16 Ağustos 2016 Salı

Gonca Çiftçioğulları - Öyle Bir Bedel Ki

Merhabalar

Gonca Çiftçioğulları'nın Öyle Bir Bedel Ki kitabını A101 mağazalarından almıştım. Fiyatı 4,95.-TL idi. Kitabı alalı neredeyse bir seneden fazla oldu fakat ancak okuma fırsatı bulabildim.

Aslı ve Canan anne babası küçük yaşlardayken ayrılmış iki kız kardeşler. Aslı anne ve babası gibi doktor olma yolunda ilerlerken ablası Canan Halkla İlişkiler okumuştur. 

Canan ne kadar dışa dönük ise, Aslı tam tersine daha içe kapanık biridir. Canan günün birinde bir kalp rahatsızlığı geçirir ve ameliyatını yapan doktoru ile samimiyetini ilerletir. Canan bu samimiyetin sonucunda kendisini doktoru Sinan'a aşık olmuş şekilde bulur. Normalde aşka inanmayan Canan'ın kalbinin ritmini Sinan değiştirmiştir.

Aslı ise anne ve babasının çalıştığı hastanede işe başladığı gün Sinan'la karşılaşır. İlk karşılaşma sonucunda Sinan ve Aslı birbirinden etkilenmiştir. Zamanla bu etkilenme aşka dönüşür. Fakat ortada bir sorun vardır. Aynı adama ablası da aşıktır ve iki kız kardeşin bu durumdan haberi yoktur. Öğrendiklerinde ise durum hiç kimse için eskisi gibi olmayacaktır.

Gonca Çiftçioğulları'nın okuduğum ilk kitabı. Kitap konusu açısından değişikti. Hele ki böyle bir son kesinlikle beklemiyordum. Kitabı sevmekle sevmemek arasında kaldım. Sevdim çünkü yazarın kalemi okutuyor. Kitabı iki günde bitirdim. Sevemedim çünkü kitapta bazı noktalar beni rahatsız etti. 

Öncelikli olarak Aslı'nın kendine güvensizliği. O neydi öyle. İnsan seviyorsa söyler. Ablası sırf başkasını sevdiğini düşünüyor, kalbi rahatsız diye her şeyi kendine saklamak yanlıştı. Söylediği yalanları, yaptığı oyunları saymıyorum bile. Ablası Sinan'la birlikte olduğunu öğrendiğinde kopan fırtına da zaten öyle böyle değildi. Çünkü Aslı her şeyi kendi elleriyle mahvetti. Sinan'a karşı olan gelgitleri de ayrı bir muammaydı. İnsan ne olursa olsun seviyorsa sevdiği uğruna her şeyi yapar, gerekirse dünyayı karşısına da alır. 

Canan nasıl bir abla hâlâ anlayabilmiş değilim. İnsan da bu kadar bencillik pes dedirtti. Bencillik demişken. Anneleri zaten apayrı bir dünya. Bir insan kariyer derdine evini barkını yıkmış, çocukları küçücük kalmışken kocasını boşamış. Ama buna rağmen hâlâ daha kariyerin mutluluk getirmediğini görememiş. Üstelik aynı baskıyı kızları üstünde de uygulayıp, "önce kariyer yapacaksınız evlenemezsiniz" demesi de gerçekten can sıkıcıydı. İnsan da bu kadar bencillik çok fazlaydı. Özellikle Aslı'nın yaşadığı rahatsızlıklara rağmen böyle bir anne olması bir noktadan sonra bunalttı. Yeter diye bağırasım geldi.

Bunların dışında genel olarak kitabı sevdim. Yazarın kalemi akıcıydı. Gece Gelen Ölüm kitabı elimde var en kısa süre de onu da okumayı planlıyorum. 

Hepinize keyifli okumalar dilerim.

Tanıtım Bülteninden

Öyle bir yol ayrımındayım ki bir tarafta aşk, diğer tarafta her şey ve herkes var. Sevgi ırmağı bir yandan mutluluk denizine akarken diğer yandan hüzne kanat çırpmakta. Bedeli bu kadar ağır olmamalıydı aşkın… İki kız kardeş ve birbirlerinden habersiz gönül verdikleri adam. Hastane koridorları belki aşk denilen şeyi görmüştü ama böylesine hiç tanık olmamıştı. Yüreğindeki sesin yankısını, meslektaşının yüreğinden duyacak mı Aslı? Yoksa bedenini iyileştirdiği gibi yüreğindeki yarayı da saracak mı doktoru Canan’ın. Doğru ya bir kalpte iki aşk taşınmaz ki.Acaba aşk mutluluk tınısını kimin kulağına fısıldayacak?Bir aşk hikâyesi hiç bu kadar çekmemişti okuyucuyu içerisine. Kitabı okurken bazen acının, hüznün, kaybedişin gözyaşlarını dökerken bazen de mutluluk damlalarının verdiği sevinci, umudu yaşayacaksınız. Yazar ustaca kurguladığı romanını, zengin konuşma metinleriyle destekleyerek okuyucuyu aşkın içine çekmiş, onların da hikâyeyi yaşamasını sağlamış. Bir çırpıda, nefes nefese okuyacağınız Öyle Bir Bedel Ki’nin her sayfası sizi farklı bir heyecana sürükleyecek. Okuduğunuz her sayfa, sizi sonraki sayfaya itecek ve kitabı nasıl bitirdiğinizi anlayamayacaksınız.

Basım Yılı : 2015

Sayfa Sayısı : 640

Uğur Tuna Yayınları