Fazıl Hüsnü Dağlarca - Saadet
Düşün, kiliselerden geçen kuşları,
Adalar ki yelken açmış karanlıktan.
Ve ben dinler gibi yazayım
Altın masallarını birer birer, açıktan.
Binalar ki caddeleri emziren bir ana,
Binaların beklenen mavi pencereleri.
Seni ilk gördüğüm nasibe bir selâm olsun,
Çevir yelkovanlarla zamanı, geri.
Geçsin, aşkım gibi, kalbinden,
Gece yarılarındaki meçhul üşümeler.
Vatanın en uzak köşelerinde
Hatırla ki birisi nöbet bekler.
Rüyalarımda devam ederken çocukluğun,
Sezerim gecelerin Allah’a değen tarafını.
Yazımın bu en karanlık yerinde,
Alnımda bir serinlik, semanın alnı.
Manzaralar ki benden ayrı seyrettin,
Bilmem nasıl, ruhum aşina olur.
Diyar ve beldeler dolusu
Ellerinden ellerimde kalan nur.
Azabın karanlık hayvanları arasında,
Gözlerim hemen fark eder birisi, uyudu mu.
Seninle hayatın yaşadığı şu noktada
İnkâr ediyorum çirkin vücudumu.
şiirleri anlamak kolay olmuyor :)
YanıtlaSilDeep;
SilBazen ben defalarca okuduğum halde anlamıyorum. Acaba şair burada ne demek istemiş:))