Ana içeriğe atla

İlknur Birdal - Satılık

Merhabalar

Hüzün henüz 17 yaşında liseye devam etmeye çalışan bir genç kızdır.
Güzelliğini maalesef bu yaşında yediği dayaklar yüzünden vücudundaki morluklar ve yara izleri kapatmaktadır. 

Devran başarılı, zengin karizmatik ve aynı zamanda da ailesinin abisinin ölümünden sonra hayatta kalan tek evladıdır. 

Hüzün öz babasını hiç tanımamıştır. Annesi babasına hamile olduğunu söylediğinde kendilerini terk etmiştir. Hüzün bu yaşına kadar baba hasretiyle yanmıştır. Annesinin yeninden evlenmesi üzerine üvey babasının zalim ve vicdansız ellerindedir. Salim sürekli içen ve kumar borcu olan biridir. Annesinin gözü önünde Hüzün'ü sürekli dövmektedir. Annesi ise bu duruma sadece uzaktan izleyerek hiç bir şekilde müdahale etmemektedir. Hüzün eğer karşı gelirse 6 yaşındaki üvey kardeşi Emir'in dayağa maruz kalacağını bildiğinden sesini çıkaramamaktadır.

Yine bir akşam okuldan eve gelir ve Salim'in nefreti ile burun burunadır. Salim kaç kez okula gitmemesi konusunda kendisini uyardıysa da Hüzün okulunu bitirmeye ve bu hayattan kendisini ayrıca kardeşini kurtarmaya kararlıdır. O gece yine dayak yedikten sonra hasta kardeşini doyurup, uyutur. Kendisi ise derslerine çalışarak uykuya dalar. Ancak çok kısa süre sonra saatin erken olduğunu bilmesine rağmen Salim eve gelmiştir. Oysa onun bu saatte kumar ve içki masasında olması gerekmektedir.

Salim büyük bir öfkeyle genç kızı yatağından söker alır. Kendisiyle gelmesini söyler. Aksi takdirde cebinden çıkardığı bıçağı uyuyan minik çocuğun boğazına dayayarak onu öldüreceğini söyler. Hüzün yalvarır ama bir faydası yoktur. Çaresiz Salim'in peşinden gider. Bu sırada Hüzün gideceği yerin belki buradan daha iyi olacağını düşünmektedir ama bir yandan da aklı hasta kardeşindedir.

Salim onu bir bar kapısından içeri sürüklediğinde Hüzün başına gelenleri anlamıştır. Salim'in yüklü bir kumar borcu vardır ve karşılığında Hüzün'ü satmıştır. Ne kadar çırpınsa da kimse onu dinlemez ve Salim gider. 

Barın sahibi Kazım kızı iyice süzdükten sonra Aysel'i çağırır ve kızı adam etmesini söyler. Aysel kızı alıp başka odaya geçtiğinde Hüzün çaresizce yalvarır. Ancak Aysel buradan kurtuluş olmadığını, olsaydı kendisinin buradan çoktan gitmiş olacağını söyler. Hüzün kendisini öldüreceğini söylediğinde sabah ezanlarında barda çok fazla korumanın kalmadığını ve ön kapıdan kendisinin kaçabileceğini, fakat çok tehlikeli olduğunu söyler. 

Hüzün her şeye rağmen deneyeceğini belirtir. Burada kalmak da ölümden beterdir. Hüzün ezanla birlikte Aysel'inde yardımıyla kaçma girişiminde bulunur. Ancak korumalardan birinin görmesiyle planları bozulur. Hüzün kaçacağı sırada Kazım elinde tabanca Aysel'i almış Hüzün'e onu öldüreceğini söylemektedir. Hüzün bocalar. Aysel kaçmasını söyler ama Hüzün Aysel'in ölümüne sebep olacağı için kaçamaz. Çaresiz geri geldiğinde Kazım'dan yediği dayakla kendinden geçer.

Hüzün düzelene kadar barda işe çıkamaz. Düzeldiğinde ise artık kaçış yoktur. Bara gelen erkekler kendisini süzerken burada olduğuna lanet etmektedir. 

Barda iş ortağı ile kutlama da olan Devran bakışlarını Hüzün'ün üzerinden çekemez. İş ortağı Aydın ise masalarına kadın çağırmak ister. Aydın Aysel'i çağırırken Devran da Hüzün'den başkasını görmemektedir. Kadınlar masaya geldiğinde çok vakit kaybetmeden odaya çıkarlar. Devran içkilidir. Hüzün ne kadar yalvarsa da ona sahip olur. Sabah uyandığında ise Devran'ın aklı başına gelmiş ve çarşaftaki kanı görmüştür. Ancak Hüzün ortada yoktur. Banyodan gelen ağlama sesiyle Hüzün'ün yanına ulaşmaya çalışır ancak kapı kilitlidir. Hüzün'le konuşamayınca kartını bıraktığını ve kendisini aramasını söyleyerek odadan ayrılır.

Zaman geçmesine rağmen kendisini aramayan Hüzün'e sinirlenen Devran, gece yaptığı hatayı nişanlısına anlatmak için gittiğinde kuzeni ile Dicle'yi beraber görür ve nişanı atar. Devran'ın aklı ve duyguları karmakarışık olurken aradan geçen zamana rağmen Hüzün'e ulaşamamış olması Devran'ı daha da çileden çıkarır. Sonuçta Hüzün'ün ilk erkeğidir ve bunu da telafi etmek istemektedir. Ancak Hüzün'ün o barda ne aradığını hâlâ merak eder. Olanları kardeşim dediği arkadaşı Emir'e anlattığında ise Emir bu yaptıklarının çok saçma olduğunu savunur. Ancak Emir Devran'ı fikrinden vazgeçiremez. 

Akşamına tekrar Emir'le birlikte bara gider. Hüzün'e ulaşıp onunla konuşmalıdır. Hüzün'ü yeniden istediğinde o gün çalışmayacağını öğrenir. Aysel'i çağıran genç adam Hüzün'ün sabah intihar ettiğini ve Hüzün'ün hikayesini öğrendiğinde Hüzün'ü kurtarmak için Aysel'den yardım ister. O gece Hüzün'le Devran'ı görüştürür. Devran Hüzün'e buradan kurtulması için sadece bir yolun olduğunu ve bunun da kendisiyle evlenmek olduğunu söyler Hüzün bu fikre itiraz eder. Ancak sonraki günlerde bundan başka çare olmadığını anladığında çaresiz Devran'ı arayarak teklifini kabul eder.

İlerleyen günlerde Hüzün'ü kurtarana kadar Devran her gece gelir. Ancak bir gün gündüz Kazım Hüzün'e sahip olmak için odasına girip kapıyı kapadığında Aysel yardım elini uzatması için Devran'ı arar. Devran daha önceden anlaştığı güvenlik ve polislerle barı bastığında Kazım'ın artık çevresindeki insanların ona yardım edemeyeceğini, Devran'ın Hüzün'ü buradan götüreceğini çaresiz kabullenir. 

Ancak Devran giderken Hüzün'ün yanında Aysel'i de alır. Kazım bu duruma sinirlenir, ancak şu anda elinden bir şey gelmemektedir.

Bardan iki kadını alıp çıkan Devran'ın aklında tek bir şey vardır. Bir an önce Hüzün ile evlenebilmek.

Satılık kitabının tanıtım bültenleri çıktığında arka kapak yazısını okuyup sıradan bir aşk hikayesi diye düşünmüştüm. Ancak buraya kadar anlattığım bölümde pek de bir şey yok. Asıl olaylar bundan sonra başlıyor. Bir çok yerde şaşırmama engel olamadım. Gerçekten kurgusu düşünülerek yazılmış. Bir çok yerde yok artık dediğim de oldu. Hüzün ve Devran'ın hikayesini okurken kitabın nasıl bittiğini anlamadım. Bir gece de bitirdiğim kitaplar arasında ve İlknur Birdal ilk kitabı olmasına rağmen gayet başarılı bir iş çıkarmış. Aslında kitapla ilgili daha çok şey yazmak istiyorum büyüsü bozulur diye maalesef burada kesmek durumundayım.İlknur Birdal ellerine sağlık. Daha nice Satılık romanlarında buluşmak dileğiyle. Yolun açık, kalemin güçlü olsun.Keyifli okumalar.

Tanıtım Bülteninden

Her aşk kendi sınavıyla cebelleşir.

Devran ve Hüzün…


Onların yolu bir bar kapısında kesişti. Kader hiç ummadıkları anda, hiç ummadıkları bir yerde onları bir araya getirdi. Hayatın karşısında yeteri kadar kırılan kalpleri yeni bir serzenişi daha kaldırabilecek miydi?
Hüzün’ün korumak istediği kalbi, Devran’ın hayatını karmaşalar içine sürükleyen sırları vardı. Pis bir barın üst katında sahip olduğu kızın hayatının bilmecesi olacağını hiç hesaplamamıştı. 
Sırlar ortaya çıktıkça değişen hayatlara, her aşkın kendi içinde verdiği savaşlara şahit olacaksınız.

“Sana sahip olmak hayatımda yaptığım tek doğruydu. Söylemesi biraz tuhaf olsa da, hayatım boyunca satın aldığım en güzel hediyesin.”

“Sen benim başıma gelen en güzel yanlıştın. Seni Seviyorum Devran… Mutluluk benim için senin dudaklarının arasında ve sen bu gece sadece beni sevdiğini fısılda…”


Sayfa Sayısı : 472

Basım Yılı : 2015

Postiga Yayınları

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2019 Yılı Hedeflerim ve Hayaller - Mim

Merhabalar 2018 yılı bitip 2019 yılına sayılı günler kalmışken sizlerle güzel bir mim etkinliği yapmalım.

Blog Keşif Etkinliği

Merhabalar Malum artık annemle birlikte blog yazmaya başladık. Böylesi belki de daha iyi olacak. Omuz omuza, anne-oğul birlikte daha güzel şeyler yapabilmek adına tek blog, tek yürek olarak yolumuza devam etmeye karar verdik. Annem benim her daim hep ve tam destekçim. 

Deeptone Röportajı

Merhabalar Bloğumda bugün çok tatlı bir konuğum var ve kendisiyle yaptığım röportajla bu haftayı selamlıyoruz.

Her Çocuk Özeldir Film Yorumu

Merhabalar Senenin son günü izlediğim çok güzel ve özel bir film Her Çocuk Özeldir.

Neden Ajanda Kullanmalıyız? Kaç Tane Ajandam Var?

Merhabalar Dünkü yazımda Çocuklara Ajanda Alışkanlığı Kazandırmak 'tan bahsetmiştim.

Lütfen Dikkatle Okuyunuz!...

Merhabalar Bu yazıyı yazmak uzun zamandır aklımdaydı.

Hadi Birikim Yapalım

Merhabalar Sizleri bugün çok güzel projeye davet etmek istiyorum.

Uğruna İnsanların İntihar Ettiği İran Şahının En Sevdiği Karısı Anis-el Doleh

Merhabalar Son zamanlarda sosyal medyada sıklıkla karşılaştığım bir haber, aslında güzellik kavramımızı sorgulamama neden oldu.

Ortak Öykümüz (Mim)

Merhabalar Sevgili  Berlin Berlin  başlatmış olduğu ortak Öykü miminde  Akan Zaman  bloğunun sahibi Halil Bey beni mimlemiş. Çok teşekkürler. Öykü çok güzel devam ediyor ve bakalım benim sıramda ben neler eklemişim hikayeye. Keyifli okumalar.

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 2