1 Mart 2017 Çarşamba

Ayçe Ayyıldız - Biz O Zamanlar Baaçede Oynardık

Merhabalar

Madem biz Apartman Sohbetleri adı altında çocukluğumuza dönüyoruz, o zaman hazır sırası gelmişken, çocukluğuna gidenlere, oradan ayrılamayanlara okuduğum bir kitabın yorumunu ve tavsiyesini vereyim.
Kitabı bitireli epey zaman olmasına rağmen, nedense bir türlü paylaşım yapamadım. Aklımdakileri kağıda dökmek benim için çok zor oldu çünkü kitabın etkisinden çıkmam epey zamanımı aldı diyebilirim. 

Kitap öncelikle adı ve kapağı ile dikkatimi çekti. Eşimin bir akrabasının kızına çok benziyor. Her ne kadar annesi kabul etmese de, ikizi olsa bu kadar benzer. Hele gözleri birebir tıpkısının aynısı.

Gelelim kitaba. Öncelikle yaşananlar yazar Ayçe Ayyıldız'ın kendi hayatı.  Yani çocukluğu. 1970'ler İstanbul'u. Daha bu kadar keşmekeşi, çilesi olmayan bir İstanbul. O kadar güzel anlatmış ki yazar, sıkılmadan okuyor, kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Ablası ile yaşadıkları, beni kardeşlerimle yaşadığım didişmelere götürürken, arkadaşları ile oynadığı oyunları anlattığında aklımda hep çocukluk arkadaşlarım vardı. O baaçeler yok mu o baaçeler. İçim giderek okudum emin olun. 80 ve 90'lar çocukları daha bir severek okuyacaktır eminim. Yeni nesil için ise eskiyi anlatan bir kaynak niteliğinde.

Yazlığa gittiği yerleri okurken, babaannemle kaldığımız yer evini, yazları anneannem ve dedemin yanına köye gidişimizi, her şeyi bir bir hatırladım. Bayramlar; orayı hiç sormayın çıkamadım.

Tarihin tozlu sayfalarından çıkan anılar, benim içinde bir hafıza tazeleme oldu diyebilirim. Bazı yerlerde o kadar çok ağladım ki aklıma gelen anılarla; önce kitabın kapağını, sonra gözlerimi kapadım ve gözlerimden akan yaşlara da engel olamadım. İnsanın çocukluğu en temiz, en saf hali. Kirlenmiş dünyada en güzel şeyler çocuklar ve çocukluğumuz. 

Okurken bir yandan oğlum geldi aklıma. Bizim zamanımızı görmesini çok istedim. Nitekim biz her ne kadar parasız, teknolojiden uzak büyüsek de, mutlu ve bence şanslı çocuklardık. Bayramlarda oğlumu şeker toplamaya bile gönderemiyorum ötesi yok. 

Çocukluğuna sık sık dönmek isteyenler için başucu kitabı olabilir. Yatmadan önce bir doz almak arada iyi gelir. Kitabı şu anda eltim okuyor. O da ismini ve kapağını görmüş. Bende olduğunu görünce hemen aldı.

Kitabı okumayanlar hemen alıp okumaya başlasın. Emin olun okumadım diye geçen zamana hayıflanacaksınız. 

Hepinize keyifli okumalar. Yazar Ayçe Ayyıldız'a da böyle keyifli bir kitap yazıp, bizleri çocukluğumuza götürdüğü için sonsuz teşekkürler. Yeni kitaplarını bekliyoruz.

Tanıtım Bülteninden

1974 senesinde, bahçeye ilk defa çıktığımda, üç yaşındaydım ve Kalamış’ta, dört yolun kesiştiği Erguvan Sokak’ta, Rüya Apartmanı’nda oturuyorduk.


Biz o zamanlar, mevsim bahar olduğunda mahallenin tüm çocuklarıyla birlikte kendimizi sokağa atar, karakış gelene kadar da pek içeriye girmeden “baaçede” oynardık.

O zamanlar, çocuklar kaşla gözle idare edilirdi. Genelde evde olan anneler okuldan gelen çocukların poğaçasını, kekini ayrı, akşamın bol tereyağlı pilavını ayrı pişirirdi. Babalar rüzgârda devrilen anteni evire çevire düzeltir, kumlanan görüntüyü yeniden pırıl pırıl yapardı. O zamanlar büyükanneler bayram harçlıklarını köşesini işledikleri mendilin arasına koyar da verir, eli öpülen dedeler mis gibi kolonya kokardı. O zamanlar çocuklar herkesin birbirini tanıdığı mahallenin bahçelerinde oynar, cevizi, dutu ağaçlara tırmanıp yerdi.

AyçE Ayyıldız işte o çocuklardan biriydi. Gizli gizli divanın altına girdiğinde saçları somyanın yaylarına takılır, yakalanıp zılgıtı yer, televizyon kapanırken “İstiklal Marşı”nı “hazır ol”da dinler, bayram harçlıklarıyla çatapat alır, tırmandığı ağaçlardan inemeyip mahsur kalır, lastik ve misketleri cebinden eksik etmezdi. 
Ve bir gün, o mutlu çocukluk anıları saklı kaldıkları sandıklardan çıkınca, hatırladıklarını Facebook’ta paylaşmaya başladı.

Çünkü kelimeler sihirliydi...


Basım Yılı : 2016

Sayfa Sayısı : 200

Doğan Kitap
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...