25 Temmuz 2017 Salı

Ayşegül Kuşçu - Eyvah Boşandım Özgürüm

Merhabalar

Bu kitap bana bloğumu ilk açtığım dönemde Az Kitap tarafından hediye olarak gönderilmişti. Geçenlerde köye giderken yanıma kısa bir kitap almak istedim ve gözüme ilişince neden olmasın dedim. Zaten iki saat içinde de bitirmiştim.
Kitabın konusu biraz değişik. Işık bencil ancak varlıklı kocasından boşanmaya karar verdiğinde, kocası sandığı gibi işini kolaylaştırmaz. Sırf boşanmamak için mal, mülk, para konularında sıkıntı çıkarır. Fakat Işık ne olursa olsun artık bu evliliği sonlandırmaya kararlıdır ve her şeyi kocasına bırakarak boşanmak istediğini söyler. Kocası yapacak bir şey kalmayınca boşanmaya razı olur. Hakime hanım tek celse de boşar. Ancak Işık'ın unuttuğu bir şey vardır? Boşanmaya ve özgürlüğüne kendisini o kadar kaptırmıştır ki; bundan sonrasında ne yapacağını, nereye gideceğini planlamamıştır. Boşanma sonrasında çocukluk arkadaşı İlker'i arar. İlker sorgusuz sualsiz gelir ve Işık için hayat bundan sonra başlar. Hep istediği özgürlük artık avuçlarındadır ya da Işık öyle sanıyordur.

Ayşegül Kuşçu'nun okuduğum ilk kitabı. Kitap Işık'ın ağzından okuyucuya konuyu anlatması şeklinde aktarılıyor. Bir nevi sohbet gibi. Zaman zaman konuşma diyalogları geçse de, genel olarak Işık'ın duygularını, neler hissettiğini okuyoruz. 

Kitabı sevdim mi? Evet sevdim. Ama hızlı geçişler çok fazlaydı. Biraz daha sakin anlatılabilirdi. Bazen okuduğum satırları yeniden okumak zorunda kaldım. Kim ne dedi? ne söyledi? birbirine karıştığı yerler var. 

Karakter olarak arada kalmış bir karakter Işık. Gözünü kocasıyla açmış ve evlilikte de aradığını bulamamış. Bu nedenle de biraz histerik durumları söz konusu. Sorunlu evlilik yaşayanların çoğunda olan ya da olabilecek durumları okuyoruz. Bazen insan dünyanın sadece kendi etrafında döndüğünü düşünür ama öyle olmadığını eşekten düşmüş karpuza dönünce anlar ya; Işık'ın da böyle durumları mevcut. Genel olarak bakıldığında okunabilecek bir kitap ve bazı bölümlerinde de insanı düşündürecek olaylar mevcut. İnsanın bir kaç saatliğine kafasını dış dünyadan uzaklaşmasını sağlıyor. 

İnsan hayatında doğum ve ölüm ne kadar doğalsa, evlenmek kadar boşanmakta normal aslında. Toplum baskısı denilen şeyi hepimiz maalesef hayatımızın her alanında yaşıyoruz. Anlaşamadığımızda boşanmayı istiyoruz fakat evliliği başkaları için (anne,baba,çocuk,toplum) sürdürmeye devam ediyoruz. Bu nedenle de çevremizde mutlu görünen ama aslında mutsuz olan bir çok çift var. Şayet mutlu değilsek ne kendimizi, ne de karşımızdakini üzmeye, yormaya ve zamanını harcamaya hakkımız yok. Keşke insanlar ilk aşık olup, sevip evlendikleri gibi kalsalar ama çevremize baktığımızda çok az çiftlerde ilk günkü gibi bunun sürdüğünü görüyoruz. Çünkü insanlar hayatlarını birleştirecekleri insana karşı dürüst değiller. Evlenip aynı evin içinde yaşamaya başladıktan sonra da bireyler gerçek kimliklerine dönüyor ve kaçınılmaz son geliyor ve tartışmalar, kavgalar, "eskiden sen böyle değildin" ile başlayan cümlelerle devam ediyor. 

Yuva kolay kurulmuyor ama yıkmak beş dakika. Gerçekten seviyorsanız, hayatınızı birleştirdiğiniz yada birleştireceğiniz insanı bırakmayın. Mücadele edin. Ama ayrı dünyalardaysanız ne kadar kürek çeksen de faydasız. Umarım herkes hayatının aşkını bulur ve ondan hiç ayrılmaz.

Yeni yazılarımda görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın. Aşkla kalın.

Tanıtım Bülteninden

Yanlış yerde, yanlış zamanda bir kadındım.

Yaşam satimi yeniden kurdum, yerim belirsiz.
Ruhum hazır yaşanacaklara.
Yüzümde aydınlığın özgürlüğü, içimde karanlığın tedirginliği.
Kelebek gibiyim vakti azalan oysa kuş olmalıyım mutlu anlara uçan.
Hayat otuzundan snra bşlar ya hani, tam da oradayım.
Kararlı, ne istediğini bilen ama savunmasız.
Belki özgürlük çok yakın belki çok uzak.
Birlikte bileceğiz.
Gelir misin benimle ?



Hatırla…
Sevdiğin ve sevildiğin kadar özgürsün.


Basım Yılı : 2013

Sayfa Sayısı : 176

Az Kitap
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...