1 Kasım 2015 Pazar

David Levithan - Her gün


Merhabalar

Geçen günlerde kütüphaneden aldığım ve süreli zaman içinde teslim etmem gereken bir kitap olması nedeniyle okuma sırasına öncelik verdiğim bir kitap. David Levithan ve Her gün kitabı. Aynı zamanda da yazarın okuduğum ilk kitabı.





Aslında yoruma nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Bu kadar okunacak kitap varken bu kitabı neden okudum onu da bilmiyorum. Ama şu kadarını söyleyebilirim fantastik kitap sevmeyenler bu kitaba kesinlikle başlamamalı. 

Ana karakterimiz A. Kendisine bu şekilde hitap ediyor. Ancak bunun kimliği belli değil. Kız ya da erkek olduğu bilinmiyor. Bir evi bir yuvası da yok. Belli bir yüze de sahip değil. Çünkü kitabın adından da anlaşıldığı üzere her gün başka birinin bedeninde uyanıyor, gün içerisinde onun hayatına müdahale etmeden onun yapması gerekenleri yapıyor ve gece olup uyuduğunda ise başka bir bedene geçiyor ve sabah uyandığında yine başka birinin hayatını yaşamaya devam ediyor. Ancak kendisine A dediğimiz bu şahıs sadece 16 yaşında olanların bedenlerinde yaşıyor. Kendisi de 16 yaşında ve kendisini hiçbir zaman daha küçük ya da daha büyük birinin bedeninde uyanırken ya da onun hayatını yaşarken bulmuyor.

Peki bu durum ne zamana kadar devam ediyor, işte asıl can alıcı nokta da burada başlıyor. Bir sabah Justin isimli bir gencin bedeninden uyanıyor. O gün hiç yapmadığı bir şekilde Justin'in hayatına müdahale ediyor. Onun kız arkadaşı ile vakit geçiriyor ve Rhiannon'a aşık oluyor. Ancak gün bitiminde yine olay değişmiyor ve ertesi sabah Justin'in bedeninden ayrılıp bir başkasının bedeninde uyanıyor. Ancak aklında sürekli Rhiannon var. Sürekli onu düşünüyor. Başka hayatları yaşarken onu bir türlü aklından çıkaramıyor.

Kitabı okurken açıkçası başka başka hikayelere konuk olmak güzeldi ancak sonu tamamen hava da kalmış bir hikayeydi. Bunun dışında kitaba çok muhteşem elimden düşüremedim diyenlere maalesef katılmıyorum. Açıkçası kitabı zorla bitirdim gibi bir şey oldu. Fantastik çok severek okumasam da yine de okurum ancak nedense bu kitapta ucu açık o kadar çok şey vardı ki ve her şeyden de önemlisi her gece A'nın başka bir bedene geçeceğini okumakta bir süre sonra cazip gelmemeye başladı. Okurken kendimi sürekli bir kısır döngünün bir dejavunun içinde hissettim. Üstelik A'nın neden bu durumda olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Bu konu ile ilgili hiç bir bilgi yok. Zira kitap A'nın 5994.gün uykudan uyanmasıyla başlıyor.

Genel anlamda Pegasus Yayınlarının çıkarmış olduğu tüm kitapları sevmeme rağmen, maalesef bu kitaba bir türlü ısınamadım. Bu arada kitabın devamı da çıkacakmış duyduğuma göre ama ilki çok zorlanarak okunduğu için açıkçası ikincisini okur muyum bilemiyorum.

Kitabı ben çok beğenmedim. İçindeki hayatları okumak dışında açıkçası bana ilgi çekici gelen bir yanı yoktu. Tabii ki tercih sizlerin. 

Keyifli Okumalar Dilerim.

Tanıtım Bülteninden

Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza âşık. Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en kolay alışılan şey. Kavraması güç olabilen ise bedenin önceden yaşamış olduğu hayat.  Her gün başka biriyim. Ben, kendimim; kendim olduğumu biliyorum ama ayrıca başka biriyim de.  Hep böyle olageldi. “Yepyeni, eşsiz, komik ve canınızı acıtacak kadar dürüst. Levithan, insanın kendisi gibi hissedememesi ve nereye ait olduğunu bilememesine dair ikilemi müthiş bir şekilde kaleme almış. Bu kitabı okumakla kalmadım, âdeta içime çektim.” Jodi Picoult, #1 New York Times çoksatan yazarı “Levithan, okuyucuları ele geçirecek, karşı konulmaz bir eser yaratmış… Her Gün, bir üslup denemesi ve hayal gücü deneyi…” Booklist A’nın arkadaşı yok. Ebeveyni yok. Ailesi yok. Mülkü yok. Evi bile yok. Çünkü her gün başka birinin bedeninde uyanıyor. Her sabah farklı bir yatak. Farklı bir oda. Farklı bir ev. Farklı bir hayat.   Rhiannon’la tanıştığı anda ona âşık olan A için, gece çöktüğünde her şey sona ermiştir. Çünkü hiçbir zaman bir insanın bedenine ikinci kez girememektedir. Ancak A, genç kızı aklından çıkaramayınca ve Rhiannon onun yaşama sebebi haline gelince her gün, farklı hayatlar yaşamış farklı bedenlerde ona geri dönmeye çalışacaktır. Bir de onu aşkına inandırmaya…

 New York Times çoksatanı School Library Journal, 2012’nin En İyi Gençlik Kitabı Kirkus Reviews, 2012’nin En İyi Gençlik Kitabı Booklist, 2012’nin En İyi Gençlik Kitabı Amazon, 2012’nin En İyi Kitabı Barnes & Noble, 2012’nin En İyi Kitabı 2012 Cybils Genç Blogger’ların Edebiyat Ödülü Finalisti YALSA, 2013’ün En İyi Gençlik Kitapları Seçkisi Amerikan Kütüphaneler Birliği, 2013’ün En İyi Gençlik Kitabı 2013 Lambda Edebiyat Ödülü Finalisti “Yılın en yaratıcı gençlik romanlarından biri.” OUT Magazine “İçinden zekâ taşıyor. Levithan sadece ustaca şaşırtmacalarla değil; A’nın zorluklarla edindiği yalnızlık, kimlik ve sevgiye dair bilgeliklerle de elinden bırakamayacağınız bir roman kaleme almış. ‘Sadece bir günlüğüne dahi olsa ben değil de sen olmak nasıl olurdu?’ sorusunu cevaplayarak bir zorbaya bile empati öğretmesi mümkün.” Entertainment Weekly “Levithan’ın bilinçli, analitik üslubu, kurguyla bire bir örtüşüyor. Aşk, özlem ve insan doğasına dair derin düşünceleri A’nın yolculuğunda vücut buluyor. Okuyucular, yazarın şiirsel kelime oyunları ve ahenkli üslubuyla tazelenecekler. İnsanı büyüleyen, düşüncelere sevk eden ve sevginin fiziksel görünüşü ve cinsiyeti aştığını hatırlatan bir kitap.” Kirkus Reviews “Eşsiz olduğu kadar çekici bir roman… Gençler, A’nın ziyaret ettiği bedenler ve karşılaştığı ikilemlere dair düşüncelerini merakla okuyacaklar. Levithan aile içi dinamikleri, ilişkileri, önyargıları ve cinselliği cesurca ele almış.” VOYA “Levithan’ın empati yeteneğini gözler önüne serdiği gibi, mutluluk ve gerçek aşka dair iyimserlik dolu kısımlar keyifle okunuyor.” New York Times Book Review “Komik ve aşkın ta kendisi gibi… ihtişamlı bir kitap.” Los Angeles Times “Levithan bir edebiyat dehası. Üslubu müthiş… gerçekten kusursuz. A’nın sürekli değişen bir dünyada aşkı sonsuz kılma yolculuğuna herkes tanık olmalı.” Romantic Times “Öykünün her adımı okurlara gerçek gelecek ve güçlü duygular hissettirecek. Özellikle de aşkın doğasına dair konuşturacağı kesin...” School Library Journal “Levithan okuyucuları ele geçirecek, karşı konulamaz bir eser yaratmış… Her Gün, bir üslup denemesi, hayal gücü deneyi ve okurların başka birinin, tam olarak A’nın hayatını ziyaret etmeleri için kaçırılmaması gereken bir fırsat.” Booklist “Yüreğinizi burkacak en harika aşk hikâyesi; yüreğinizi burkacak (ve iyileştirecek) en muhteşem hayat hikâyesi.” Lauren Myracle, New York Times çoksatan yazarı “Bir yuvaya ve sevgiye –ki ikisi de aynı şeydir– asla erişemeden, her gün başka biri olan, sonsuza dek bir kısır döngüye hapsolmuş ‘A’ da Uçan Hollandalı ve diğer lanetlenmiş gezginler arasında yerini alıyor. Bir avarenin gezi günlüğü gibi başlayan bu sürükleyici kitap, uzanıp empatiye kollarını doluyor ve felsefeyle çınlayan bir romana dönüşüyor.” Virginia Euwer Wolff, National Book Award ödüllü yazar “Levithan’ın sıradışı hikâyesi, gençleri, ruhun özünün değişmezliğini düşünmeye sevk edecek. A, on altı yıl boyunca ziyaret ettiği binlerce yaşamdan edindiği bilgelikle inanç, aşk, rüyalar ve ölümden bahsediyor ve insanların birbirinden aslında hiç de farklı olmadığını bizzat kanıtlıyor.” Shelf Awareness

Basım Yılı : 2015

Sayfa Sayısı : 336

Pegasus Yayınları




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...