
Herkese Merhaba,
Bugün yine güzel bir radyo tiyatrosu oyunumuz ile sizlerleyim. Oyunda narsist kişiliğe çok güzel bir örnekleme yapılmış. Ayrıca bencilliği de işin içine katabiliriz. Fakat toplumumuzda ne yazık ki bu tarz çocukların yetişmesine neden olan kişiler de ne yazık ki anne-babalardır. Farkındalık yaratan bu oyunu dinlemenizi tavsiye ederim.
Hayat Güzel Olmalı Radyo Tiyatrosu
Ayşe, üniversite yıllarını dersler ve baskı arasında sıkışarak geçiriyordu. Başarılı bir öğrenci olmasına rağmen, hayatının odağında her zaman erkek kardeşi Suat vardı. Ailenin tek oğlu olan Suat, bu konumunu alabildiğine kullanıyor, şımarık, bencil ve Ayşe'nin akademik hayatını sabote edecek kadar manipülatif davranıyordu. Ayşe’nin kazandığı tüm başarılar, Suat'ın disiplinsizliğinin ve başarısızlığının üzerini örtmek için kullanılan bir perdeydi.
Ayşe, bu sürekli baskıdan kurtulmanın yolunu, Suat'ın dikkatini tamamen başka bir yöne çekmekte buldu. İstanbul'da yaşayan arkadaşı Aysu'dan yardım istedi. Plan basitti: Aysu, Suat’a düzenli olarak mektuplar gönderecek, onu kendi dünyasından uzak bir ilgi alanına yönlendirecekti. Aysu, Ayşe’ye olan dostluğundan ötürü bu oyuna girmeyi kabul etti.
Mektuplar başladığında, Suat'ın hayatı değişti. İlk defa, ailesinin beklentilerinden bağımsız, sadece kendisi olarak algılandığı bir iletişim kuruyordu. Şımarık kabuğunun altındaki güvensiz ve ilgiye aç genç adam ortaya çıktı. Suat, mektupların sahibine, Aysu'ya hızla bağlandı. Ayşe de nihayet evde biraz huzur bulmuştu.
Bir süre sonra, Suat ve Aysu mektuplaşmayı bırakıp, yüz yüze tanışmaya karar verdiler. Buluştuklarında, sanal bağın gerçek hayatta da güçlü olduğunu gördüler. Suat, Aysu’ya olan duygularının sıradan bir ilgiden öte, gerçek bir aşka dönüştüğünü fark etti.
Ancak Aysu için durum çok daha karmaşıktı. O, zaten mantıklı ve düzenli bir hayat kurmak üzere olduğu, ailesinin onayladığı bir sözlü ile nişanlanmak üzereydi. Aysu, Suat’la tanışmanın yarattığı bu beklenmedik duygu seli karşısında bocaladı.
Artık Aysu, bir seçim yapmak zorundaydı: Ya hayatını düzene, güvenceye ve mantığa dayalı bir evliliğe adayacaktı; ya da kalbinin peşinden giderek, bencil ve şımarık geçmişinden yeni yeni sıyrılmaya çalışan Suat ile belirsiz bir geleceğe adım atacaktı. Bu seçim, sadece Aysu'nun geleceğini değil, aynı zamanda Suat'ın karakter gelişimini de belirleyecek ve Ayşe'yi yıllardır süren aile baskısından tamamen kurtaracaktı. Hayat güzel olmalıydı, ama hangi bedelle? Bu sorunun cevabı Aysu'nun dudaklarında saklıydı.
Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Güzel, mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir gün sizlerle olsun. Keyifli dinlemeler.
Hoşça kalın.
Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.