Ana içeriğe atla

Ölünün Laneti

 

Ölünün Laneti

Ölünün Laneti, uzun bir süredir soğuk ve sessiz morg odasında bekleyen, ancak ne yazık ki sahipleri ya da yakınları tarafından bir türlü teslim alınamadığı için toprağa verilemeyen, kaderine terk edilmiş bir cenazenin çevresinde gelişen esrarengiz, ürkütücü ve giderek vahimleşen olayları merkezine alır. Günler, haftalar, derken aylar geçtikçe çevrede birtakım söylentiler yayılmaya başlar: Bu cenaze, adeta bir uğursuzluk kaynağıdır; bekletildiği sürece ortalığa kara bir enerji yaymakta, ona dokunan ya da onunla ilgilenmek zorunda kalan herkesin başına görünmez bir el tarafından türlü felaketler getirmektedir. Nitekim cenazeyi defin işlemleri için teslim almak, taşımak ya da sadece morgda temas etmek isteyen herkes, mantıkla izah edilemeyen, ardı ardına gelen talihsizliklerle karşılaşır. Düşen ekipmanlar, bozulan araçlar, aniden hastalanan personel, kaybolan belgeler… Kimileri bunu tesadüf olarak görse de aksilikler giderek artıp şiddetlenince durumun sıradan bir gecikme, basit bir ihmalkârlık ya da şanssızlık zincirinden ibaret olmadığı çok geçmeden anlaşılır.

Derken cenazenin bir türlü ortaya çıkmayan ya da gelmeye yanaşmayan yakınları, bu karanlık ve belirsiz tabloya bir noktada son vermek için harekete geçer. Artık beklemenin bir çözüm getirmeyeceğini kavrayan bu kişiler, cenazeyi defnetme kararı alır. Ancak morgun loş, dezenfektan kokulu koridorlarından başlayan bu yolculuk, tahmin edebileceklerinin çok ötesine geçen, çok daha karanlık ve ölümcül bir sürece dönüşecektir. Cenazenin taşınması sırasında başlayan doğaüstü olaylar –şaşkın bakışlar arasında kendiliğinden açılan tabut kapakları, hiçbir kaynağı olmayan fısıltılar, aniden düşen hava sıcaklığı ve görünmeyen varlıkların nefesi– kahramanları hem bedenen hem de ruhen sınırlarına kadar zorlar. Taşıma ve defin aşamalarında art arda yaşanan bu korkunç hadiselerin ortasında, geçmişe dair saklı kalmış, üzeri örtülmüş, belki de kasıtlı olarak unutulmuş bir lanetin ürpertici izleri de yavaş yavaş ama acımasızca su yüzüne çıkmaya başlar.

2026 yapımı gerilim ve korku türündeki bu filmin yapımcılığını YMG Medya üstlenirken, yönetmen koltuğunda başarılı isim Aziz Özuysal oturuyor. Filmin özgün senaryosu ise Gürcan Koç imzası taşıyor. Tam 80 dakikalık süresi boyunca izleyiciyi ekrana kilitlemeyi, soluksız bir gerilim deneyimi sunmayı hedefleyen yapımın, 8 Mayıs 2026 tarihinde vizyona girmesi planlanıyor. Filmin dikkat çeken oyuncu kadrosunda ise Gürcan Koç, Mustafa Atalı, Aden Lina Tavaslı, Serap Kaya, Hüseyin Tatlıkara, Melis Melina ve Sevgi Çelik gibi isimler yer alıyor.

2026 • 1 saat 20 dakika • Türkiye

Vizyon Tarihi: 08 Mayıs 2026

Yönetmen: Aziz Özuysal, Gizem Kolunsağ

Senarist: Gürcan Koç

Oyuncular

Gürcan Koç

Mustafa Atalı

Aden Lina Tavaslı

Serap Raya

Sevgi Çelik

Hüseyin Tatlıkara

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

M. Akyüz - Köprü Kralı

 

Nerede O Eski Kartpostallar?

Merhabalar Çocukluğumda yeni bir yılın gelmesini en çok kartpostal atabilmek adına severdim.

2019 Yılı Hedeflerim ve Hayaller - Mim

Merhabalar 2018 yılı bitip 2019 yılına sayılı günler kalmışken sizlerle güzel bir mim etkinliği yapmalım.

Mimlendim ve Mimledim 40 - Eşleştirme Mimi

Merhabalar Mimler o kadar birikti ki hangisini yazacağımı şaşırmış durumdayım. Sırada sevgili  Sevde 'nin başlatmış olduğu eşleştirme mimi var.

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 2

 

Turgut Ülgezer Röportajı

Merhabalar Her hafta sizleri yeni kalemlerle, yeni yüreklerle buluşturmaya devam ediyorum.

Ülkü Beşgül Kimdir?

 

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 1

 

Esra Uzun Röportajı

Merhabalar Yazı doya doya yaşadığımız şu günlerde yine çok güzel yazar röportajlarıyla sizlerleyim.

Atık Pil Nedir? Nasıl Muhafaza Edilmelidir?

  Merhabalar Oğlumla geçen gün biten saatin pilini değiştirirken oğlumu denemek için elimdeki atık pili çöpe atmasını söyledim.