12 Nisan 2015 Pazar

Aslıhan Akagöz - Senden Bebek İstiyorum




Yiğit ve Mert.

Amca oğlu iki kuzen ve bir o kadar da birbirlerine zıt karakterler.

Yiğit hayatı ne kadar ciddiye alan bir avukatsa, Mert'te bir o kadar vurdumduymaz biridir. Yiğit ak dediyse Mert kara demiştir. Hayatları bir mücadele ve didişme içinde geçmektedir.


Yiğit'in anne ve babası vefat ettikten sonra, babaannesi Pakize Hanım'ın yanına gelmesiyle, Mert'in düşmanlığı bir o kadar büyür. Çünkü Mert annesini doğumunda kaybetmiştir ve ona kol kanat geren tek kişi ise babaannesidir. Babaannesi sadece Mert'e aittir ve kimse ile paylaşmak istemez.

Yiğit ve Mert'in çocukluklarından beri anlaşamıyor olmaları Pakize Hanım'ı üzmektedir. Ancak torunları için elinden bir şey gelmez.

Geçirdiği ikinci kalp krizi ile durumunun ciddiyetinin arttığını gören Pakize Hanım Yiğit ve Mert'i yanına alarak son isteğini söyler. Ölmeden önce ona ilk torunu veren kişi mirasının tamamına sahip olacaktır.

Yiğit ve Mert bu olaya çok şaşırırlar ve karşı çıkarlar. Ancak mirası alabilmelerinin bundan başka yolu yoktur. Her durumda birbirlerini alt etmeye alışmış olan kuzenler, bu saçma oyuna alet olmayacaklardır. Hem de çok kısa sürece bir torun vermek üzere.

Yiğit bunu kabul etmez. Mert Yiğit'in bu durumdan vazgeçtiğini görünce kabul eder. İkili arasındaki bakışmalar Mert'in galip geldiğini gösterirken Yiğit birden fikrini değiştirir ve babaannesine şartını kabul ettiğini ve kendisine bir torun vereceğini söyler. 

Pakize Hanım durumdan memnundur. Ancak bu bebekler evlilikle olacaktır. Fakat anne seçimi tamamen torunlarına aittir.

Yiğit Mert'i Mert Yiğit'i nasıl alt edeceğini düşünürken aynı zamanda da eski sevgililerinden anne adayı olabilecekleri gözden geçirmektedirler. Ancak ikisinin de listelerinde bu duruma uyan saf,masum ve temiz bir anne adayı yoktur. 

Bir zaman sonra Yiğit'in aklına Feyza gelir. Feyza onun evini soymaya çalışırken yakaladığı bir hırsızdır ve Yiğit'e göre kendisine borçludur. Hiç düşünmeden soluğu Feyza'nın evinde alır. Ancak Feyza'yı ikna etmek sandığı kadar kolay olmayacaktır. 

Mert ise bir gün yine sekreteri Burçin'i mesai saatinde telefonda çene çalarken yakalar. Ancak bu kez Burçin'in arkadaşının annesinin hasta olduğunu ve zor durumda olduğunu öğrenir. Mert Burçin'e arkadaşını çağırmasını ve ona maddi destek sağlayacağını söyler.

Sedef annesinin beynindeki tümör yüzünden gerekli ameliyat parasını bir türlü bulamamıştır. Annesinin her geçen gün durumu ciddileşmektedir. Bu sırada çalan telefon ona umut ışığı olmuştur. Sedef'e durumu haber veren Burçin sevinç içindedir. Ancak Sedef olayın halen şokunu atamamıştır. Görüşme günü gelip Sedef Mert'in kapısından içeri girdiğinde Mert'in aklındaki tek şey Sedef'i çocuğunun annesi olmak için ikna etmektir.

Aslıhan Akagöz'ün okuduğum ilk kitabı. Harika bir romantik komedi yazmış bana göre. Gereksiz tasvirlerle okuyucuyu da boğmuyor. Aynı zaman da ailenin ne kadar önemli olduğunu da vurgulamış. Kitaptaki karakterleri çok sevdiğimi söylemeliyim. Özellikle Pakize Hanım gerçekten bir Osmanlı Kadını modunda. Mert ve Sedef, Yiğit ve Feyza. Sıcacık okunası bir kitap. Kitabın sonunu az çok tahmin edebiliyor olsanız da bence yüzde gülümseme yaratan bir kitap. Okuduğunuzda pişman olmayacağınızı düşünüyorum. Aslıhan Akagöz Senden Bebek İstiyorum ve daha nice kitaplarınıza inşallah. Yolunuz açık olsun.Keyifli Okumalar diliyorum


Tanıtım Bülteninden

Bir adam neden baba olmak ister? Mutlu ve sıcacık bir yuvada kendinden bir parçaya hayat verip onu büyütmek için, olabilir mi? Ama Yiğit ve Mert’in baba olmayı kabul etmelerinin sebebi bu değildi. Büyükanneleri Pakize Hanım gülümseyerek, “İlk kim kucağıma bir torun verirse bütün servetim onundur,” deyince Mert, sırf Yiğit’e bir konuda daha üstünlük sağlayabilmek adına kabul etmişti bu isteği. Tek niyeti Yiğit’i her konuda alt edebilmekti. Peki, Yiğit buna izin verecek miydi? Mert’in kendisini alt etmesine göz yumacak mıydı?  Peki iş anne adaylarını ikna etmeye gelince neler olacak dersiniz? Aslıhan Akagöz’ün çok okunan romanlarından aldığınız tadı sürdürmeye devam edebilirsiniz. Eğlenceli ve bir an bile kesilmeyecek heyecanıyla elinizdeki kitapla yazara hayranlığınızın artacağını garanti ederiz. “Benim size verebilecek hiçbir şeyim yok,” dedi güçsüz bir sesle.  “Hayır, yanılıyorsun Sedef.” Adını adamın ağzından duymak garipti. Rahatsızlık vericiydi. “Sen şu sıra bana çok lazım olan o en önemli şeyi verebilirsin.” “Ben anlayamıyorum. Mert Bey siz benden ne istiyorsunuz?”   “Ben senden bir bebek istiyorum.”



Sayfa Sayısı : 616




Basım Yılı : 2015


Postiga Yayınları
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...