüz yüze geldikleri gerçekle aynıdır: “Aşk” gerçekte “Hakikat”ten başka bir şey değildir.
Basım Yılı : 2026
Sayfa Sayısı : 173
İnsan Yayınları
Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.