7 Kasım 2015 Cumartesi

Şebnem Burcuoğlu - Kocan Kadar Konuş



Merhabalar

Yine sizlere kitap çıktığında kahkahalar atarak okuyup bitirdiğim ama yorumu için geç kalınmış bir kitapla geldim. Şebnem Burcuoğlu ve Kocan Kadar Konuş.





Efsun 30 yaşına geldiği halde evlenememiş, ailesinin deyimiyle evde kalmış İzmirli bir ailenin kızıdır. Zamanını bir yayın evinde çalışarak ve kitap okuyarak geçirir. Zaten Efsun'da bu halinden oldukça memnundur. 

Küçük yaşlarda ailesi aslında sülalesi desek daha doğru olur hep beraber İstanbul'a göç etmişler ve hep beraber aynı apartmanda yaşamaktadırlar. Efsun'un bu yaşına kadar çıktığı insanlar olmuş ancak hepsi de Efsun'u aldatmıştır. Son çıktığı Timur ile de talihsiz bir şekilde akşam yemeği yedikten sonra ayrılınca artık aile bireyleri,anneannesi,teyzesi,kuzenleri,annesi ve kardeşleri duruma el koyarlar. Giyimi, saçı, makyajı herşeyi ile yepyeni bir Efsun ortaya çıkar.

Bir gece kardeşleri ve kardeşlerinin arkadaşları ile kulübe giden Efsun orada liseden beri aklından ve kalbinden atamadığı Sinan ile karşılaşır ama talihsiz olaylar da peşini bırakmaz. Sinan'la karşılaştıktan sonra kendisini bir de Serdar Ortaç'ın locasında bulur. Sabah olduğunda ise evinde Sinan'ı görür. Sinan gece alkollü halinden sonra Efsun'u merak edip gelmiştir ve sevgili aile büyükleri de potansiyel kısmet olarak gördükleri Sinan'ı kaçırmazlar ve yemeğe davet ederler.

Ailesinden her biri Efsun'un başına evlilik uzmanı kesilmişken, Efsun onların söylediklerini yapmaya başlar. Hele ki kendisinden küçük kuzeni de evlilik aşamasındayken bu Efsun'a mantıklı gelir. Çünkü evde kalma riski ile karşı karşıyadır. Bu durumlardan kendisini uzak tutan tek bir kişi vardır o da Efsun'un babası Oktay Bey. Efsun'u uyarır ama Efsun anlamaz.

Efsun Sinan ile görüşmeye başlar ancak Sinan Efsun'daki değişimleri fark eder. Onun eski Efsun olmadığını anlar. Nitekim her defasında Efsun ailesinin de baskısıyla konuyu evliliğe getirir. Son olarak kuzeni Merve'nin düğününe gelen Sinan Efsun'un kalabalığı yararak gelin çiçeğini kapmasıyla olayı anlar ve Efsun'a da çok kızarak düğünden ayrılır.

Efsun kendisini eve kapatır ve depresyona girer. Kardeşleri sosyal medyadan ona mesaj göndermesini isteseler de Efsun bunu yapmaz. Bu arada Efsun'un başucu kitabı Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna'dır ve yazarla hayali bir arkadaşlığı da vardır. Bu nedenle yazar ona ne olursa olsun aşkının peşinden gitmesini söyler ve Efsun gecenin bir yarısı soluğu Sinan'ın kapısında alır. Fakat Sinan onu dinlemez ancak Efsun ona Evlenme teklifi eder ve kitap burada biter.

İlk defa bir kitabı bu kadar açık ve net yazıyorum çünkü kitabın filmi çekildi ve nitekim bir çoğumuz internette ya da sinema da filmini izledi. İzlemeyenler içinse aslında kitaptan çok bir şey beklememek gerekecek. Çünkü günlük hayatımızda toplum ve aile baskısı olarak göreceğimiz evlilik dayatması bize mizahi bir yolla sunulmuş.

Her aile de olan, yaşın geçiyor evlen, şöyle davranmalısın böyle konuşmalısın şeklinde genç kızların beynine empoze edilen erkek arkadaşla çıkma ve bunu koca bulma olayı haline getirme olayı kitap haline getirilmiş. Günümüz de kocan yoksa ve yaşın da geçiyorsa bir hiçsin gibi gösterilen toplum yaşantısı anlatılmaya çalışılıyor. 

Kocan kadar konuş kitabının zaten ikincisi de çıktı ve bildiğim kadarıyla filminin de ikincisi çekilmek için hazırlıklar yapılıyormuş. Filmi çekilip yayına girmeden sizlere ikinci kitap yorumu ile geleceğim.

Peki kitap da göze batan ne vardı bence Üresin ve Türesin isimleri olmamıştı. Daha yaratıcı olunabilirdi. Bunun dışında toplumda yaşadığımız bir konuyu bize aktardığı için açıkçası abartılı bir yan göremedim. Tabii çok basit bir konuyu işlediği için eleştirenler de yok değil ancak ben kitabı sevdim. Sonuçta böyle bir konuyu bizlere kitap olarak sunabilmek ve bunu düşünebilmek de bence yetenek. Bakalım kitabın devamında bizleri neler bekliyor. 

Keyifli Okumalar Dilerim.

Tanıtım Bülteninden


“Türkiye’de kadınların DNA’larına kodlanmış olan evlenme
saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. ‘Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş’ atasözü, anneannem Peyker’in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem.
Sözün özü, kocan varsa varsın, yoksa da geçmiş olsun. Hele ki bir de 30’una gelip de bekâr kaldıysan bu dünyada yatacak yerin yok!”
Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hmm. Anlaşıldı.
Sen en iyisi bu kitabı bir oku. Yalnız değilsin Türk kızı! Senden çok var –ay bunu da yanlış anlayıp trip atarsın sen şimdi.
Yok, öyle demek istemedik. Ailen, çevren, eşin-dostun-arkadaşınkankan, hepsi evlilik lafı ediyor değil mi? Ama zor iş.
Koca bulmak ÇOK zor iş arkadaş…


Basım Yılı : 2014

Sayfa Sayısı : 220

Dex Kitap
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...