23 Şubat 2018 Cuma

Bazı Yazarları Okumayı Neden Bıraktım?

Merhabalar

Yazdığı kitapları ayıla bayıla okurken, neden bir insan okuduğu yazarı bırakır? İşte bugün tam da bunu konuşacağız. Çok doluyum çok. 
Öncelikle kurguları her ne kadar güzel ve okunmaya değer olsa da, kitap içerisinde anlatılabilecek birkaç satırlık betimleme, sayfalara sığmaya başlamışsa bu benim canımı sıkıyor. Sonuçta bir durumu, kişinin hareketlerini yada içinde bulunduğu ruh halini birkaç cümle ile de betimleyebilirsiniz. Ama sırf yazmış olmak için, kalın kitap olsun, ciltler dolusu tutsun diye de bu kadar betimleme yapıldığında açıkçası o sayfaları atlayarak okuyorum. Bir kitapta bitmesi gereken hikaye iki hatta üç ciltlik ansiklopedi durumuna geliyor. Bu da bana açıkçası ticari kaygıyı çağrıştırmaya başlıyor. Zaten ondan sonra da kitaptan ve yazardan soğumaya başlıyorum. 

Gelelim bir diğer hususa. Genellikle Türk yazarları sosyal medya üzerinden, kitap gruplarından yaptıkları paylaşımlarla takip etmeye çalışırım. Fakat bir yazar kendisine ajitasyon yaparak kitap sattırıyorsa, sosyal medyada okurlarına küstüğünü belirten bir yazı yazıyor ve iyi niyetle yazılan mesajlara cevap vermiyorsa kusura bakmasın ama ne kadar iyi yazarsa yazsın bende bitmiştir. Zaten bir yazara yazması konusunda yalvaran okurları da anlamıyorum. Eyvallah güzel yazıyordur, kurgusunu da beğeniryorsundur ama senin yazdığın mesaja bile cevap vermeye tenezzül etmiyor. Sen neden onun yazdığı kitapları okumaya tenezzül edesin ki? Bırak okuma daha iyi. Okunacak yazar mı kalmadı? diye sorarlar adama.

Ben eskiden beri yazan, ilk baskısı günler içinde tükenip ikinci baskıya geçen yazarların böyle bir şey yaptıklarını görmedim. Kaliteli kişilikte bana göre bunu gerektirir. (Gören varsa da lütfen söylesin.) Yazar kişi kitabını yazıyor. Kitap  basılıyor. Okumak isteyen okuyor. Zaten kaliteli yazıyorsa kendisinin reklama ihtiyacı da yok. Kitap çıkar çıkmaz okunup, sosyal medyada yorumları dolaşıyor. Hatta ilk baskıları bile hemen tükenip diğer baskılara geçiyor. Ama "Bilmem kaç ciltlik seri yaptım. Ben yazarım ve sizde benim kahrımı çekmek zorundasınız!..." tavırlarında olan bir kimseyi okumuyorum. Okurlara "sosyal medyada beni takip edin. Kitap gruplarında kitap tanıtımımı yapın. Karakterleri konuşun. Kimse bana destek olmuyor. Neden tanıtım yapmıyorsunuz? ..... yazarının okurları deli gibi kitap tanıtımlarını yapıyor ama siz beni desteklemiyorsunuz. Ben sizin için gece gündüz yazıyorum ama değer görmüyorum." şeklinde devam eden sözlerle baskı uygulamak ise zaten çok saçma. Kişi isterse kitabını okur, istemezse okumaz. Yada bir kitabını okudu diye tüm kitaplarını okumak, sosyal medya hesaplarında senin reklamını yapmak zorunda da değil. Hele ki kalemini beğendi diye, her zaman senin peşinden gelmesini, sosyal medyada yazdığında anında altına yorum yazmasını hiç bekleyemezsin. Şunu da düşünelim; hadi tut ki her anlamda seni desteklediğini de varsayalım. Her insan sürekli sosyal medyada değil ki, senin her yazdığına anında cevap yapıştırsın. Kendin post açıyor, sonra kendi kendine triplere girip insanlara küsüyorsun ya dışarıdan bakınca komik duruyorsun hani bilgin olsun istedim.

Öncelikle kişilikli bir yazar olmak lazım. Kendini acındırarak, sürekli kapris yaparak, sitem ederek paylaşım yapan bir yazar bana göre ticari kaygıdadır. Bu nedenle ben onun cebini doldurmak, satışlarına rant sağlamak istemem. İsteyen varsa saygım sonsuz. Hiçbir zaman yazar yandaşlığı yapmadım. Bundan sonra da yapmaya niyetim yok. Her yazar eşittir benim için. Kalemini severim. Beğenirim. Okurum. Kurgularına bayılırım ama o kadar. 7/24 bir yazarı sosyal medyada delicesine takip edecek, her paylaştığı cümleye  şak diye yorum yapıştıracak bir karaktere sahip değilim. Zaten bunu yapabilecek kadar bol vaktimde yok. Hele ki bir okur olarak X yazarı için Y yazarının okurlarıyla delicesine kapışma mantığını da bir türlü anlamadım. Yazarlar gazı veriyor. Okurlar kapışıyor. Filler tepişir, çimenler ezilir meselesi yani. Neden ben iki yazarı da okumuyorum da, birini tercih etmek durumunda bırakılıyorum. Bu da ayrı bir muamma. 

Yazık ki bu tarz kişiler var kendisine yazar diyen ama bana göre yazar olmaktan bihaberler. Bu nedenle de ben bu kişileri okumak, onların popülaritesini arttırmak yerine daha başka yazarlara şans vermeyi tercih ediyorum. İnsan önce insan olacak, naif olacak. Kitap yazdı, kitabı basıldı diye havalanıp, kimsenin üstünden nemalanmayacak. Yoksa insanı yücelttikleri gibi yerin dibine sokmayı da bilir okurlar.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize iyi bakın. Okumaya devam. Gülün, gezin ve hayatın tadını çıkarın.

Hoşçakalın.

36 yorum :

  1. Her cümlenize katılıyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim, gerçekten betimlemeler gereksizce uzadığında nerede bitiyor diye aşağılara göz gezdiriyorum. Bitsin de asıl konuya gelsin istiyorum.. Bazıları var ki betimleme üstüne betimleme yapıp beni çileden çıkarıyorlar. Hal böyle olunca da eser keyif vermiyor.
    Ayrıca ben de kendini acındırarak, okura küserek bir şeyler başarmaya, yukarıdan bakmaya çalışan yazarlardan hiç haz etmiyorum, ki bu sebepten eserlerini okumayı bıraktığım çok yazar oldu. Son olarak da şunu söylemek isterim ki kitap yazması için bir yazara dil döküldüğünde ve yazar da buna kulak verdiğinde ne yazık ki eserlerin kalitesi düşüyor. Bu nedenle okur, meyvesiz ağacı gördüğünde hayal kırıklığına uğruyor, yazar da -umurundaysa- gelen yorumlarla üzülüyor. Sonuç olarak iki tarafta memnuniyetsiz oluyor.
    Biraz fazla uzattım sanırım :) Tutamadım kendimi söyleyecek ne çok şeyim varmış :) Emeğinize sağlık, sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarına katılıyorum canım. Zira okur yalvardıkça yazar kendini bulunmadık Bursa kumaşı sanıyor (ki günümüzde onu bile bulabiliyoruz) kendini kastıkça kasıyor. Sonrasında da burnunu kaf dağına çıkarıyor ve aşağılara basmıyor. Yazık ki yazar pohpohlamaya devam eden insanlar oldukça bu durum böyle devam edip gidecek. Sevgiler :)

      Sil
  2. Okura küserek, tepeden bakan yazarları ben de sevmem. Sayfalarını falan takip etmediğim için kitapları haricinde bilgim olmuyor ama yazmaktan önce kişilik olması lazım. Uzun tasvirlere gelince bazı yazarların tasvirleri çok güzel oluyor, onları okumayı seviyorum. Bazıları ise çok sıkıcı oluyor. Okumak hayli zor oluyor.
    Neticede her ne iş yaparsak yapalım, önce kişilik olması lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişilik önemli. En önemlisi o. Ama anlayana tabii ki...

      Sil
  3. Merhaba Beyda'cığım. Bence yazmak kadar asla olmasa da okumak da bir emek gerektiriyor. Önce araştırıyorsun ve tercih ediyorsun, sonra bütçe ve zaman ayırıyorsun, sonra da gözünü sarartıyorsun. Bütün bu çaba sona erdiğinde bir hoş seda almayı umuyorsun. Beklentini karşılıyorsa eğer denmesine gerek kalmaksızın zaten üzerine konuşuyorsun, tavsiye ediyorsun. Ve eğer hak ediyorsa bi kar küresi gibi devleşiyor eser, olması gereken en tabii yoldan :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım aynen öyle. O zaten işin en zor kısmı.Seçmek, para harcamak, almak, gözler pert zaten bende. Ama sonunda dediğin gibi bir gülümseme oluşmuyorsa yüzümde canım sıkılıyor. Hak eden kitaplar zaten dediğin gibi yerlerini buluyor. Yazmak zor iştir. Kimsenin emeğini çöpe atmak istemem ama kendini tekrarlıyorsa zirvede bırakmalı.Sevgiler şekerim :)

      Sil
  4. Okura tepeden bakarak kendisini oralara okurun getirdiğini Unutarak bencilce hareket eden yazarlar kaybolmaya mahkum olacaklardır. Ayrıca sizinde dediginiz gibi yazar bir betimlwme yapıyor 1 2 sayfayi buluyor. Olayı tahlil edeyim derken resmen kitabı firlatasim geliyor
    Çok güzel noktalara değinmişsiniz. Kolaylıklar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim o şekilde kitap bırakıp, ruhumun dingin olduğu zamanda okumuşluğum çoktur. Maalesef bazı yazarlar nereden geldiklerini de unutuyorlar. Teşekkürler.

      Sil
  5. Kendini gelişime açık insanlara karşı cazip ama ölçülü yeri geldiğinde dönüşler yapan veya susan olgun bir insan yazmalı kitapları.
    Ben bunlara kişilikli yazar derim.
    Kitap asla kazanç odaklı olmamalı.
    İnsana mutlaka bir şeyler katmak veya içindeki dünyaya misafir etmek için yazmalı yazar dediğin.
    Kişisel eksiklik veya tatmin olmamış yanlarını memnun etmek için değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten kazanç için olmadığında kitap ve yazar bir yerlere geliyor. Zaten o zamanda yazara kazandırmaya başlıyor. Ama dediğin gibi kazanç odaklı olunca işin çılkı çıkıyor.

      Sil
  6. Yazdıklarınıza kesinlikle katılıyorum. Popülarite ya da maddi kaygılarla yazılmış bir eserin kalıcı ve gerçek bir eser olabileceğine de inanmıyorum. Çünkü duygulardan yoksun bir kitap insanına ne kadar dokunabilir ki? Samimiyeti olmayan, daha da fenası kazandığı statüyle okura tepeden bakan yazarlar da benim gözümde kaybolmaya mahkum. Emeğinize sağlık, baksanıza ben de doluymuşum bu konuda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu konuda benimde çevremde dolu çok kişi var. Özellikle aşk yazıp birbirine benzer hikayeler çıkaran ve sanki Amerika'yı yeniden keşfetmiş gibi gezenlere ayrıca illet oluyorlar.

      Sil
    2. Hele ki birbirlerinin aynısı karakterlere sinir oluyorum. Son dönemde de böyle karakterler okunuyor diye iyice türedi bu tip kitaplar. Gerçi okunması da sinir bozucu. Misal kadına tepeden bakan bir erkek karakter ve gıkını çıkarmayan kadın karakter. Vesaire vesaire..

      Sil
  7. Bir yazar, her zaman aynı kalitede yazamaz ki, bu insan doğasına ters. Öte yandan okuyucularından bu tür istekte bulunan yazarlar olduğunu okuyunca ciddi anlamda şaşırdım. İnanın bilmiyordum.. Bence o kişileri okumayı bırakmanın zamanı gelmiş diye düşündüm. Daha neler duyacağız... :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yazışmaları atsam sana var ya ağzın açık kalır. Üstelik yazar küsüyor, okurlar deli gibi yalvarıyor. Bir ara sosyal medya hesaplarını kapatıp, kendisine ulaşılmamasını isteyen bir yazar vardı. Sonra geldiği belli olsun diye yeni hikayesinden alıntı vermiş. Okurlarda bayram havası. Komik oluyor gerçekten :)

      Sil
  8. Uzun betimlemeler beni de çok sıkıyor ve bunaltıyor.. Öyle egolu insanları da anlamıyorum.. :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı kitaplar sırf betimlemeden bibaret. İçim daralıyor. Kitabı yakasım geliyor resmen...

      Sil
  9. Çok güzel bir konuya değinmişsin.Bide habire instadan mesaj atıp benim kitabım aman efendim neden bu güzel kütüphsnede yok diye habire yazanlar var,özellikle kitap paylaşımı yapan sayfaları reklamı için kullanmaya çalışıyorlar.Herkesin bir okuma tarzı var kitap okuyorum diye seni okumak zorunda da değilim.Ayrıca okuyupta beğenmeyince ortaya çok samimiyetsiz yorumlar çıkabilir diye özellikle kaçınıyorum bu zorla okuyucu bulmaya çalışan yazarlardan.Birde bana rast gelenler özellikle aşk sözleri tarzı aforizmalar ve kişisel gelişim türünde yazanlar yani enn sevmediğim 🙊🙊Neyse manayla bende içimi döktüm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii bir de o durum var. Kitap gönderelim oku yorumla. Hadi beğenmedim. O zaman ne olacak. Yayınladığında da kitabı geri isteyenler bile olmuş. Başıma gelmedi ama gelen bir kaç kişiden duydum. Komik.

      Sil
  10. Bayağı bir zorlanma yaşamış Beyda kızım. Haklısın derim, zira onca okumuş birinin dediği benim için doğrudur. Çözemedim ama bildiği vardır kızımın. Sevgiler Beyda'cığım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu seninle ayrıca konuşalım Ece ablacığım. Sevgiler :)

      Sil
  11. Yazarları çok takip etmediğimden bu tarz şeyler görmedim . Ama yuh dedim okurken . Sen iyi bir yazarsan zaten seni herkes tanır , okur , sever ... Çok saçma buldum . Böylelerini okumamak bence de en doğrusu . Kocaman sevgiler . 😊🌸

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sosyal medyadan yazar takip edince bu tarz olayları da görmüş oluyorsun. Bak sayemde bilmeyenlerde öğrendi. Yazık ama ya komik duruma düşüyorlar. Sevgiler :)

      Sil
  12. İyi bir iç dökme yazısı olmuş.Yazarsın,okuyan okur.Ajitasyon neden yaparsın ki kardeşim?Bana da antipatik geliyor bu tür davranışlar.Her kelimene katılmamak mümkün değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Yurdagülcüğüm. Gerçekten bu tarz insanları sana gönderesim geliyor. Kesinlikle tedaviye ihtiyaçları var. Sevgiler :)

      Sil
  13. Gerçekten alkışlanmalı. Böyle düşünceleri dışa vurmak aslında bazılarının o derin uykularından uyandırmaya yetecektir. Ticari işlerde ilk olarak din,dil ve milliyetçilik ile alakaları olmamalarına rağmen bunları kullanarak ardından ise bir kavga çıkarıp prim dediğimiz basit ve medya kanalları üzerinden PR çalışması yürütülüyor. O da olmazsa ağlayayım da satılsın olayı zaten var. Ellerinize sağlık ki çok güzel anlattınız. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıdan sonra umarım akılları başlarına gelir. Okuyacaklar mı? orası da ayrı muamma ya. Umarım birileri okur ve kar suyunu kulaklarına kaçırır.

      Sil
  14. Güzel anlatmışsınız ticari kaygı içerisinde çıkarılan eserden ne beklenebilirdi ki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten işin içine para girince, duygular rafa kalkıyor.

      Sil
  15. Tespitlerinize katılıyorum.Önceden severek takip ettiğim bazı yazarları popüler olduktan sonra okumayı bıraktım.Zira bir kere popüler olunca bunu koruma kaygısıyla yazdıkları için yazım kalitelerinin düştüğünü gördüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle canım. Bu tarz insanları okumayı bırakırsak, ticari kaygı yerini, gerçek yazarlara bırakacaktır ve bizlerde kaliteli eserler okuyabileceğiz.

      Sil
  16. ''Büyük Blog Takip Etkinliği''katılımın için teşekkür ederim...Takipteymişim :)

    YanıtlaSil
  17. Çok makul ve doğru tespitler, ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Umarım faydalı olur yazdıklarımda, kendilerine çeki düzen verirler.

      Sil
  18. blog profilimi yıllardır düzenlemiyordum. düzenlerken fark ettim ki, okuma zevkim ne kadar değişmiş. pek çok yazarlara hayranken şimdi okumaz, yavan bulur olmuşum. yazarın körelmesi, tanıtım uğruna sevimsiz duruma düşmesi, saçma sapan açıklamaları.. sık kitap yazmak uğruna kendini tekrarlaması, kitabına koyduğu bilgileri teyit etmeden koyup, yanlış yönlendirmeleri .. pek çok sebep insanı soğutuyor yazardan.. tabi ki bir sebep de bizler de değişiyoruz, gelişiyoruz.

    YanıtlaSil