Herkese Merhaba,
Ferhan Şensoy'u ölmeden önce canlı performans izleyemediğime halen daha hayıflanırım. Neyse ki internette oyunlarını yüklemişler de izleyebiliyorum. Daha önce Ferhan Şensoy'un başka oyununu da internette izlemiş ve yine canlı izleyemedim diye çok üzülmüştüm ama bir o kadar da internette de olsa izlediğim için sevinmiştim. Şimdiki oyunumuzda yine çok severek izlediğim Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu. Oyunu çok ama çok beğendim. Şimdiki yeni nesili bilmem ama doksanlarda yaşayanlar oyunu seveceklerdir.
Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu
“Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu”, Ferhan Şensoy’un geleneksel Türk tiyatrosu öğelerini çağdaş bir bakışla harmanladığı, toplumsal ve siyasal taşlamayı merkezine alan önemli eserlerinden biridir. Oyunda, klasik ortaoyunu geleneği; modern şehir yaşamı, tüketim kültürü, yozlaşma ve bireyin metalaşması gibi temalarla iç içe geçirilir. Derya Baykal’ın da sahnede yer aldığı oyun, hem kadın–erkek ilişkilerine hem de toplumun genel ahlaki ve ekonomik çarpıklıklarına ironik bir dille yaklaşır.
Oyun, “her şeyin satılık olduğu” bir düzenin eleştirisi üzerine kuruludur. Sahne, adeta bir açık artırma alanına dönüşür. Sadece evler, arsalar, eşyalar değil; değerler, duygular, idealler ve hatta insanlar bile “sahibinden, birinci el” olarak satışa çıkarılır. Bu satış dili, modern toplumun reklâm ve pazarlama anlayışının tiyatro sahnesine taşınmış hâlidir. Ferhan Şensoy’un canlandırdığı tipler, kurnaz, laf cambazı, kendini akıllı sanan ama aslında sistemin bir parçası hâline gelmiş karakterlerdir. Bu tipler, seyirciyle doğrudan ilişki kurar; zaman zaman seyirci de bu “satış” sürecinin bir parçasıymış gibi hissettirilir.
Derya Baykal’ın canlandırdığı kadın karakterler ise oyunda önemli bir denge unsurudur. Kadın; kimi zaman alıcı, kimi zaman satıcı, kimi zaman da bu düzenin içinde sıkışmış, kimliğini korumaya çalışan birey olarak karşımıza çıkar. Kadın–erkek ilişkileri, evlilik, aile, namus, aşk ve sadakat gibi kavramlar; piyasa mantığıyla ele alınır. Evlilikler bile bir tür alışveriş sözleşmesi gibi sunulur. Bu durum, modern toplumda ilişkilerin nasıl yüzeyselleştiğine dair güçlü bir eleştiri niteliği taşır.
Oyunun ilerleyen bölümlerinde geleneksel ortaoyunu tipleri çağrıştıran karakterler ortaya çıkar. Kavuklu ve Pişekâr geleneğini andıran bu tipler, güncel meseleler üzerine konuşur; bürokrasi, siyaset, ekonomi ve medya hicvedilir. Devlet daireleri, memurlar, iş takipçileri, fırsatçılar ve rantçılar; hızlı, esprili ve bol göndermeli diyaloglarla sahneye taşınır. Ferhan Şensoy’un dil oyunları, kelime esprileri ve absürt mizah anlayışı, oyunun temel gücünü oluşturur.
“Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu”, yalnızca güldürmeyi değil, seyirciyi rahatsız etmeyi ve düşündürmeyi de amaçlar. Oyun boyunca seyirciye şu soru sürekli hatırlatılır:
“Bu düzende satılık olmayan ne kaldı?”
İnsan onuru, ahlak, düşünce ve sanat bile alınıp satılabilir hâle gelmiş midir?
Finale doğru oyun, daha sert bir taşlamaya dönüşür. Satılan şeylerin aslında “birinci el” değil, defalarca el değiştirmiş, değeri düşmüş kavramlar olduğu ortaya çıkar. Ancak yine de alıcı bulmaları, toplumun bu düzene ne kadar alıştığını gösterir. Oyun, kesin bir çözüm sunmadan biter; seyirciyi kendi payına düşeni sorgulamaya davet eder.
Sonuç olarak “Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu”, Ferhan Şensoy’un tiyatro anlayışının özünü yansıtan; geleneksel ortaoyunu formunu çağdaş toplumsal eleştiriyle birleştiren, Derya Baykal’ın sahnedeki varlığıyla kadın bakışını güçlendiren, çok katmanlı ve düşündürücü bir taşlama oyunudur. Hem Türk tiyatro geleneğine bir saygı duruşu hem de modern Türkiye’nin aynası niteliğindedir.
Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Güzel, mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir gün sizlerle olsun. Keyifli izlemeler.
Hoşça kalın.
Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.