9 Ocak 2016 Cumartesi

Nuria Roca - Sen Ağlama


Merhabalar

İyi mi yoksa kötü mü olduğuna hâlâ daha karar veremediğim Yabancı Yayınlarından çıkan Nuria Roca'nın Sen Ağlama isimli kitabını bugün bitirdim. Kitabı arkadaşım bana beğeneceğimi düşünerek verdi lakin işin özünde şöyle bir durum söz konusu; kitabı sevip sevemediğime halen daha karar verebilmiş değilim.



Öncelikle isim konusuna değinmek istiyorum. Bu kitabın isminin neden Sen Ağlama olarak yazıldığını anlayamadım. Clara'nın hayatı, Clara ve sorunları gibi isimler (ki bu örnekler çoğaltılabilir) daha uygun olurdu. Kitabı okursanız daha da rahat anlayacaksınız çünkü sonuçta Clara'nın üzülmemesi için ortada yapılan herhangi bir girişim yok. Öncelikle kitap isimden dolayı kaybetti. Bunu belirtmem gerek.

Kitabın konusu ise 35 yaşındaki Clara'yı anlatıyor. 2 çocukla dul kalmış, ailesi tarafından sürekli olarak ablasıyla kıyaslanmış olan Clara'nın eski kocasından yana da yüzü gülmemiştir. Kocasının hiç bir iş de tutunamaması, sürekli bir borç batağında olması Clara'yı psikolojik olarak daha da çökertmiştir.

Clara TV kanalında çalışmaktadır ve ek iş olarak da fotoğrafçılık yapmaktadır. Hayatını düzene koymak isterken ablasının ani ölümü ile yıkılır. Her ne kadar ablasını kıskanmış olsa da Clara'nın hayattaki tek arkadaşı da ablası Maria'dır. Maria hayatı boyunca iyi bir kariyere, iyi bir eşe ve güzel maddi olanaklara sahip olmuştur. Üstelik anne-babasının da sürekli olarak ablasını örnek göstermeleri, Clara'yı ikinci plana atmaları Clara'nın psikolojik destek almasına, sürekli kendisini sorgulamasına neden olduğu gibi, kişilik çatışmasına da yol açmıştır. 

Ablasının ölümünden sonra Clara bu günleri çok kolay atlatamaz. Annesi ve babası Clara'ya yardımcı olabilmek adına ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Ancak Clara bu zaman diliminde kendi kimliğini de bulma, çocuklarına ve işine yetme çabasında, kendisini sürekli yanlış ilişkiler içinde bulur. Bu sırada aldığı haberlerle de hayatının şoklarını ardı ardına yaşar. Clara'yı bundan sonrasında tahmin ettiğinden çok daha zor ve bunalımlı günler beklemektedir.

Kitabı genel yazım itibariyle beğendim. Çevirmen gerçekten hakkını vermiş ve kopukluk yaşamadan kitabı bir günde rahatlıkla bitirdim. Kitabı ana karakterin ağzından bir biyografi, bir günlük gibi de düşünebilirsiniz. Onun yaşadıklarını düşüncelerini, neler hissettiğini anlatıyor. Fakat kitabın kurgusunda Clara karakteri konusunda sıkıldım. Çocuklarıyla ilgilenmeyi isteyen, ancak kendine de zaman ayırmak gerektiği için çocuklar babalarında kaldığında başka erkeklerle birlikte olup, kendisini cinsellik anlamında bulmak isteyen de bir anne. Belki de yabancılarla aile değer yargılarımız farklı olduğundan dolayı bu kitabı sevemedim ama burada çok fazla şekilde partner değiştirme vardı ve açıkçası bunu okumak beni rahatsız etti. Her ne kadar arka kapak tanıtımında bu yazılsa da, yüzeysel geçilmiş olması iyiydi. Lakin aynı yerde çalıştığın iki kişiyi partner olarak seçmen ne kadar mantıklı bu da ayrı bir tartışma konusu.

Nuria Roca Sen Ağlama kitabında nötr durumdayım. Okumak ya da okumamak ne kaybettirdi ya da ne kazandırdı bana göre göre yorumsuz. Olsa da olurdu olmasa da çok bir şey kaybetmezdim. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.

Tanıtım Bülteninden


Sen Ağlama, işinde başarılı olmak isteyen, iyi bir anne olmaya çalışan, ayrıldığı eşinden sonra bir erkekten diğerine koşan ve cinselliği âdeta yeniden keşfeden 35 yaşındaki Clara’nın dokunaklı öyküsünü anlatıyor.
Çok sevdiği kardeşinin ölümüyle sarsılan Clara’nın hayatı inanılmaz sürprizlerle değişiyor. Yeni öğrendiği ve yüzleşmesi hiç de kolay olmayan iki gerçek, Clara’yı altüst ediyor.

İspanya’da yayımlanmasının hemen ardından bir bestseller olan Sen Ağlama, son yıllarda okuyacağınız en içten, en sıcak öykülerden biri… Clara’yı asla unutamayacaksınız!


Basım Yılı : 2014

Sayfa Sayısı : 272

Yabancı Yayınları
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...