21 Ekim 2016 Cuma

Çocuk Bedenime Dokunma

Merhabalar

Aslında bloğumda kötü şeyler yazmak istemiyorum ancak bu konu gerçekten çok önemli ve ne kadar fazla kişiye ulaşılırsa o kadar iyi diye düşünüyorum.

Ofiste çalışırken saat 10:00-13:00 arasında arka planda Müge Anlı ile Tatlı Sert programını dinliyorum. İş yaparken programı dinlemek de ne demek demeyin gerçekten o kadar ders çıkarılası konular var ki, aslında herkesin takip etmesi gereken bir program diye düşünüyorum.

Bir haftadır Türkiye gündemini meşgul eden, hepimizin bir an önce bulunmasını temenni ettiğimiz küçük Irmak'ın ölüm haberi maalesef dün geldi. Katil zanlısı canlı yayında reklam arasında Müge Anlı'ya iğrenç emellerini, çocuğunu nasıl öldürdüğünü ve nereye gömdüğünü itiraf etti. Dün gece son dakika yayınlarında görüntüleri, bugün de programın tümünü izledim ve emin olun kanım dondu. Bir evlat sahibi olarak nasıl bir dünyaya çocuk yetiştiriyoruz? çocuklarımızı nasıl bir dünyaya hazırlıyoruz? Kime güveneceğiz? şaşırır olduk. Kendi akrabalarımıza, dostlarımıza ve en önemlisi de en yakınımızda bir sıkıntımız olduğunda belki de yakınlarımız, eşimiz, dostumuz, akrabalarımız gelene kadar bize ilk yardımcı olacak olan kişi olan kapı komşumuza da güvenemeyeceksek biz kime güveneceğiz? 

Yaşadığımız dünya öyle iğrenç hale geldi ki, bir çok kişi pedofili vakasından bi haber. Çocuklarına yaklaşan kötü niyetli insanları tanıyamayan, anlayamayan o kadar çok insan var ki. Özellikle burada değinmek istediğim bir konu daha var ki, ben bu durumdan aşırı derece de rahatsızım. Çocuklarımızın fotoğraf ve videolarını leblebi, şeker dağıtır gibi sosyal medya ortamlarına koymayalım. Sapık ruhlu insanların çoğu maalesef ki yakın çevrelerimizden çıkıyor. Rica ediyorum bu kadar çok sosyal medya meraklısı olmayalım. Çocuklarımızı korumak ailelerinde bilinçli olmasıyla gerçekleşir. 

Kadın ya da erkek fark etmez tecavüzlere bile tahammül edemezken 3,5 yaşında (yazarken bile içim acıyor) bu çocuğa hem tecavüz edip, hem de üstüne öldürmesine insan gerçekten diyecek söz bulamıyor. Bunu yapana sıfat bulamıyorum. Bunu yapanla ilgili dilimin ucunda söylenmesi gereken o kadar çok söz var ancak son sözü yüce Türk Adaletine bırakıyorum.

Çocuklarımıza sürekli tembihte bulunuyoruz ancak ne kadar yararlı olabiliyoruz? yada çocuklarımıza ulaşabiliyor muyuz? Çocuklarımızla sürekli iletişim halince olalım. Onları bir an olsun gözümüzün önünden ayırmayalım. Yabancı insanlarla konuşmaması, verdiği şeyleri almaması gerektiğini, kimsenin onlara hiç bir şekilde dokunamayacağını, kötü söz söyleyemeyeceğini, vuramayacağını, şayet böyle bir şey ile karşılaşırlarsa hemen size haber vermeleri gerektiğini sürekli vurgulayalım. Unutmayalım ki bunlar çocuktur ve unutmaya, kanmaya meyillidirler. Toplu taşıma araçlarında yer olmadığı için "gel yavrum sen benim kucağıma otur" diyen teyze, amca vb. insanlara çocuğumuzu emanet etmeyelim. 

Bugün yayın esnasında Irmak bebeğin cinayet olayı anlatılırken 3 kayıp bebek vakası daha geldi. Bunlardan biri Gaziantep'de 2,5 yaşında bir bebekti ve 3 gündür aranıyordu. Bir diğeri İstanbul Esenyurt'ta bir servis şoförü tarafından bulunmuş bir kız çocuğuydu. Ailesi aranıyordu. Diğeri ise Siirt'te kayıp bir bebek. Maalesef aileler bebekler konusunda da çok duyarsız. Duyarsız diyorum çünkü Gaziantep'de kaçırılan bebek 5 yaşındaki diğer çocuğa emanet edilerek bakkala gönderilmişti. Annenin savunması ise "bakkal gözümüzün önünde aynı sokakta" oldu. Demek ki aynı sokakta olmayı bırak hemen yanı başında da olsa bir bebek bir bebeğe emanet edilmez. Üstelik bakkala gönderilen diğer çocuk da küçük, henüz 5 yaşında. Aile yayına çıktıktan kısa bir süre sonra bebeği kaçıran kişilerin küçük bebeği evlerinin önüne bırakıp kaçtıkları haberi geldi. Kuvvetle muhtemel ki bebeği kaçıranlar olayın Irmak meselesi gibi duyulup, kendilerinin de yakalanmasından korktukları için bebeği bıraktılar. Şükür ki bebek ailesine kavuştu. 

Servis şoförünün bulduğu çocuk da Suriyeli bir ailenin bebeğiymiş. Yayına bağlanan komşusu sayesinde (bu komşudan da Allah razı olsun) Onun da ailesi bulundu. Ancak burada şu konuya dikkat etmek lazım. Ya şoför sapık ruhlu biri olsaydı. O zaman bu çocuğun hali Allah korusun Irmak gibi mi olacaktı. Servis şoförüne buradan çok teşekkür ediyorum ki; çocuğun cinsiyetini öğrenmek için kendisi herhangi bir girişimde bulunmamış. Bunun için bir teyzeden yardım istemiş. Sonrasında da konu polise intikal etmiş. Sonuncu çocuktan maalesef henüz haber yok ve arama çalışmaları devam ediyor.

Buradan çıkarmamız gereken ders aslında çok basit. Öncelikle çocuklarımıza güvenmeyi öğreneceğiz. Onları dinlemeyi, anlamayı, söylediklerine inanmayı bileceğiz. Çocuk aileden korkmadan, başına ne gelirse gelsin, ne olursa olsun anlatabilmelidir. Benim de evladım var. Genel de evde derslerini konuşmayı sevmez. Ancak birisi kendisine vurursa, kötü söz söylerse bunu bize bildirmekten kaçınmaz. Bilir ki ailesi ona güveniyor, onu dinliyor ve gerekli yerlerle gerekli görüşmeleri yapacak. 

Buradan tüm anne-baba ve aslında tüm insanlığa sesleniyorum. Lütfen çocuklarımıza sahip çıkalım. Son pişmanlık fayda etmez. Allah korusun başlarına bir şey geldiğinde de ağlamak kimse için bir sonuç getirmeyecek. Küçük Irmak'ın başına gelenler başka çocukların başına gelmesin. Allah tüm bebekleri sapık ruhlu canavarlardan korusun. Bu çocuklar hepimizin lütfen sahip çıkalım.

Beyda'nın Kitaplığı