15 Eylül 2018 Cumartesi

Selvi Atıcı - Gitme

Merhabalar

Selvi Atıcı kitaplarını bitirmeye karar verdim. Hele ki birbirinin devamı kitaplar olunca insan merak etmeden duramıyor.
Tersten başlamış olsam da önce Pinokyonun Rüyasın'ı sonrasında da Kimliksiz'i okumuştum. Deryal ve Burcu'nun oğlu Tunç Mirza'nın hikayesini çok merak ediyordum. O zaman buyurun başlayalım.

Tunç Mirza; Tunç ve Mirza olarak iki karakter. Tunç ailesi ile arasına mesafe koymuş, kendisini insanlardan soyutlamış, tek gecelik ilişkilerin adamı, çapkın, öfkeli ve önüne geçilmez biri olsa da Mirza tamamen zıttı bir karakter. Sevgi dolu, aile düşkünü ve aşık. (Diyeceksiniz ki, nasıl oluyor? Oluyor işte.) Bir o kadar da yakışıklı ve karizmatik. Kızlar peşinde ama hiçbirine yüz vermiyor. Kadınlar ve aşk onun kitabında yazmıyor. Babasının Kayıp Şehir kulübüne ortak ancak oranın sorumluluğunu çok yakın arkadaşı ve de ortağı Ali'ye vermiş durumda ve mecbur olmadıkça hiç bir şeye karışmıyor. (Ali Kimliksiz'den tanıdığımız Adem'in oğlu.)

Tunç bir gece canı çok sıkkın olduğundan bir arkadaşıyla buluşup kafa dağıtmak ister. Normalde ölçülü şekilde alkol tüketen Tunç, o gece ölçüyü kaçırır ve yolları Hayat ile kesişir. Tunç Hayat'tan hoşlanır ve bir şekilde evine götürür. Alkolünde etkisiyle ikili geceyi beraber geçirirler.

Hayat Altınel, Ziraat Mühendisliği öğrencisi ve Adanalı zengin bir ailenin kızıdır. Ailesinden uzakta üniversite okumaktadır ve Tunç'a ilk gördüğünden beri kafayı çizecek şekilde platonik olarak aşıktır. O kadar aşıktır ki, sırf onu görebilmek için gittiği mekanlara gider, fotoğraflarını biriktirir ve hatta daha da ileri giderek dersleri çok iyi olmasına rağmen sırf onu görebilmek için tek dersten yaz okuluna kalır. O gece barda Hayat Tunç'la karşılaştığında resmen kendinden geçer. Çünkü Tunç o mekana gelen biri değildir. Üstelik Hayat'taki ne şanstır ki Tunç'la aynı masada yan yana oturmaktadır. 

O geceyi beraber geçirmeleri Hayat'ın ulaşabileceği son noktadır. Hayat her şeyi göze alarak Tunç'la geceyi geçirir ama sabah olanlar Hayat için her şeyin sonu olur. O geceden sonra hayat, Hayat için hiç de kolay olmayacaktır.

Tunç Mirza şu ana kadar gördüğüm en sinir bozucu, en hödük, en en....gerisini siz doldurun öyle biri. Ama bir o kadar da bağrıma basıp, sarıp sarmalamak istediğim biri. Böyle bir karakter yok. O derece diyeyim. Hayat'ı hayatına aldıktan sonra yaptıkları gerçekten yenilir, yutulur şeyler değildi. Bir insan ne kadar eziyet edebilirin en iyi örneğiydi. Fakat kitabın sonunda dönüştüğü insan için bile başlarda yarattığı kötü karakter kesinlikle okunur. Tunç'un yaptıkları gerçekten ağır şeylerdi. Hayat'ın sabır gücüne hayran kalmamak elde değil. Hayat o kadar çok şeyle mücadele etti ki ben eder miydim? bilemiyorum. Ama gururundan bir an bile ödün vermedi. Helal olsun.

Hayat çok güzel sevdi. Gerçekten onun gibi seven biri daha var mıdır? diye kitap boyunca düşünmeden edemedim. Tunç'u her şeyiyle kabul etti. Hayat'ın o saf sevgisi için bile kitap yeniden okunabilir. Hayat'ın Tunç'a rağmen Tunç'u sevmesi gerçekten takdir edilesi. Detay vermiyorum ki büyüsü kaçmasın.

Hayat'ın ailesinin yaptıkları da affedilir gibi değildi. Bir aile ne olursa olsun çocuğunun arkasında durmalıydı. Ama Tunç'un Hayat'ın babası ile yaptığı konuşma bence efsaneydi. 

Kitap sonundaki final ise hiç beklemediğim bir şeydi. Tunç'tan beklenmeyecek hareketlerdi. Yaptığı Hayat'ının puzzle'ı gerçekten kitabın son noktası olmuş. 

Kitaba başladığınızda her ne kadar tutkulu bir aşk okumayacağınızı düşünseniz, hatta kitabı elinizden bırakmak isteseniz de, sakın öyle bir hata yapmayın ve sonuna kadar okuyun. Kesinlikle pişman olmayacaksınız.

Selvi Atıcı kalemiyle geç tanıştım ama ne yazsa okurum dediğim yazarlar arasına girmeyi başardı. Yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyorum ve kendisine bol okurlu kitaplar temenni ediyorum.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Okumaya, gülmeye ve hayatı sevmeye devam. Mutlu hafta sonları olsun.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

Nefret ve aşk arasındaki mesafe ne kadardır?

Kilometrelerce mi?

Belki bir adım kadar yakındırlar birbirlerine?
Belki de aralarında zerre kadar dahi uzaklık yoktur. Üstelik birbirlerine dönüşmeleri öyle hızlı gerçekleşir ki, hiçbir kalp nasıl sevdiğinden bir anda nefret ettiğini, sonra onu yeniden nasıl sevdiğini anlayamaz.
Sırılsıklam âşık olan bir kadın…
Tek gecelik ilişkilerin adamı olan bir erkek…
Ve geçirilen tek geceden sonra birbirinden nefret eden
ya da belki tamamen âşık olan iki insan...
Gerçekte hissettikleri şeyin ne olduğunu keşfetmeleri ise hiç kolay değil…
Gitme, aşkın ve nefretin sınırlarında dolanmanıza neden olacak.


Basım Yılı : 2016

Sayfa Sayısı : 496

Nemesis Kitap

2 yorum :

  1. Her ne kadar güzel olduğunu ifade etseniz ve güzelce anlatmış olsanız da bir kitabın üstüne eğer bir fotoğraf varsa bütün hayal gücünü kısıtlıyor ve özgürlüğümü elimden alıyor gibi hissedip, kaçıyorum ondan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. adamkarga;
      bende genelde kapakta fotoğraf olan kitapları sevmiyorum ama seçim çok iyi olmuş. Bu resmen Tunç Mirza :)

      Sil