18 Haziran 2018 Pazartesi

Fatih Murat Arsal Röportajı - 2 Kitap Hediye

Merhabalar

Yazar röportajlarımıza çok sevdiğim aşkı yazan adam Fatih Murat ARSAL ile devam ediyoruz. Kendisine bu keyifli röportaj için tekrar teşekkür ediyor ve sizleri röportajımızla baş başa bırakıyorum.
Fatih Hocam öncelikle bloğuma hoşgeldiniz. Tüm kitaplarını okuduğum ve kalemini çok sevdiğim bir yazarla röportaj yapmak gerçekten çok heyecan verici. Eskişehir kitap fuarında da sizinle tanışma fırsatı maalesef bulamadım. İmza saatinizde müsait değildim ama umarım yeni kitap fuarında şahsen tanışma fırsatı bulabilirim. Dilersiniz sorularımıza geçelim.

* Kısaca kendinizden bahseder misiniz?
  Evli ve bir erkek çocuk babasıyım. İstanbul doğumluyum. Ömrümün yarısı doğuda geçti. Boş zamanlarımda sinemaya gitmeyi, resim yapmayı, bilgisayarla uğraşmayı, bol bol gezmeyi tercih ediyorum. Kitap yazmayı ise aralara sıkıştırıyorum.  

* Yazmaya ne zaman başladınız?
  Tam yılını hatırlamıyorum ama sanırım on yıla yaklaştı. Bir ramazan günüydü. Zaman geçirmek için okuduğum bir romanı hiç beğenmeyince “Ben bile daha iyisini yazarım” deyip kızmıştım. Birkaç gün sonra da öylesine yazmaya başladım. Şahane Gelin’i yazarken hiçbir planım, amacım yoktu. Sadece kendim için yazmaya başladım. Zaten o dönemde Türk yazarlara karşı hiçbir yayınevi açık değildi. Bugünlere gelmek ise tamamen tesadüf eseri oldu.

* Kitap ya da genel olarak yazma konusunu nasıl seçiyorsunuz? Etkileşim var mı? Yoksa tamamen tesadüf mü? Yani kurguyu önceden mi belirlersiniz? Yoksa bütün olay örgüsü siz yazdıkça mı gelişir? 
  Genel olarak kurguyu önceden belirlerim. Bazen çok zahmetli bir aşamada olur. Bazen de bir iki günde yerine oturur. Basit aşk romanları yazmaktan hoşlanmıyorum. Araştırmadan yazdığım romanım pek yoktur. Genellikle romanların sonu belli diye eleştiriliyorum. Tabii ki belli olacak. Ben mutlu sonları olan aşk romanları yazıyorum. Kitap kahramanlarından birisini öldürmek hikâyenin sonunu ilginç gösterecekse, eksik olsun. Hangi mutlu sonlu aşk romanının bitiş şekli belli değil ki?  Kurgu aklıma genellikle aniden gelir. Aynı anda iki romanı yazdığım bile olmuştur. Tıpkı şimdiki gibi. Her zaman yol haritam bellidir. Yani romanın başı, ortası ve sonunda neler olacağını bilirim. Araları da yavaş yavaş uygun gelişmelerle doldururum. Çok ender olarak düşündüğümün dışında bir kurguya geçerim. Yine de aklımdaki sona ulaşırım.

* Kimsenin okumayacağını bilseniz bile yazmaya devam eder miydiniz? 
  Elbette yazmaya devam ederim. Çünkü ben kendim için yazdığımı her fırsatta söyledim. Benim hiçbir tarihte para kazanayım, ünlü olayım gibi bir düşüncem olmadı. Olmadığını da beni yakından tanıyan herkes bilir. Ben yazmaya başladıktan, tanınmaya başladıktan sonra bile kişilik olarak hiç değişmedim. Rahatlamak için yazdığım şeylerin başkalarını da rahatlatabileceğini düşündüğümden, insanlarla paylaşmaya karar verdim. Şu var ki zaman zaman yazmayı bırakmayı da düşündüm. Bazen o kadar acımasız ve gereksiz saldırılar, eleştiriler oluyor ki, ben bunun için mi devam ediyorum diye düşünüyorsunuz. Mesela geçen gün instagramda bir kadın, bir önceki romanımdan nefret ettiğini yazmıştı. Bir romandan nasıl nefret edilir ki? İçinde ensest ilişki mi var? Cinayete veya tecavüze yönlendirme, aile ilişkilerine saldırı mı var? Konuyu sevmezsin. Karakterleri sevmezsin. Bunu anlarım. Okumazsın o zaman. Ama okuyup da nefret ettim ne demek hiç anlayamıyorum.

* İlk kitabınızı çıkarmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz? 
  Sanırım o zamanlar altı kitabım internette paylaşımdaydı. Altı veya yedi yıl önceydi. Yazdıklarım neden sadece bende kalsın deyip, internette her hafta bir tanesini paylaşmıştım. İnanılmaz bir hızla kitaplar popüler oldu. Zamanla bazı okurlar "neden kitapları bastırmıyorsunuz?" hocam diye sordular. Sorular sıklaştığında benim de aklıma olabilirliği gelmeye başladı. Tabii o zamanlar tek bir yayınevi bile, adı hiç bilinmeyen bir Türk yazara karşı ılımlı değildi. Hele erkekseniz, aşk romanı yazıyorsanız işiniz iki misli daha zor. Ben de ilk romanımı kendi paramla bastırdım. Aslında basan yayınevinin beni yılda 250 adet bile satamayacağım konusunda uyardığını söylemeliyim. Neyse ki öyle bir şey olmadı ve yatırdığım paranın fazlasını geri aldım. Dürüstlüğü ve yardımları için Cinius’a buradan teşekkür ederim.

* İnsanların çoğu "hayatımı yazsam roman olur" der. Sizce herkes kitap yazabilir mi? Yazmak bir yetenek midir?
  Bu konuda bana çok mesaj geliyor. "Hocam ben yazamıyorum ama size hayatımı anlatayım, siz yazın, kesin roman olur" diyorlar. Bunu iki sebeple yapmam. Birincisi gerçek hayatlar benim yazım tarzıma uygun değil. İkincisi, bunları süsleyerek yazabilirim belki. Sonlarını da güzel yapabilirim. Fakat roman tutarsa bir de, başıma kesin iş alırım. Bu sefer kalkar birisi benim hayatımı yazdı diye ileride hak iddia eder. Ben en ufak bir pürüz olmasın diye tek bir aşk romanı bile okumuyorum. Bu şekilde bana başvuranlara da, sen kendin yaz diyorum. Nazikçe tabii. Onlar yazabilirler mi peki? Yazabilirler. Bir ara Wattpad’e göz atmıştım. Romanlarımın bazıları tarafından çalındığını söyleyip beni uyaran kişiler olmuştu. Baktıklarımın çoğu o kadar kalitesiz, düşük cümleli, başı sonu belli olmayan hikâyelerdi ki! O mecrayı ünlü olmak, kitap bastırmak adına kullanan çok kişi var maalesef. Bir şeye yüreğinizi koymazsanız, başkaları için yaparsanız, bence çok başarılı olamazsınız. Kısacası herkes kendi hayat hikâyesini yazsa, Wattpad’de mutlaka okuyan bir kesim olur. Fakat oradan daha ileriye gider mi? bilemem. Çünkü roman yazmak sadece aklındakileri kâğıda dökmek değildir. Büyülü kelimelerle insanların hayal gücüne konuk olmaktır. 
  
* Yazma ritüelinizden bahseder misiniz? Mesela hangi ortamda, hangi metaryallerle, hangi müzikle ve nasıl bir coğrafya da yazmayı tercih edersiniz? 
  Genellikle oturma odamızda, televizyon açıkken, yanımda eşim de varken yazarım. Gündüz yalnız başıma ve sessiz bir ortamda yazmayı pek sevmiyorum. Ruhum sıkılır öyle. Akşamları bana çok uygun. Küçük seyyar laptop masamı kendime çeker, bazen televizyon izlerken bazen de müzik dinlerken yazarım. Yazdığım kurgunun ruh haline göre değişir. Fakat en verimli olarak herkes yattığında, gece ikiye kadar olan kısımda yazıyorum. İşte o zaman televizyon da olmuyor. İşte o zaman yalnızlık beni sıkmıyor. Sessiz bir ortamda, kendimi tamamen romanın içine yerleştiriyorum.

* Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyeleriniz var mı? 
  İlk olarak bence öncelikle kendi tarzlarını bulsunlar. Başkalarının konularından esinlenmelerle, başkalarının kelimeleriyle başarılı olmak çok zor. En moda sözcük esinlenme oldu bu arada. Birisinin konusunu alıyorsunuz. Kar yerine yağmur, garson kız yerine barmen kız yazıyorsunuz. Adlarını değiştiriyorsunuz. Bir yerden sonra konunun ipini kaçırıp belki kendinize ait bir konuya da sapabiliyorsunuz. Fakat neticede orijinal olmuyor. Ben de orijinal yazıyorum diye iddia etmiyorum. Elbette benim yazdığım konuların benzerleri de olabilir. Fakat yüzde on benzerlik bile büyük bir şanssızlık olurdu ki, ben buna izin vermem. Yazmadan önce ve yazdıktan sonra pek çok kişiye danışıyorum. Daha basılmadan önce soruyorum bu insanlara hiç benzerini okudunuz mu diye. Ben okumasam da onlar okumuş olabilirler. Unutmayalım ki büyük yazar Shakespeare tüm konuları yazmış. O yazmış diye biz kendi dilimizle ve anlayışımızla yeni bir şey yazmayalım mı?
İkinci olarak kurguyu iyi planlasınlar. Eksik bir şey olmamalı. Ben gün gün tarih cetveli tutarım. Hangi kahramanım ne zaman doğmuş, ne zaman evlenmiş ve hatta ne zaman hamile kalabilir hepsini yazarım. Son romanımda adli tatili bile düşünmek zorunda kalmıştım. Bunu da bana bir okurum hatırlattı.
Üçüncü olarak öncelikle kendi zevkleri için yazsınlar. Başkaları için yaptığınızda, kendi ruhunuzu kaybediyorsunuz. Bana bazı şeyleri değiştirmem konusunda o kadar mahalle baskısı oluyor ki, cidden büyük sıkıntı yaşıyorum. Tarzımı değiştirmeyi düşünüyorum ama inatla hakaret edenler, küçümseyenler, başkalarını alkışlarlarken bir erkek yazdığı için küçük görenler oluyor. Yine de FMArsal okuyanlar ne ile karşılaşacaklarını biliyorlar. Okumak bir zorunluluk değil, bir tercih olduğu için kimsenin sözlerini takmıyorum. Yeni yazarlar da takmadan, kendilerine özgün bir tarz bularak zevkle yazsınlar.

* Bir gün kurgu olmayan bir şey yazmayı düşünüyor musunuz?
  Şimdilik öyle bir düşüncem yok. Hangi kurgu yüzde yüz gerçektir ki? Veya hangi kurgu yüzde yüz hayaldir? Benim yazdıklarımın da çoğu gerçek hayattan alıntılarla doludur. Kimse bilmez ben bilirim. Sadece bazen süslemek, insanların keyifle okumasını sağlamak gerekir.

* Bir yazar olarak okuduğunuz ve beğendiğiniz yazarlar kimler?
  Aşk romanı okumuyorum ama adlarını duyduğum pek çok değerli yazar var. Şu anda çoğu da bizim yayınevimizde. Genellikle macera ve bilimkurgu romanları okumayı seviyorum. Fakat bir süredir okuyamıyorum. Roman yazmak ciddi zamanımı alıyor. İş hayatım da yoğun. Yine de okursam eğer, mesleki olarak bilgisayar kitapları ve bilimsel kitaplar daha çok hayatımda yer alıyor. Eminim CodeGear, Delphi, Coraldraw, Lightwave desem çoğu okurum için pek bir anlamı olmayacaktır. 

* En son hangi kitabı okudunuz?
  Doğrusunu söylemek gerekirse, dinlenmek için kendi kitabım olan İki Renk Aşk kitabını okumuştum. Zaman geçince kendi yazdığınızı bile başkasının kitabıymış gibi okuyabildiğinizi fark ediyorsunuz.

* Şu anda yazmış olduğunuz yayımlanan on dört kitabınız var ve son kitabınız Aşk Başka Bir Şey yayımlanalı çok uzun zaman olmadı. Fakat yine de yeni kitap veya yeni projeler var mı?  (Fazlasıyla aç gözlü olduğumu kabul ediyorum )
  Şu anda Ödünç Aşk kitabı üzerinde çalışıyorum. Bir de yeni kurgusu olan bir roman üzerinde çalışıyorum. Bunu ilk kez size bildiriyorum. Aslında yazmaya başladım bile. Biraz ilerleyeyim nasıl bir şey olduğunu açıklarım sanırım.

Bu çok güzel bir haber ve bana bu haberi verdiğiniz için inanılmaz mutlu oldu. Çok teşekkürler. Çıkış tarihini dört gözle bekliyor olacağım :)

* Asıl mesleğiniz nedir?
  Asıl mesleğim öğretmenlik. Meslek lisesinde Makine Teknolojileri öğretmeniyim. Kitap yazmaktan bile çok sevdiğim bir meslektir öğretmenlik. Hiçbir gününden pişman olmadım. Öğrencilerimi ve birilerine bir şey öğretmeyi seviyorum.

* Yazmak sizin için hayat boyu sürecek serüven mi? Yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğünüz bir zaman var mı?
Daha evvel de dediğim gibi, zaman zaman bırakmayı düşündüğüm oldu. Sanıldığı gibi ışıltılı bir şey değil yazmak. Başkalarıyla paylaştığınız hiçbir şey kolay değil aslında. Şimdilik kesin bir şey diyemem. Zaman gösterecek. Elbet bir gün tükendiğim bir zaman da gelecektir.

* Günümüzde gençlerin sosyal medya sitelerinde çok zaman geçirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
  Sadece gençler değil ki. Herkes bu hastalığa tutulmuş. Bilemiyorum ama çağın vebası sanırım. Artık daha az konuşuyor, daha az sosyal faaliyetlere katılıyoruz. Eskiden televizyondu bizleri ayrıştıran. O bile sadece geceleriydi. Sosyal medyanın ise hayatımızda hiçbir saat dilimi yok. Her an onunla iç içeyiz. Kâr zarar oranına bakarsak, bence zarardayız. Belki o da zamanla eskiyecek. Belki bizi yine meşgul edecek daha farklı bir şey hayatımıza girecek. Engel olamadığımız gelişmeler bunlar. Öğrencilerime de engel olamıyorum. Bahçede koşarak top oynayacaklarına, yan yana telefonlarıyla ağ üzerinden oyun oynuyorlar. Elden bir şey gelmiyor maalesef. Z kuşağı deyip işin içinden çıkıyorlar.

* Günümüz gençliğine üç tavsiye verecek olsaydınız bunlar ne olurdu?
  Bir eğitimci olarak kendimi tavsiye verecek konumda hissediyorum.
  Birincisi, donanımlı olsunlar. Boş işlerle uğraşacaklarına kendilerini yetiştirip, hayatta silah olarak kullanabilecekleri bir şeyleri öğrenmeye çabalasınlar.
İkincisi, vatana millete hayırlı gençler olsunlar. Kavgadan değil, barıştan ve çalışkanlıktan yana olsunlar.
Üçüncüsü de, ailelerine ve milli değerlere saygılı olsunlar. Bizi biz yapan ailemiz ve değerlerimizdir.

* Kitaplarınızda yayımlandıktan sonra şunu yazsaydım yada şunu yazmasaydım dediğiniz oldu mu?
  Pek olmadı. Beğensinler veya beğenmesinler, her kurguda mecburi şartlar vardır. O şartı kaldırırsanız, kurgunuzun diğerlerinden hiçbir farkı kalmaz. Şahsen ben farklı bir bakış açısı ile yazdığımı düşünüyorum. O yüzden yazdıklarımdan pişman değilim.

* Yazmadığınız zaman ne yaparsınız?
  Çoğu zaman bilgisayarla uğraşırım. Bunların içinde programcılık, animasyon ve mesleki derslerden olan Solid gibi şeyler var. Tasarım yapmayı çok severim. Bilgisayar bunun için bana imkân sunuyor. Diğer zamanlarda ise gezmek en büyük zevkim. Sinemaya gitmek ve yemek yapmak da öyle. Hepsi de dinlendirici şeyler. 

* Kitap fuarlarıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?
  Bazı kişiler bu fuarlardan bizim bolca para kazandığımızı düşünüyorlar sanırım. Ayrıca, fuarlar çoğaldıkça, hakarete varan sorular gelmeye başladı. Neden falanca kente fuarımıza gelmiyorsunuz gibi. Kimse farkında değil ki, biz bu fuarlara gelmek için dört beş saat önceden yollara çıkıyoruz. O da uçakla gidersek. Uçak olmayan yerler de var. Saatler süren araba yolculukları var. Üstelik erkenden de fuara gelip neredeyse görevlilerle birlikte fuarı açıyoruz. En son Samsun fuarında tam beş saat hiçbir şey yapmadan sandalyede oturup imza saatinin gelmesini bekledim. Geri dönüş de ayrı bir dert. Gece üçte dörtte evde oluyoruz. Sadece ve sadece iki saat okurumuzla birlikte olalım diye... Para kazanmadığımız gibi cebimizden para harcadığımız da oluyor. Fuarlar çoğaldı. Aynı anda birkaç fuar olabiliyor. Ne yazık ki aynı anda tek bir fuarda olabiliyoruz. Üstelik bizim de bir özel hayatımız, iş hayatımız var. Her fuara geleceğiz diye bir şey yok. Okurlarımızın bunları dikkate alması gerekiyor.
Diğer yandan kitap fiyatları fuarlarda gerçekten ucuz değil. Ucuz değil ama o standların kiralama fiyatlarını duysanız, neden pahalı olduğunu anlarsınız. Hiçbir yayınevinin o kirayı ve çalışanlarının ücretini kurtardığını sanmıyorum. Sadece reklam adına ve orada olmak adına fuarlara katılıyorlar.
  
* Hayatınız boyunca yaşadığınız pişmanlık var mı?
  Vardır tabii. Kimisi komik. Mesela çok yakın bir tanıdığınıza dalgınlıkla başkasının ismiyle seslenmek gibi. Fakat pişmanlıklarımız, hatalarımız, bizi biz yapan şeylerdir. Onları sahiplenip yolumuza ders alarak devam etmek en iyisidir.

* En büyük korkunuz nedir?
  Asla malcı mülkçü olmadım. En büyük korkum sevdiklerime bir zarar gelmesidir.

* Aşk sizce nedir? İlk görüşte aşk var mıdır?
  İlk görüşte aşka inanırım. Fakat aşk kalıcı değildir. Bir ateş gibi düşünün. Hızla büyüyen, harlayan bir alev. Her şeyi yakar o an. Ancak sonra birden küçülür. Eğer sağlam bir temeli yoksa, alev kolayca yok olabilir. Fakat geride bir köz bırakmışsa, bu sevgidir işte. Sevginin dayanıklılığı fazla, etkisi uzundur. Zaman zaman közü karıştırıp canlandırmak, her birbirini seven çiftin yapması gereken şeydir. Yemeğe gitmek, sinemaya gitmek, bebek sahibi olmak, acı veya tatlı bir şeyleri paylaşmak o közü her zaman canlı tutar. Aşk sevgiye kavuşur.

* Okurlarınızla aranızda nasıl bir bağ var?
  Ben özel bir bağ olduğunu düşünüyorum. Benim okurlarım genellikle olgundur. Yaşları küçük olan pek yoktur ama olsa bile onlar da kişilik olarak olgundurlar. Ağırbaşlı, kibar insanlardır. Aksi tür bir okur bizim ailemizde barınamaz. Kendisini hemen belli eder zaten. Ben çoğu okurumun derdini, özel hayatını bilirim. Onların bilmemi istediği kadarıyla tabii. Çocukları olduğunda onlarla birlikte sevinirim, dertleri olduğunda onlarla birlikte üzülürüm. Biliyorum ki onlar da benim için aynısını düşünürler.

* Son olarak eklemek istedikleriniz var mı ya da okurlarınıza mesajınız var mı?
  Mutlu sonları seviyorsanız, keşke biz de böyle aşklar yaşasaydık diyorsanız, aile ve dostluk birliği yüzünüzü güldürüyorsa, FMArsal romanlarında uzun süre görüşeceğiz demektir. Herkes sağlıcakla kalsın. Teşekkürler.

Not : Bu röportajı bloğunda okuyup yorum yazan iki kişiye imzalı istedikleri bir kitabı hediye edeceğim.

Fatih Hocam keyifli bir sohbet oldu. Umarım ilerleyen zamanlarda sizi yine bloğumda konuk edebilirim. Zaman ayırıp röportaj yaptığınız için tekrar teşekkür ederim. Kitap hediyeleriniz için de çok teşekkürler. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun.

36 yorum :

  1. Çok güzel bir röportaj olmuş. Yazarın Şahane Gelin kitabını okudum sadece. Diğer kitaplarını da kısa zamanda okumak istiyorum. Emeklerinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer kitaplarını da mutlaka okumalısınız :9

      Sil
  2. Canım keyifle okudum ve istanbula gelince kitaplarına bakacağım.
    Sevgilerimle 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka bak canım. Çok güzel kitapları var. Sevgiler benden canım ;)

      Sil
  3. Aşk başka bir şey kitabının yeni çıkmasına rağmen beklediğimiz ödünç aşk kitabından sonra yazımına başlanmış yeni bir kitabın müjdesini almak çok mutlu etti beni, ayrıca çok teşekkür ederim Beyda'nın kitaplığına ve Fatih Hocama bu güzel röportaj için. Hoşçakalın 🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz teşekkür ederiz. Bu gerçekten de çok güzel bir haber gerçekten. Bende sabırsızlıkla yeni kitabın çıkmasını bekliyorum. Sevgiler :)

      Sil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. heey saol güzel sohbetti :) evde tv ve müzik açıkken yazması değişik. genelde herkes sessizlikte yazar ve de yalnızken :) okuycam ben de kitaplarını tabikideee :) aşk romanlarını demekkiii otomatiğe bağlamış :) belki farklı türler de yazar işallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu zamana kadar hep aşk yazdı. Belki de yazar kimbilir? Bende yazarken sessizlik ve hafifi müzik olmasını tercih ederdim. Tv açıkken yazamam bende :)

      Sil
  6. Fatih Murat Arsel yeni haberdar olduğum ve romanlarını çok merak ettiğim bir yazar. Yakında okuduğum kitaplar bitince FMArsel'in romanlarından birine kesinlikle başlayacağım ve bu güzel rööportaj için hem Beyda'ya hem de FMArsel'e teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz teşekkür ederiz canım. İnşallah diğer kitaplarını da kısa zamanda okuyabilirsin :) Sevgiler ;)

      Sil
  7. Okudum yazıyı.İnşallah o iki kişiden biri ben olurum.
    Gençlere tavsiyelerine de katılıyorum.Hoşuma gidiyor röportaj okumak.Devamı gelsin istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni röportajlar gelecek canım. Bol şanslar olsun :)

      Sil
  8. Son iki kitap hariç tüm FMArsal kitaplarını okudum ve begendim. Son iki kitabıda okumak isterim. Güzel bir sohbet olmuş yüreğinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım kısa zamanda okuma fırsatınız olur. Çok teşekkürler. :)

      Sil
  9. Bende bir gün böyle başlayıp kitap yazasım var yazar gibi :D

    YanıtlaSil
  10. Çok güzel röportaj olmuş. Kitaplarını aldığım zaman bitmesin diye elimden geldiğince geç okumaya çalıştığım yazarlardan birisi fatih hoca oda en fazla 1 veya 2 gün oluyor �� Başlayınca da hemen bitiyor �� Kalemine bayılıyorum kişiyi hiç sıkmıyor aksine biran önce sayfa bitsin diğer sayfaya geçeyim diye hep can atıyor insan en azından benim için böyle. Bütün kitaplarını okudum hepsi birbirinden güzel. Herkesin olduğu gibi bende de ayrı yeri olan kitapları var. Karekterler ve özellikleri de ayrı bir güzel. Bazen öyle bi cümle okuyorsunuz ki adeta ders niteliğinde. Fatih Murat Arsal okuyupta pişman olan yoktur diye düşünüyorum. Ödünç aşk yazılıyor,yeni bir kurgu da var daha ne olsun �� bir an önce bitmesi dileğiyle �� Fatih hocadan imzalı hediye kitap �� süper ötesi olurdu ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Fatih Hocam'ın kitaplarını okumaya başladığımda neredeyse bir günde bitiyor. Sonra doyamayıp tekrar tekrar okuyorum. Bol şanslar o zaman :)

      Sil
  11. Çok güzel röportaj olmuş. Kitaplarını aldığım zaman bitmesin diye elimden geldiğince geç okumaya çalıştığım yazarlardan birisi fatih hoca oda en fazla 1 veya 2 gün oluyor 😄 Başlayınca da hemen bitiyor 😩 Kalemine bayılıyorum kişiyi hiç sıkmıyor aksine biran önce sayfa bitsin diğer sayfaya geçeyim diye hep can atıyor insan en azından benim için böyle. Bütün kitaplarını okudum hepsi birbirinden güzel. Herkesin olduğu gibi bende de ayrı yeri olan kitapları var. Karekterler ve özellikleri de ayrı bir güzel. Bazen öyle bi cümle okuyorsunuz ki adeta ders niteliğinde. Fatih Murat Arsal okuyupta pişman olan yoktur diye düşünüyorum. Ödünç aşk yazılıyor,yeni bir kurgu da var daha ne olsun 😄 bir an önce bitmesi dileğiyle 🙏 Fatih hocadan imzalı hediye kitap 🤔 süper ötesi olurdu 😄

    YanıtlaSil
  12. öncelikle bizi fatih hocam ile buluşturduğunuz için teşekkür ediyorum. süper bir röportaş olmuş. fatih hocamın son kitabı hariç tüm kitapları var, ve okudum, çok beğendim.
    fatih hocam benim için bir yazardan çok abi gibidir. ve kaybetmeyi göze alamayacağım insanlardandır. allah yolunuzu açık etsin fatih hocam. inşallah çok daha güzel yerlerde göreceğiz sizi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz Fatih Hocam'a çok teşekkür ederiz. Röportaj isteğimizi kırmadığı için. Kesinlikle ne yazsa okuyacağım yazarlardan :)

      Sil
  13. bu arada yeni kitapların haberide beni çooook mutlu etti. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yeni iki kitap projesi varmış. Bu haber beni de çok mutlu etti. Umarım kısa zamanda kağıt kokusuyla buluşur :)

      Sil
  14. Uzun ve dolu dolu bir roportaj olmuş... Sorular ve cevaplar profesyonel yayıncıların mecbualarındaki gibi ihtimamla hazırlanıp cevaplanmış... Tebrik ediyorum... Yazarı ilkkez sizden duydum... samimi ve dobra (açık) bir kalemmiş... Kitabını okumak ta nasip olur inşallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah mutlaka okuyun. Aşkı çok güzel yazıyor. Kurguları güzel. Sıkılmıyorsunuz ve en önemlisi de bana göre mutlu sonlar :)

      Sil
  15. gençlere tavsiyesini çok sevdim donanımlı ve boş işlerle uğraşmayan gençlerin yetişmesi dileğiyle

    YanıtlaSil
  16. Çok güzel bir röportaj olmuş sorularına sağlık :)

    YanıtlaSil
  17. Muhteşem bir roportaj olmuş 😊 keyif alarak okudum. Harika sorular ve muhteşem yanıtlar. FMArsal farkı 💖💕
    Ben iki renk aşk Vural ile başladım ve diğer eserler ile devam ediyorum. Iyi ki varsiniz güzel yürekli yazarımız. Sayenizde imza kuruklarinda cok guzel dostlar edindik. Seni cok seviyoruz 💖💕💟

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Bizde kendisini ve kalemini çok seviyoruz :)

      Sil
  18. Bir yazarı tanımak gerçekten çok keyifli. Soruları da iyi seçiyorsunuz, tebrikler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuduğunuz için ben teşekkür ederim :)

      Sil