Ana içeriğe atla

Tarihte Bugün 17 Ağustos

 

Tarihte Bugün 17 Ağustos

Dünyada ve Türkiye’de Yaşananlar, Doğanlar ve Ölenler

17 Ağustos, dünya ve Türkiye tarihinde birbirinden çok farklı olayların yaşandığı, hem büyük zaferlerin hem de derin acıların bir arada bulunduğu tarihlerden biridir. Osmanlı dönemindeki savaşlardan I. Dünya Savaşı’na, Çanakkale Cephesi’nden Türk Kurtuluş Savaşı’na, Endonezya’nın bağımsızlığından İran Devrimi’ne, Çeçenistan savaşından önemli doğal afetlere kadar pek çok gelişme 17 Ağustos tarihine damgasını vurmuştur.

Türkiye açısından ise 17 Ağustos tarihinin en önemli ve en acı olayı hiç kuşkusuz 17 Ağustos 1999 Marmara Depremidir. Kocaeli’nin Gölcük ilçesi merkezli büyük deprem, Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden biri olmuş; binlerce insanın hayatını kaybetmesine, on binlerce insanın yaralanmasına ve yüz binlerce konut ile iş yerinin hasar görmesine yol açmıştır. Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesinde bir dönüm noktası olan bu felaket, 17 Ağustos tarihinin hafızalardaki yerini de tamamen değiştirmiştir.

17 Ağustos’ta Tarihte Yaşanan Önemli Olaylar

  • 1668 – Büyük Kuzey Anadolu Depremi : 17 Ağustos tarihinin Türkiye coğrafyası açısından bilinen en eski ve en büyük olaylarından biri 1668 yılında meydana gelen büyük Kuzey Anadolu depremidir. Ladik Gölü çevresinde meydana gelen deprem, Kuzey Anadolu boyunca son derece geniş bir bölgede etkili olmuştur. Depremin batıda Bolu’dan doğuda Erzincan’a kadar uzanan geniş bir alanda yıkıma neden olduğu aktarılmaktadır. Depremin büyüklüğü günümüzde yaklaşık 8,0 olarak tahmin edilmektedir. Dönemin ulaşım ve haberleşme imkânlarının son derece sınırlı olması nedeniyle can kayıplarının kesin olarak belirlenmesi mümkün değildir. Bununla birlikte yaklaşık 8 bin kişinin hayatını kaybettiği yönünde tarihsel kayıtlar bulunmaktadır. Bu deprem, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın tarih boyunca ne kadar büyük depremler üretebildiğini gösteren en önemli tarihsel örneklerden biri olarak kabul edilir.
  • 1717 – Belgrad’ın Avusturya tarafından ele geçirilmesi : 17 Ağustos 1717’de Osmanlı Devleti ile Avusturya arasındaki savaşın önemli aşamalarından biri yaşandı. 1716-1718 Osmanlı-Avusturya Savaşı sırasında Avusturya ordusu Belgrad’ı kuşattı. Uzun süren kuşatmanın ardından Belgrad Avusturya kuvvetlerinin eline geçti. Belgrad, Osmanlı Devleti açısından yalnızca stratejik bir şehir değil, Balkanlar’ın ve Orta Avrupa’nın kontrolü bakımından son derece önemli bir merkezdi. Şehrin Avusturya’nın eline geçmesi Osmanlı’nın Avrupa’daki askerî durumunu ciddi biçimde etkiledi.
  • 1907 – Osmanlı Devleti’nde modern taşıtların ithaline izin verilmesi : 17 Ağustos 1907 tarihinde Osmanlı Devleti döneminde önemli bir teknolojik gelişmenin önü açıldı. II. Abdülhamid döneminde motosiklet ve otomobil gibi sıvı yakıtla çalışan modern taşıtların Osmanlı topraklarına ithal edilmesine izin verildi. Otomobilin Osmanlı toplumunda yaygınlaşması henüz uzun yıllar alacak olsa da bu karar, dönemin teknolojik gelişmelerinin Osmanlı Devleti tarafından takip edildiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir.
  • 1914 – I. Dünya Savaşı’nda Rus orduları Doğu Prusya’ya girdi : I. Dünya Savaşı’nın ilk günlerinde Doğu Cephesi’nde önemli bir gelişme yaşandı. 17 Ağustos 1914’te Rus orduları Doğu Prusya’ya girdi. Rusya’nın Almanya’ya karşı doğudan başlattığı harekât, Almanya’nın askerî planlarını değiştirmesine neden oldu. Almanya başlangıçta savaşın batı cephesinde Fransa’yı kısa sürede yenerek daha sonra doğuya yönelmeyi planlıyordu. Ancak Rus ordusunun beklenenden daha erken harekete geçmesi Almanya’yı kuvvetlerinin bir bölümünü doğuya kaydırmak zorunda bıraktı. Bu gelişme, I. Dünya Savaşı’nın Avrupa’daki genel seyri açısından önemli sonuçlar doğurdu.
  • 1915 – Çanakkale Cephesi ve Kireçtepe Muharebesi : 17 Ağustos 1915, Çanakkale Savaşları açısından da önemli bir tarihtir. Çanakkale Cephesi’nde İngiliz ve Anzak birlikleri Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı savunmasını aşmaya çalışırken Kireçtepe çevresinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Osmanlı kuvvetleri Kireçtepe bölgesinde karşı saldırılar gerçekleştirerek İngiliz ve müttefik birliklerinin ilerleyişini durdurmaya çalıştı. Çatışmalar sonucunda Osmanlı kuvvetleri bölgede önemli bir başarı elde etti. Kireçtepe Muharebesi, Anafartalar bölgesindeki mücadelelerin bir parçasıydı. Çanakkale Savaşları’nın genelinde olduğu gibi burada da Osmanlı birlikleri, karşı tarafın Gelibolu Yarımadası’ndaki ilerlemesini engellemeye çalışıyordu.
  • 1922 – Mustafa Kemal Paşa’nın Büyük Taarruz öncesi cepheye hareketi : 17 Ağustos 1922, Türk Kurtuluş Savaşı’nın son aşamasına giden süreçte önemli bir gündür. Büyük Taarruz hazırlıkları büyük bir gizlilik içerisinde yürütülürken Mustafa Kemal Paşa, gece gizlice cepheye doğru hareket etti. Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı gerçekleştireceği Büyük Taarruz için askerî hazırlıklar tamamlanmaya çalışılıyordu. Taarruzun gizliliğinin korunması, Türk tarafının başarı planının temel unsurlarından biriydi. Bu hazırlıkların ardından 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz başladı ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kazanılmasıyla Türk ordusu kesin bir askerî üstünlük elde etti.
  • 1943 – Quebec Konferansı’nın devam ettiği dönem : II. Dünya Savaşı sırasında Müttefik liderleri savaşın gidişatını ve Almanya’ya karşı uygulanacak stratejileri belirlemek amacıyla çeşitli konferanslar düzenledi. 1943 yılında Kanada’nın Quebec kentinde Winston Churchill ile Franklin D. Roosevelt’in katıldığı önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Quebec Konferansı’nda savaşın geleceği, Avrupa’daki askerî operasyonlar ve Almanya’ya karşı izlenecek strateji gibi konular ele alındı. Bu görüşmeler, II. Dünya Savaşı’nın sonraki aşamalarında Müttefiklerin koordinasyonunun güçlendirilmesinde önemli rol oynadı.
  • 1945 – Endonezya bağımsızlığını ilan etti : 17 Ağustos 1945, Endonezya tarihi açısından en önemli günlerden biridir. Japonya’nın II. Dünya Savaşı’nda teslim olmasının ardından Endonezya’da bağımsızlık hareketi hız kazandı. Sukarno ve Muhammed Hatta tarafından Endonezya’nın bağımsızlığı ilan edildi. Endonezya daha önce Hollanda sömürgesi durumundaydı. Japonya’nın II. Dünya Savaşı sırasında bölgeyi işgal etmesinin ardından Hollanda’nın sömürge yönetimi fiilen sona ermişti. Sukarno tarafından okunan bağımsızlık bildirisiyle Endonezya’nın bağımsız bir devlet olduğu ilan edildi. Ancak Hollanda bu bağımsızlığı hemen kabul etmedi. Bunun üzerine Endonezya ile Hollanda arasında birkaç yıl süren askerî ve siyasi mücadele başladı. Hollanda’nın bağımsızlığı resmen tanıması 1949 yılında gerçekleşti. Bu nedenle 17 Ağustos, Endonezya’da her yıl Bağımsızlık Günü olarak kutlanmaktadır.
  • 1949 – Karlıova Depremi : 17 Ağustos 1949’da Türkiye’nin doğusunda büyük bir deprem meydana geldi. Merkez üssü Karlıova çevresi olan deprem Erzurum, Bingöl ve çevresindeki yerleşimlerde büyük hasara neden oldu. Depremin büyüklüğü kaynaklarda yaklaşık 6,7-6,8 olarak verilmektedir. Deprem sonucunda yaklaşık 450 kişi hayatını kaybetti ve 1.500’den fazla ev yıkıldı. Bu olay, Türkiye’nin deprem tarihinde 17 Ağustos tarihinin yalnızca 1999 Marmara Depremi nedeniyle değil, daha önce de büyük bir deprem felaketiyle anıldığını göstermektedir.
  • 1952 – Türkiye ve Yunanistan’ın ortak askerî tatbikatı : 17 Ağustos 1952’de Türkiye ile Yunanistan’ın Ege Denizi’nde ortak tatbikat gerçekleştirmeye başlaması dikkat çeken gelişmelerden biri oldu. Her iki ülke de II. Dünya Savaşı sonrasında NATO’nun güvenlik sistemi içerisinde yer almaya başlamıştı. Türkiye 1952 yılında NATO’ya katılmış, Yunanistan da aynı yıl ittifaka dahil olmuştu. Bu dönemde iki ülkenin ortak tatbikat gerçekleştirmesi, Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında NATO içindeki askerî iş birliğinin örneklerinden biriydi.
  • 1964 – Siirt’te petrol bulundu : 17 Ağustos 1964 tarihinde Siirt’in Hemşo yöresinde petrol damarı bulunduğu açıklandı. Türkiye’nin petrol arama faaliyetleri açısından bu tür keşifler ekonomik ve stratejik önem taşıyordu. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bölümünü dışarıdan karşılamak zorunda olduğu için ülke içinde petrol bulunması ekonomik açıdan büyük önem taşıyordu.
  • 1967 – Aliağa Rafinerisi’nin temeli atıldı : 17 Ağustos 1967’de İzmir Aliağa Rafinerisi’nin temeli Başbakan Süleyman Demirel tarafından atıldı. Türkiye’nin petrol ürünlerine yönelik ihtiyacının artması, rafineri kapasitesinin geliştirilmesini gerekli kılıyordu. Aliağa’da kurulacak rafineri, Türkiye’nin sanayi ve enerji altyapısının gelişmesinde önemli bir yere sahip oldu. İzmir ve Aliağa’nın zaman içerisinde Türkiye’nin en önemli sanayi ve petrokimya merkezlerinden biri haline gelmesinde bu yatırımların önemli payı bulundu.
  • 1969 – Camille Kasırgası : 17 Ağustos 1969’da Amerika Birleşik Devletleri’ni etkileyen Camille Kasırgası büyük bir felakete dönüştü. Özellikle Mississippi eyaletinde etkili olan kasırga çok şiddetli rüzgârlara ve büyük çaplı yağışlara neden oldu. Evler, yollar ve altyapı büyük zarar gördü. Camille Kasırgası sonucunda yaklaşık 248 kişi hayatını kaybetti. Kasırga, ABD tarihindeki en yıkıcı tropikal fırtınalardan biri olarak kabul edilmektedir.
  • 1969 – Türkiye’den dünya güzellik yarışmasında başarı : Aynı yıl Türkiye açısından dikkat çekici bir gelişme daha yaşandı. Türkiye Sağır ve Dilsizler Kraliçesi Sevil Tez, Belgrad’da gerçekleştirilen güzellik yarışmasında dünya birinciliğini elde etti. Bu başarı dönemin Türk basınında da yer buldu ve Türkiye açısından uluslararası alanda dikkat çekici bir gelişme olarak kayda geçti.
  • 1974 – Kıbrıs Harekâtı’nın son günleri : 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ikinci aşamasının ardından adadaki Türk birliklerinin kontrolündeki bölgelerin güvenliğinin sağlanması yönündeki operasyonlar Ağustos ayında devam etti. 17 Ağustos’a gelindiğinde Türk birlikleri Karpaz Yarımadası’ndaki bazı bölgelerde Rum silahlı gruplarının faaliyetlerine karşı operasyonlar gerçekleştirirken, ateşkes ihlalleri ve bölgede mahsur kalan Türklerin tahliyesi gibi sorunlarla da ilgileniyordu. Kıbrıs’taki savaşın ardından adanın siyasi ve coğrafi yapısı köklü biçimde değişti.
  • 1975 – Filistin Kurtuluş Örgütü heyetinin Ankara ziyareti : 17 Ağustos 1975’te Filistin Kurtuluş Örgütü’nden bir heyet Ankara’ya geldi. Heyetin Türkiye’ye gelişinin temel amaçları arasında siyasi destek sağlamak ve Ankara’da örgütün faaliyetlerini yürütmesine yönelik bir büro açılması bulunuyordu. Bu gelişme, Türkiye’nin Filistin meselesiyle ilgili diplomatik ilişkilerinin önemli aşamalarından biri olarak değerlendirildi.
  • 1978 – İran’da Şah rejimine karşı protestolar : 17 Ağustos 1978, İran’da 1979’da gerçekleşecek İran Devrimi’ne giden süreç açısından dikkat çekici tarihlerden biridir. İran’da Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimine karşı muhalefet giderek büyüyordu. Ekonomik sorunlar, siyasi baskılar, toplumsal eşitsizlikler ve yönetimin modernleşme politikalarına yönelik tepkiler farklı kesimlerin rejime karşı birleşmesine yol açıyordu. 1978 yılında protestolar ülkenin farklı bölgelerine yayıldı. Bu süreç 1979 yılında Şah’ın ülkeyi terk etmesi ve Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin İran’a dönmesiyle sonuçlanan devrime dönüştü.
  • 1988 – Pakistan Devlet Başkanı Ziya ül Hak’ın ölümü : 17 Ağustos 1988’de Pakistan Devlet Başkanı General Muhammed Ziya ül Hak hayatını kaybetti. Ziya ül Hak’ı taşıyan Pakistan Hava Kuvvetleri’ne ait uçak havalandıktan kısa süre sonra düştü. Kazada uçakta bulunan çok sayıda kişiyle birlikte Ziya ül Hak da öldü. Olayın bir kaza mı yoksa sabotaj mı olduğu konusunda yıllar boyunca çeşitli iddialar ortaya atıldı. Ancak olayın kesin nedeni konusunda tartışmalar devam etti. Ziya ül Hak’ın ölümü Pakistan’ın siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu.
  • 1990 – İncirlik Hava Üssü basına açıldı : 17 Ağustos 1990’da Türkiye’deki İncirlik Hava Üssü’nün kapıları ilk kez basına açıldı. Bu gelişme Körfez Krizi’nin yaşandığı dönemde gerçekleşti. ABD’nin bölgedeki askerî faaliyetleri ve Türkiye’nin stratejik konumu nedeniyle İncirlik Hava Üssü uluslararası gündemin önemli merkezlerinden biri haline gelmişti.
  • 1996 – Rusya ile Çeçenistan arasında ateşkes : 17 Ağustos 1996’da Birinci Çeçen Savaşı’nın sona ermesine giden süreçte önemli bir gelişme yaşandı. Rusya ile Çeçen güçleri arasında ateşkes anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, yıllardır süren savaşın sona erdirilmesi yönünde önemli bir adım oldu. Çeçen savaşının ilk aşamasında Rus ordusu ile Çeçen bağımsızlık yanlıları arasında ağır çatışmalar yaşanmış, Grozni başta olmak üzere çok sayıda yerleşim yeri büyük yıkıma uğramıştı.
  • 1998 – Alaattin Çakıcı’nın Fransa’da yakalanması : 17 Ağustos 1998’de Türkiye’de organize suç dünyasının tanınmış isimlerinden Alaattin Çakıcı, Fransa’nın Nice kentinde yakalandı. Yakalanması, Türkiye’deki siyasi ve adli tartışmaların yanı sıra Avrupa’daki organize suç bağlantıları bakımından da geniş yankı uyandırdı.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi

17 Ağustos tarihini Türkiye açısından diğer bütün olaylardan ayıran en önemli gelişme, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremidir. Deprem, 17 Ağustos 1999 Salı günü sabaha karşı saat 03.02 civarında meydana geldi. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan deprem, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın batı bölümünde gerçekleşti. Depremin büyüklüğü farklı ölçüm sistemlerine ve kullanılan değerlendirmelere göre farklı rakamlarla ifade edilmiştir. İlk açıklamalarda 7,4 olarak duyurulan deprem için daha sonraki değerlendirmelerde 7,5, 7,6 ve 7,7 gibi değerler de kullanılmıştır. Deprem yaklaşık 45 saniye sürdü. Ancak 45 saniye, sıradan bir insan açısından düşünüldüğünde kısa bir süre gibi görünse de bu büyüklükte bir deprem için son derece uzun ve yıkıcı bir sarsıntı anlamına geliyordu.

Deprem Kocaeli, Sakarya, Yalova ve İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nin geniş bir bölümünü etkiledi. Sarsıntı Ankara’dan İzmir’e kadar çok geniş bir coğrafyada hissedildi. Gölcük, İzmit, Değirmendere, Yalova, Adapazarı, İstanbul’un bazı ilçeleri ve çevredeki çok sayıda yerleşim ağır hasar gördü. Resmî kayıtlarda kullanılan rakamlara göre 18.373 kişi hayatını kaybetti, 48.901 kişi yaralandı ve 5.840 kişi kayıp olarak kayıtlara geçti. Bazı kurumların farklı tarihlerde yayımladığı istatistiklerde ise 17.480 ölüm gibi daha düşük rakamlar da kullanılmıştır. Bu nedenle 17 Ağustos Depremi’nin can kaybı konusunda farklı resmî kayıtlarla karşılaşmak mümkündür. Depremde yüz binlerce konut ve iş yeri hasar gördü. TBMM kayıtlarında ağır, orta ve hafif hasarlı konut ve iş yerlerinin toplamının 376 bini aştığı belirtilmektedir.

Deprem yalnızca binaları yıkmadı. Türkiye’nin en yoğun nüfuslu ve ekonomik açıdan en önemli bölgesinin ulaşım, iletişim, enerji ve sanayi altyapısı da ciddi biçimde zarar gördü. Özellikle Kocaeli ve çevresindeki sanayi tesislerinde meydana gelen hasar Türkiye ekonomisini doğrudan etkiledi. Gölcük’te deniz kıyısına yakın bazı bölgelerde zemin hareketleri ve deniz seviyesindeki değişimler de yaşandı. Bazı kıyı kesimleri sular altında kaldı. Depremin hemen ardından Türkiye’nin dört bir yanından bölgeye yardım ekipleri gönderildi. Arama-kurtarma çalışmalarında profesyonel ekiplerin yanı sıra gönüllüler, askerler, sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşları görev aldı. Türkiye’nin yanı sıra çok sayıda yabancı ülke de arama-kurtarma ekipleri göndererek depremzedelere yardım etti.

17 Ağustos Depremi, Türkiye’nin afet yönetimi anlayışında da büyük bir değişimin başlangıcı oldu. Afetlerde kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, yapı denetiminin geliştirilmesi, deprem yönetmeliklerinin değiştirilmesi ve afet bilincinin artırılması gibi konular ülkenin temel gündemlerinden biri haline geldi. AFAD tarafından da 17 Ağustos 1999 depreminin Türkiye’de afet yönetimi ve koordinasyonu bakımından bir dönüm noktası olduğu özellikle vurgulanmaktadır. Bu nedenle 17 Ağustos yalnızca bir deprem tarihi değil, Türkiye’nin yapılaşma, şehirleşme, afet yönetimi ve deprem güvenliği konusunda büyük bir dönüşüm yaşadığı tarih olarak da kabul edilmektedir.

  • 2000 – Picasso’nun kayıp tablosu Türkiye’de bulundu : 17 Ağustos 2000 tarihinde Pablo Picasso’ya ait olduğu belirtilen The Portrait of Young Women adlı kayıp tablo Şanlıurfa’da ele geçirildi. Tablonun Türkiye’de bulunması uluslararası sanat dünyasında dikkat çekti. Picasso’ya ait eserlerin Türkiye’de ele geçirildiği başka olaylar da yaşanmıştı. Bu nedenle olay, sanat eserlerinin yasa dışı yollarla uluslararası dolaşımı ve Türkiye’nin kaçakçılıkla mücadele çalışmaları açısından dikkat çekici bir gelişme oldu.
  • 2009 – Usain Bolt 100 metrede dünya rekoru kırdı : 17 Ağustos 2009 tarihinde Jamaikalı atlet Usain Bolt, Berlin’de düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası’nda erkekler 100 metre finalinde 9,58 saniyelik derecesiyle dünya rekoru kırdı. Bolt, bu dereceyle kendi daha önceki dünya rekorunu da geliştirmiş oldu. 9,58 saniyelik derece atletizm tarihinin en dikkat çekici performanslarından biri olarak kabul edildi. Bolt’un bu başarısı, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda başlayan büyük üstünlüğünün devamı niteliğindeydi.
  • 2015 – Bangkok’ta Erawan Tapınağı saldırısı : 17 Ağustos 2015’te Tayland’ın başkenti Bangkok’ta bulunan Erawan Tapınağı yakınlarında bombalı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda 20 kişi hayatını kaybetti, 125 kişi yaralandı. Erawan Tapınağı Bangkok’un en yoğun ziyaret edilen turistik ve dini noktalarından biriydi. Saldırının gerçekleştiği yerin yoğun olması nedeniyle çok sayıda insan olaydan etkilendi.
  • 2017 – Barselona saldırısı : 17 Ağustos 2017’de İspanya’nın Barselona kentinde bir minibüs, La Rambla bölgesinde yayaların arasına daldı. Saldırıda 13 kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda kişi yaralandı. Olay, Avrupa’da son yıllarda meydana gelen terör saldırılarından biri olarak büyük yankı uyandırdı. Saldırının ardından İspanya’nın farklı bölgelerinde güvenlik operasyonları gerçekleştirildi.

17 Ağustos’ta Doğan Önemli Kişiler

17 Ağustos yalnızca önemli olayların yaşandığı bir tarih değil, aynı zamanda dünya ve Türkiye tarihinde önemli izler bırakmış pek çok kişinin doğduğu gündür.

  • 1601 – Pierre de Fermat: Fransız matematikçi. Modern sayı teorisinin gelişmesinde büyük rol oynadı. Özellikle “Fermat’nın Son Teoremi” olarak bilinen matematik problemiyle dünya tarihinin en ünlü matematikçilerinden biri haline geldi. Matematiğin yanı sıra hukuk alanında da çalışan Fermat, bilim tarihinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir.
  • 1629 – III. Jan Sobieski: Lehistan kralı. Osmanlı tarihindeki önemli olaylarla da bağlantılı olan Sobieski, 1683 Viyana Kuşatması sırasında Osmanlı ordusuna karşı oluşturulan Avrupa ittifakının önemli isimlerinden biriydi. Lehistan tarihinin en tanınmış hükümdarlarından biri olarak kabul edilir.
  • 1864 – Hüseyin Rahmi Gürpınar: Türk edebiyatının önemli romancılarından. Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet dönemine uzanan edebî hayatında özellikle toplum hayatını, aile ilişkilerini, gelenekleri, batıl inançları ve insanların günlük yaşamlarını ele alan eserleriyle tanındı. Romanlarında mizahı ve toplumsal eleştiriyi bir arada kullandı. Şık, Mürebbiye, Gulyabani, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Efsuncu Baba, Ben Deli miyim? ve Kadın Erkekleşince onun bilinen eserleri arasındadır.
  • 1887 – Marcus Garvey: Jamaikalı siyasal aktivist. Siyahların siyasi ve ekonomik bağımsızlığını savunan Pan-Afrikanist hareketin en önemli isimlerinden biri oldu. Afrika kökenli insanların kendi ekonomik ve siyasi güçlerini oluşturmaları gerektiğini savundu. Düşünceleri daha sonraki siyah hakları hareketleri üzerinde etkili oldu.
  • 1893 – Mae West: Amerikalı oyuncu, şarkıcı ve yazar. Hollywood’un en dikkat çekici kadın yıldızlarından biri olan West, özellikle 1930’lu yıllardaki filmleriyle tanındı. Kendine özgü mizah anlayışı, sahne kişiliği ve dönemin toplumsal normlarına meydan okuyan tarzıyla Amerikan popüler kültürünün unutulmaz isimlerinden biri oldu.
  • 1911 – Mikhail Botvinnik: Sovyet satranç büyükustası. Dünya satranç şampiyonluğu kazanmış en önemli oyunculardan biridir. Satranç kariyerinin yanında Sovyet satranç okulunun gelişmesinde de büyük rol oynadı. Daha sonra dünya şampiyonları olacak Anatoly Karpov ve Garry Kasparov gibi oyuncuların yetiştiği Sovyet satranç geleneğinin oluşumunda Botvinnik’in önemli bir etkisi oldu.
  • 1943 – Robert De Niro: Amerikalı sinema oyuncusu. New York’ta doğan De Niro, özellikle Martin Scorsese ile yaptığı çalışmalarla dünya sinemasının en önemli oyuncularından biri haline geldi. The Godfather Part II, Taxi Driver, Raging Bull, Goodfellas, The Deer Hunter, Once Upon a Time in America gibi filmlerle sinema tarihine geçti. İki kez Akademi Ödülü kazanan De Niro, özellikle karakter oyunculuğu ve yöntem oyunculuğu açısından Hollywood’un en etkili isimlerinden biri kabul edilir.
  • 1946 – Timur Selçuk: Türk besteci, piyanist ve müzisyen. Türk müziğinde özellikle besteciliği, düzenlemeleri ve özgün müzik anlayışıyla tanınan Selçuk, aynı zamanda tiyatro ve sinema müzikleri de yaptı. Münir Nurettin Selçuk’un oğlu olan Timur Selçuk, Türkiye’nin önemli müzik insanlarından biri olarak uzun yıllar çalışmalarını sürdürdü.
  • 1960 – Sean Penn: Amerikalı oyuncu ve yönetmen. Özellikle dramatik rollerdeki performanslarıyla tanındı. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra yönetmenlik de yapan Sean Penn, Hollywood’un en tanınmış oyuncularından biri haline geldi.
  • 1977 – Thierry Henry: Fransız futbolcu. Özellikle Arsenal döneminde gösterdiği performansla Premier League tarihinin en önemli golcülerinden biri oldu. Fransa Millî Takımı ile 1998 Dünya Kupası’nı ve 2000 Avrupa Şampiyonası’nı kazandı. Barcelona’da da forma giyen Henry, kulüp kariyerinde UEFA Şampiyonlar Ligi dahil olmak üzere birçok önemli başarı elde etti.
  • 1977 – Tarja Turunen: Finlandiyalı soprano ve şarkıcı. Nightwish grubunun ilk dönemindeki vokalistliğiyle dünya çapında tanındı. Klasik eğitimli soprano sesi ile metal müziği birleştiren tarzı, özellikle senfonik metal türünün gelişiminde önemli bir yere sahip oldu.
  • 1978 – Sagopa Kajmer: Türk rap sanatçısı. Gerçek adı Yunus Özyavuz olan sanatçı, Türkçe rap müziğinin önemli isimlerinden biri haline geldi. DJ’lik, prodüktörlük ve rap sanatçılığı yapan Sagopa Kajmer, kendine özgü sözleri ve müzik tarzıyla Türkçe rap dinleyicileri arasında geniş bir kitleye ulaştı.
  • 1989 – Farah Zeynep Abdullah: Türk oyuncu ve şarkıcı. Televizyon dizileri ve sinema filmlerindeki rolleriyle tanındı. Özellikle Öyle Bir Geçer Zaman ki, Kelebeğin Rüyası, Unutursam Fısılda, Bergen ve Masumlar Apartmanı gibi yapımlardaki çalışmalarıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.

17 Ağustos’ta Hayatını Kaybeden Önemli Kişiler

17 Ağustos tarihinde tarih boyunca çok sayıda tanınmış kişi de hayatını kaybetti.

  • 754 – Carloman: Frank hükümdarı Charles Martel’in oğullarından Carloman. Frank Krallığı’nın Avrupa’daki siyasi yapılanmasının önemli isimlerinden biri olan Carloman, kardeşi Pepin ile birlikte Frank topraklarının yönetiminde rol oynadı.
  • 1153 – Eustace IV: Boulogne Kontu. Orta Çağ Avrupa’sında İngiltere ve Fransa arasındaki siyasi mücadelelerde rol alan Eustace, İngiliz tahtıyla bağlantılı bir hanedan üyesiydi.
  • 1304 – Go-Fukakusa: Japonya İmparatoru. Japon imparatorluk tarihinde önemli bir dönemde hüküm süren Go-Fukakusa, Kamakura döneminin sonlarına doğru Japon siyasi tarihinin önemli hükümdarlarından biri oldu.
  • 1338 – Nitta Yoshisada: Japon samuray ve asker. Japonya’da imparatorluk otoritesinin yeniden güçlendirilmesi sürecinde önemli rol oynayan Nitta Yoshisada, Orta Çağ Japonyası’nın önemli askerî figürleri arasında yer aldı.
  • 1510 – Edmund Dudley ve Richard Empson: İngiliz siyasetçiler. VII. Henry döneminde önemli görevler üstlenen bu isimler, vergi ve maliye politikaları nedeniyle halk arasında büyük tepki toplamıştı ve aynı gün idam edildi.
  • 1786 – II. Friedrich (Büyük Friedrich): Prusya Kralı. Avrupa tarihinin en önemli hükümdarlarından biri olan II. Friedrich, Prusya’yı büyük bir Avrupa gücüne dönüştüren hükümdar olarak bilinir. Askerî yetenekleri nedeniyle “Büyük Friedrich” olarak anıldı.
  • 1870 – Perucho Figueredo: Kübalı şair ve besteci. Küba bağımsızlık hareketinin önemli isimlerinden biri olan Figueredo, bugün Küba’nın ulusal marşı olarak bilinen La Bayamesa’nın bestecisi olarak tanınır.
  • 1995 – Mikhail Botvinnik: Dünya satranç şampiyonu. 1911’de doğan Botvinnik, 17 Ağustos tarihinin hem doğumlar hem de ölümler açısından ilginç bir özelliğine sahiptir: Doğum günü de 17 Ağustos’tur ve 1995 yılında yine 17 Ağustos’ta hayatını kaybetmiştir.
  • 1998 – Ted Hughes: İngiliz şair ve yazar. Yirminci yüzyıl İngiliz şiirinin en önemli isimlerinden biri kabul edilen Hughes, özellikle doğa, hayvanlar, insan psikolojisi ve mitoloji temalarını işledi.

17 Ağustos’un Türkiye Tarihindeki Yeri

17 Ağustos’un Türkiye tarihindeki yeri yalnızca bir gün içinde yaşanan olayların sayısıyla açıklanamaz. Bu tarih;

  • 1668’deki büyük Kuzey Anadolu Depremi,
  • 1907’de modern taşıtların ithaline izin verilmesi,
  • 1915’te Çanakkale’deki Kireçtepe Muharebesi,
  • 1922’de Büyük Taarruz öncesindeki askerî hazırlıklar,
  • 1949 Karlıova Depremi,
  • 1952 Türkiye-Yunanistan ortak tatbikatı,
  • 1964 Siirt’teki petrol arama çalışmaları,
  • 1967 Aliağa Rafinerisi’nin temelinin atılması,
  • 1974 Kıbrıs Harekâtı’nın son aşamalarındaki gelişmeler,
  • 1975 Filistin Kurtuluş Örgütü heyetinin Ankara ziyareti,
  • 1990 İncirlik Hava Üssü’nün basına açılması,
  • 1998 Alaattin Çakıcı’nın Fransa’da yakalanması
  • ve en önemlisi 1999 Marmara Depremi

gibi birbirinden farklı olaylara sahne olmuştur. Bunların arasında 17 Ağustos 1999 depremi, Türkiye’nin toplumsal hafızasında açık ara en güçlü yere sahip olaydır.

17 Ağustos 1999’un Türkiye İçin Değiştirdiği Şeyler

Depremden önce Türkiye’de deprem riski bilinmesine rağmen, özellikle büyük şehirlerde yapı güvenliği ve afet hazırlığı konusunda ciddi sorunlar bulunuyordu. 17 Ağustos Depremi, bu sorunları bütün açıklığıyla ortaya çıkardı. Depremden sonra yapı denetimi, deprem yönetmelikleri, zemin etütleri, riskli yapıların tespiti, afet yönetimi, arama-kurtarma kapasitesi, sivil toplumun afetlerdeki rolü, deprem eğitimi ve şehirlerin afetlere hazırlanması gibi konular Türkiye’nin sürekli gündeminde yer almaya başladı. Deprem aynı zamanda Türkiye’de “bina sağlamlığı” kavramının toplum açısından çok daha fazla önem kazanmasına neden oldu. 17 Ağustos’tan önce deprem çoğu insan için uzak bir doğal afet olarak düşünülürken, Marmara Depremi milyonlarca insanın doğrudan veya dolaylı olarak deprem gerçeğiyle yüzleşmesine neden oldu.

17 Ağustos’un Dünyadaki Önemi

Dünya açısından bakıldığında 17 Ağustos’un en önemli tarihsel olayları arasında 1668 Kuzey Anadolu Depremi, 1717 Belgrad’ın Avusturya tarafından ele geçirilmesi, 1914 I. Dünya Savaşı’nda Rusya’nın Doğu Prusya’ya girişi, 1945 Endonezya’nın bağımsızlığını ilan etmesi, 1969 Camille Kasırgası, 1978 İran Devrimi’ne giden sürecin hızlanması, 1988 Ziya ül Hak’ın ölümü, 1996 Rusya-Çeçenistan ateşkesi, 2015 Bangkok saldırısı ve 2017 Barselona saldırısı öne çıkmaktadır. Özellikle Endonezya’nın 17 Ağustos 1945’te bağımsızlığını ilan etmesi, bu günü Endonezya halkı açısından ulusal bayram haline getirmiştir.

17 Ağustos’un Tarihteki Anlamı

17 Ağustos, dünya tarihine bakıldığında bağımsızlık mücadelelerinden savaşlara, hükümdarların ölümlerinden bilim ve sanat insanlarının doğumlarına, doğal afetlerden terör saldırılarına kadar çok geniş bir tarihsel yelpazeyi içerisinde barındıran bir gündür. Türkiye açısından ise 17 Ağustos’un anlamı çok daha ağırdır. 1668’de yaşanan büyük Kuzey Anadolu Depremi ve 1949 Karlıova Depremi gibi daha eski felaketlerin ardından, 17 Ağustos 1999’da Marmara Bölgesi’nde meydana gelen büyük deprem Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük kırılma noktalarından biri oldu. Saat 03.02’de başlayan ve yaklaşık 45 saniye süren sarsıntı, yalnızca binaları değil, Türkiye’nin şehirleşme ve yapılaşma anlayışını da sarstı. Resmî kayıtlardaki farklılıklar bulunmakla birlikte Meclis ve çeşitli kamu kayıtlarında 18.373 ölüm ve 48.901 yaralı rakamları öne çıkmaktadır.

Bugün 17 Ağustos denildiğinde Türkiye’de akla ilk olarak Marmara Depremi’nin gelmesinin nedeni de budur. 17 Ağustos 1999, binlerce insanın hayatını kaybettiği, yüz binlerce yapının hasar gördüğü ve milyonlarca insanın yaşamının doğrudan veya dolaylı biçimde değiştiği bir felaket olarak Türkiye tarihindeki yerini korumaktadır. Bu nedenle 17 Ağustos, Türkiye’de yalnızca “Tarihte Bugün” başlığı altında hatırlanan bir tarih değil; aynı zamanda deprem gerçeğini, kaybedilen binlerce insanı ve afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini hatırlatan bir gündür. 17 Ağustos’ta hayatını kaybeden tüm depremzedeler rahmetle anılmaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belgin Doruk Kimdir?

 

Melisa Şentürk - Kullanıcı

 

Fatih Murat Arsal - Büyülü Orman

 

Okul Kayıtlarında Adres Doğrulama Başladı

   

2019 Yılı Hedeflerim ve Hayaller - Mim

Merhabalar 2018 yılı bitip 2019 yılına sayılı günler kalmışken sizlerle güzel bir mim etkinliği yapmalım.

Blog Keşif Etkinliği

Merhabalar Malum artık annemle birlikte blog yazmaya başladık. Böylesi belki de daha iyi olacak. Omuz omuza, anne-oğul birlikte daha güzel şeyler yapabilmek adına tek blog, tek yürek olarak yolumuza devam etmeye karar verdik. Annem benim her daim hep ve tam destekçim. 

Nerede O Eski Kartpostallar?

Merhabalar Çocukluğumda yeni bir yılın gelmesini en çok kartpostal atabilmek adına severdim.

Sabri Bey Ve Ayla Hanım

  Merhabalar Bir zamanların yani doksanlı yıllarının en sevilen dizisiydi Bizimkiler.

M. Akyüz - Köprü Kralı

 

Deeptone - Sade ve Derin

Merhabalar Deeptone kim? derseniz "Blog dünyasının kalbi" derim.