22 Eylül 2018 Cumartesi

Marina Fiorato - Şifacı

Merhabalar

Yakın zamanda bitirdiğim bir kitap Marina Fiorato Şifacı kitabı. Aslında bu kitap için ne desem bilemiyorum. Öncelikle konusuna bakalım sonrasında da yorumuma geçelim.
Kitap Venedik ve İstanbul arasında geçiyor. 1580'lerde Osmanlı İmparatorluğunda sarayın hareminde şifacı olarak çalışan Feyra aynı zamanda da Nur Banu Sultan'ın gözbebeğidir. Feyra yine bir gün sultanı ziyareti sırasında zehirlendiğini ve artık onun çok az zamanın kaldığını anlar. Son zamanlarını yaşayan Nur Banu Sultanın son saatlerini iyi geçirmesi için elinden geleni yapar. Bu sırada Nur Banu Sultan uzun senelerdir sakladığı sırrını Feyra'ya açıklar. Feyra Nur Banu Sultanın kızıdır. Feyra duyduklarına inanamaz. En yakınındaki kişi annesidir. Senelerdir annesi ile yan yana yaşamış ve haberi olmamıştır. Kaldı ki Sultan'ın gerçek adı da Nur Banu değil Cecilia Baffo'dur ve Venedik'lidir.

Nur Banu Sultan Feyra'ya bu gerçeği açıkladıktan sonra kendi yüzüğünü emanet ederek bir görev verir. Bu yüzükle Venedik'e gitmesini ve verdiği görevi yerine getirmesini söyler. Bu andan sonrada son nefesini verir. 

Feyra annesini bir gün içinde hem bulmuş, hem de aynı anda kaybetmiş biri olarak ne yapacağını bilemez. Nur Banu Sultan aynı zamanda kendisini bulduğunu babasına söylememesini ister. Çünkü Feyra'nın bunu öğrendiğini babasının bilmesi bazı dengeleri değiştirecektir.

Feyra çok zor durumda kalmıştır ve gizlice de olsa Venedik'ê gitmek zorundadır. Kara Ölüm denen veba hastalığının da yayılıyor olmasıyla Feyra'yı zor günler beklemektedir. Fakat bu görev aşkından kendisini hiçbir şey vazgeçiremez ve Feyra babasının kaptan olduğu gemiye gizlice binerek Venedik'e doğru yola çıkar. 

Şimdi gelelim kitapla ilgili yorumlara. Aslında kitap güzel olmasına rağmen o kadar yavaş ilerledi ki, bazen yarım bırakmayı bile düşündüm.

Feyra'nın Venedik'te yaşadıkları kolay şeyler değildi.  Fakat bazı yerlerde anlatımda eksiklik var gibi hissettim. Yazarın özellikle Müslümanlığı ve Osmanlı İmparatorluğu'nu araştırma ve okuyucuya yansıtma konusunda bazı eksiklikleri  ve bana göre yanlış aktarmaları olduğunu da görüyoruz. Kitap okunamayacak gibi değil ama şahsen ben çok beğendiğimi söyleyemem. Hani bazı kitapları sırf bitirmiş olmak için bitirirsiniz ya, Şifacı'da benim için öyle oldu. 

Kitapta eleştireceğim bir diğer nokta da; aşk kısmı biraz geri planda kalmıştı. Daha derinden, daha tutkulu işlenebilirdi. Ayrıca kitaptaki dağınık anlatım da kitaba adapte olmanızı zorlaştırıyor.

Kitapta Mimar Sinan'ın eserlerinden bahsedilmesi ise bir artı puan kazandırmadı değil. Kitap kapağını da beğendim. Feyra'yı yansıttığını düşünüyorum.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Okumaya ve gülümsemeye devam.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

Dünyaya hükmeden iki güç:
Venedik Cumhuriyeti ve Osmanlı İmparatorluğu.
İmparatorlukta saltanatı elinde tutan bir kadın: Nur Banu Sultan.
Ve ölüm döşeğindeyken ortaya çıkan müthiş bir sır.


1580’ler, Osmanlı İmparatorluğu… Haremdeki kadınları iyileştiren bir şifacı olan Feyra, bir sabah yine her zamanki gibi Topkapı Sarayı’nın yollarını arşınlayıp hareme gittiğinde, sultanı Nur Banu’nun hasta olduğunu görür. Başlangıçta bu durumu pek önemsemeyen Feyra, bir süre sonra Nur Banu’nun zehirlendiğini anlar ve Nur Banu’nun son saatlerini rahat geçirmesi için kendisine ilaç verir. Bu esnada Nur Banu Sultan, Feyra’yla yıllardır sakladığı sırrını paylaşır: Feyra, Nur Banu Sultan’ın kızıdır. Son anlarında gerçekleri dile getiren Nur Banu Sultan, ayrıca oğlu Murat’ın Venediklilere ve kendisine olan düşmanlığından bahsedip hazırladığı tuzağı anlatır. Feyra’yı uyaran Nur Banu Sultan, kendisine iki büyük devletin kaderini belirleyecek önemli bir görev verir. Hem imparatorluğun hem de Feyra’nın babasının kaderi Feyra’nın ellerindedir artık.


“Eğer tarihi romanları seviyorsanız, bu kitabı okumayı denemelisiniz. Fiorato ustaca kaleme aldığı hikâyesinde heyecan verici bir biçimde güzel ve bilinmeyen bir dünya yaratmış.”  bcfreviewswordpress

Basım Yılı : 2016

Sayfa Sayısı : 448

Arkadya Yayınları

16 yorum :

  1. Aslinda konu cok ilginc bu tarz konulari cok severim 🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya;
      Konu ilginç evet ama dağınık anlatım vardı. Bazı yerlerde yazdığım gibi tarafsız gözlem yoktu.

      Sil
  2. Mimlendin :) https://sakuramevsimi.blogspot.com/2018/09/en-buyuk-hayalim-mim.html

    YanıtlaSil
  3. sarayda hamileliğini nasıl gizleyip, çocuk sahibi olmuş kısmına takıldım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emine Öztürk;
      Padişah durumu biliyor. Bir de Feyra'nın babası. Onlardan başka kimsenin bilmediğini sanıyorlar ama Feyra'nın Padişah'tan olma üvey ağabeyi de durumu biliyor. Sırrı bu kişiler harici kimse bilmiyor.

      Sil
  4. Ben beğenmiştim bu kitabı. Yazarın diğer kitapları çok güzel, denk gelirseniz okuyun derim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mormidye;
      Açıkçası anlatım dağınıklığı olmasaydı belki sevebildim. Denk gelirse okurum. Teşekkürler :)

      Sil
  5. Galiba Batılı yazarların Oryantalist bakış açısı hakim kitapta.Yorumunuzda anladığım kadarıyla çokta vakit ayırmaya değecek bir roman değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cam Güzeli;
      Maalesef objektif bakabildiklerini düşünmüyorum çoğu yazarın. Okunabilir ama açıkçası beni çok sarmadı. İyi tarafları da vardı ancak tempo yavaş ilerliyor.

      Sil
  6. Tarihi roman sevmem
    Osmanlı tarihinin de savaşan erkekler, hadımağaları,o yatak seniiiin bu yatak beniiim entrikacıları diye lanse edilmesi beni hep üzmüştür.
    Sanırım sadece İstanbul'un fethini anlatan her romanı bin kere okusam da bıkmamışım şimdi düşündüm de

    Ayyy Beyda, bir kitap tanıtımından nerelere gelip neler düşündüm :-) Teşekkürler objektif ve detaylı yorumların için.

    Kitap tanıtımları en sevdiğim yazılar arasında her zaman

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadriye Zihni Erdem;
      Rica ederim. Tarihi romanları severim çok ağır tarih içermediği sürece. Okurken dağılıyorsun çünkü. Ana konudan uzaklaşıyorsun. Sevgiler :)

      Sil
  7. Nurbanu padişahın hasekisi değil mi nasıl başkasından hamile kalıyor ve sorun olmuyor onu pek anlayamadım? gerçekçi değil gibi geldi bana öyle mi? Elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gül Akça;
      Canım padişah hamile olduğunu biliyor ve Nur Banu'yu o şekilde kabul ediyor. Çocuk doğrar doğmaz da çocuğu babasına veriyor. Sarayda bu konu bir daha açılmıyor.

      Sil
  8. hımms tarihi pek okuyamıyooms :)

    YanıtlaSil