Ana içeriğe atla

Zygmunt Bauman - Akışkan Aşk Kitap Alıntısı

Belki de dünyanın alışkanlıklarını değiştirmek
ve insanın yaşadığı ortamı insan haysiyetine daha uygun bir yer kılmak, böylelikle yaş ilerledikçe çocuğun insanlığının tehlikeye girmemesini sağlamak daha iyi olurdu. Genç Henryk Goldszmit doğduğu yüzyılın umutlarını paylaşıyordu, insanların dünyanın iğrenç alışkanlıklarını değiştirebilecek güce sahip olduklarım sanıyordu: Hem gerçekleşebilir hem de gerçekleştirilmesi gereken bir görev. Ama zaman geçtikçe, iyi ve kötü niyet kurbanlarının ve “yan etkileri”nin sayısı zirveye vardıkça ve düşler hayal gücüne giderek daha az yer verecek şekilde, hayat yerini ölüme ve çürümeye bıraktıkça, söz konusu büyük umutlar bütün inandırıcılığını yitirdi. Henryk Goldszmit’in kendisinin bile bilmediği rahatsız edici hakikati Janusz Korczak gayet iyi biliyordu: insan haysiyetine yaraşır bir dünyaya götüren hiçbir kestirme yol yoktur; haysiyetlerini çoktan yitirmiş ve başkalarının haysiyetine saygı gösterme alışkanlığı olmayan insanlar tarafından her gün yeniden inşa edilen “reel dünya”nın ise haysiyet ölçütüne uyma şansı pek azdır. 
Bizim dünyamıza kusursuzluğu benimsetemeyiz. Ne erdem dayatabiliriz ne de erdemli davranmaya ikna edebiliriz. Bu dünyayı ne orada yaşayan insanlar için sevimli ve hoşgörülü kılabilir, ne de idealde arzu edilen haysiyet düşleriyle uzlaştırabiliriz. Ama denememiz gerek. Siz de deneyeceksiniz. Henryk Goldszmit’in kaleminden doğan Janusz Korczak olsaydınız siz de her koşulda bunu yapardınız. 
Ama nasıl denerdiniz? “Büyük Toplum” içinde güvenlik ve özgürlük dairesini kareye dönüştürmeyi başaramadığından, demir parmaklıklı sitelerin, alışveriş merkezlerinin ve lunaparkların tasarımcısı haline gelivermiş olan şu eski tarz ütopik kâhinler gibi denemezdiniz herhalde... Her insanın doğuştan sahip olduğu haysiyeti çalmak, çürütmek ve sakatlamak isteyen hırsızlara ve kalpazanlara karşı koruyarak yapardınız bunu; ve henüz vaktiniz varken bütün bir ömür boyunca sürecek bu göreve haysiyetli çocukluk yıllarınızda başlardınız. Ağaç yaşken eğilir!
Buna varmanın bir yolu, muhtemelen de en akla yatkını, insanın aşağılanma ve haysiyetsizlikleriyle çürümüş ve kirlenmiş bir dünyanın sağlığa zararlı sızıntılarından çocukları korumaktır; sığmak kapısının hemen öte tarafında işleyen orman kanununun sızmasını engellemektir. Korczak’ın öksüzler yurdu savaş öncesinde bulunduğu Krochmalna’dan Varşova gettosuna taşındığında, Korczak giriş kapısının kapatılmasını ve giriş katındaki pencerelerin tuğlalarla örülmesini emreder. Gaz odalarına pek yakında başlayacak sevk ihtimali gerçeğe dönüşürken, Korczak’ın öksüzler yurdunu kapatma ve bazılarının tek tek kaçma ihtimali (yalnızca bir ihtimal!) olur diye çocukları bırakma fikrine karşı çıktığı söylenir. Belki de bu zahmete değmediğini düşünüyordu: Sığınaklarının dışına çıktıklarında çocuklar korkuyu, aşağılanma ve nefreti öğreneceklerdi. En kıymetli değeri yitireceklerdi: kendi haysiyetlerini. Haysiyetleri bir kez ellerinden alındığında, hayatta kalmak neye yarar? İnsani değerlerin en kıymetlisi olan bu değer, insanlığın olmazsa olmaz özniteliği haysiyetli bir hayattır, yoksa ne pahasına olursa olsun hayatta kalmak değil.

Yorumlar

  1. Merhaba :) Bu kitap alınacaklar listemde uzun zamandır ama bir türlü denk gelmedi. Ve son zamanlarda sürekli karşıma çıkıyordu, şimdi de burda görünce dankkk! etkisi yarattı :))) Kocaman kucaklıyorum :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sürprizimi Açıklama Zamanı

Merhabalar Dün duyurusunu yaptığım sürprizin geldi çattı açıklanma zamanı. Benim için çok heyecan verici bir proje olduğunu kabul ediyorum. İçim içime sığmıyor desem yalan olmaz hani. O kadar heyecan yaptım. Allah'ım utandırmasın inşallah.

Mimlendim ve Mimledim 24 - Blog Yazarlarını Tanıma

Merhabalar Sevgili  İzel Tolu  ve  İnciden Notlar  Blog Yazarlarını tanıma miminde sağolsunlar beni de mimlemişler. Kendilerinin mim yazılarına aşağıdan ulaşabilirsiniz. O zaman sorulara geçelim. İzel Tolu Cevapları İnciden Notlar Cevapları

Fatih Murat Arsal Röportajı - 2 Kitap Hediye

Merhabalar Yazar röportajlarımıza çok sevdiğim aşkı yazan adam Fatih Murat ARSAL ile devam ediyoruz. Kendisine bu keyifli röportaj için tekrar teşekkür ediyor ve sizleri röportajımızla baş başa bırakıyorum.

Mimlendim ve Mimledim 34 - Sorularım Ve Ben

Merhabalar Bu sıralar mimler birikti. Sağolsun sevgili blog arkadaşlarım beni mimliyorlar ancak yoğunluğumdan bakamadım.

Mimlendim ve Mimledim 28 - Ben Bunu Yazamam

Merhabalar Derya'nın başlattığı mimde sevgili  Yurdagül  beni mimlemiş. Mimin konusu ise Ben Bunu Yazamam. Bakalım ben neleri yazıyorum? Neleri yazamıyorum? Hep beraber bakalım. Yurdagül'ün mimini ise  buradan  okuyabilirsiniz. Hadi başlayalım.

Mimlendim ve Mimledim 25 - Reklamlar

Merhabalar Bir Yıldızın Hikayesi  bloğunun sahibi çok tatlı bir mimde beni de mimlemiş sağolsun.

Mimlendim ve Mimledim - 20 Sinema Ve Ben

Merhabalar Sevgili  Girift  bloğunun sahibi Fatma Nur sinema konusundaki mimdeki beni de mimlemiş. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Yazısına  buradan  ulaşabilirsiniz. O zaman soruları cevaplamaya başlayalım.

Beyda'nın Kitaplığı 3 Yaşında

Merhabalar Bloğumu ilk hayata geçirmeyi düşündüğüm zaman aslına bakılırsa bu kadar büyük bir dünya hayal etmemiştim.

Mimlendim ve Mimledim 21 - Küçük Bir Mim

Merhabalar Sevgili  Feri Peri ,  Ece Abla  ve  İzel Tolu  Küçük bir mim yapmışlar ve beni de mimlemişler sağolsunlar. Ben bu sıra hangi yazıya yetişeceğime karar veremediğim için yazılar gecikmeli olarak geliyor. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyor ve hemen sorulara geçiyorum.

Sinan Yağmur - Aşkın Gözyaşları / Tebrizli Şems

Merhabalar Ramazan ayı nedeniyle okuma alışkanlığımı değiştirip, okunmayı bekleyen bu aya uygun kitaplarla devam ediyorum.