Ana içeriğe atla

Ernest Hemingway Kimdir?

 

Ernest Hemingway Kimdir?

Ernest Hemingway, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en güçlü ve en etkili isimlerinden biridir. Roman, kısa öykü, gazetecilik ve savaş muhabirliği alanlarında eserler vermiş; yalın, keskin ve yoğun anlatım tarzıyla modern edebiyatı köklü biçimde değiştirmiştir. Aşk, savaş, ölüm, cesaret, yalnızlık, erkeklik, yaşlanma, doğa ve insanın yenilgi karşısındaki duruşu onun yazılarında sıkça işlenen temel temalardır.

Hemingway yalnızca kaleme aldığı kitaplarla değil, sıra dışı ve çalkantılı yaşamıyla da döneminin en çok konuşulan edebiyatçılarından biri haline gelmiştir. Birinci Dünya Savaşı, İspanya İç Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı gibi büyük tarihsel olayları yakından izlemiş; Afrika’ya, Küba’ya ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerine yaptığı yolculuklar eserlerinin coğrafyasını ve ruhunu şekillendirmiştir.

Ernest Hemingway’in Yaşamı

Tam adı Ernest Miller Hemingway’dir. 21 Temmuz 1899’da ABD’nin Illinois eyaletine bağlı Oak Park kasabasında dünyaya geldi. 2 Temmuz 1961’de Idaho’daki Ketchum kasabasında hayatını kaybetti. Mesleği yazar, gazeteci ve savaş muhabiriydi. Edebî türleri roman, kısa öykü, anı ve gazetecilik yazılarından oluşur. Milliyeti Amerikalıdır.

Babası Clarence Edmonds Hemingway bir doktordu. Annesi Grace Hall Hemingway ise müzik ve sanatla yakından ilgiliydi. Hemingway çocukluk yıllarını doğayla iç içe geçirdi; balıkçılık, avcılık ve açık hava etkinlikleri onun için erken yaşlardan itibaren vazgeçilmez hale geldi. Bu deneyimler ileride yazarlığının vazgeçilmez parçalarına dönüştü. Balıkçılık ve avcılık, eserlerinde yalnızca birer hobi değil, insanın doğayla mücadelesinin güçlü sembolleri olarak yer aldı.

Üniversite eğitimi almadı. Liseden sonra doğrudan gazeteciliğe yöneldi ve Kansas City Star gazetesinde çalışmaya başladı. Bu dönemde kısa, açık ve gereksiz sözcüklerden arınmış cümleler kurma alışkanlığı edindi. Bu üslup daha sonra edebiyatının en belirgin özelliği haline geldi.

Birinci Dünya Savaşı ve Hemingway

Genç yaşta savaşa büyük ilgi duyan Hemingway, gözündeki görme sorunu nedeniyle düzenli orduya giremese de 1918’de İtalya’ya giderek Kızılhaç ambulans şoförü olarak görev yaptı. Cepheye yakın bölgelerde çalışırken bir havan topu patlaması sonucu ağır yaralandı. Bu deneyim hayatının en kritik dönüm noktalarından biri oldu. Savaşta tanık olduğu ölüm, yaralanma, korku ve insan davranışları, ileride yazacağı eserlerin temel malzemesini oluşturdu. Bu dönemin en güçlü edebî yansımalarından biri Silahlara Veda romanıdır.

Paris Yılları ve Kayıp Kuşak

Savaştan sonra gazeteciliğe devam eden Hemingway, 1920’lerde Avrupa’ya gitti ve Paris’te yaşamaya başladı. Orada Gertrude Stein, F. Scott Fitzgerald, Ezra Pound ve James Joyce gibi dönemin önemli sanatçı ve yazarlarıyla tanıştı. Bu çevre, yazarlığının gelişmesinde büyük rol oynadı.

Hemingway ve çağdaşları, Birinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan kuşağın hayal kırıklığını, değer kaybını ve yabancılaşmasını yansıtan sanatçılar arasında görüldü. Gertrude Stein’in kullandığı “Kayıp Kuşak” ifadesi, bu kuşağın edebiyatçılarını tanımlamak için yaygınlaştı. Hemingway’in Paris yılları, daha sonra Paris Bir Şenliktir adlı anı kitabının temelini oluşturdu.

Edebî Kişiliği ve Buzdağı İlkesi

Hemingway’in en ayırt edici özelliklerinden biri sade anlatımıdır. Uzun ve karmaşık açıklamalar yerine kısa cümleleri tercih etti. Ancak bu sadelik asla yüzeysel değildi. Anlatımında çoğu zaman karakterlerin söylemediği, okurun kendisinin çıkarması gereken derin anlamlar bulunur. Bu yaklaşım “buzdağı ilkesi” olarak bilinir.

Buzdağının yalnızca küçük bir bölümü suyun üzerinde görünür; büyük kısmı suyun altında kalır. Hemingway’in hikâyelerinde de anlatılan olayın arkasında söylenmeyen geniş bir anlam dünyası yatar. Bir karakter yalnızca birkaç cümle kurabilir; o konuşmanın altında travma, aşk, korku, savaş, kayıp veya pişmanlık gibi çok daha büyük duygular gizlenebilir.

En Önemli Kitapları ve Eserleri

Hemingway’in başlıca romanları şunlardır:

  • Güneş de Doğar (1926): Birinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da yaşayan Amerikalı ve İngilizlerin hayatlarını anlatır. Paris yaşamı, boğa güreşleri, aşk ilişkileri, alkol ve savaş sonrası boşluk duygusu romanda önemli yer tutar. Edebî şöhretinin oluşmasında büyük etkisi vardır.
  • Silahlara Veda (1929): Birinci Dünya Savaşı sırasında geçen aşk ve savaş romanıdır. Amerikalı teğmen Frederic Henry ile İngiliz hemşire Catherine Barkley arasındaki ilişki, savaşın ortasında gelişir. Aşk, ölüm, kayıp ve kaçış temaları güçlü biçimde işlenir.
  • Çanlar Kimin İçin Çalıyor (1940): İspanya İç Savaşı sırasında geçen roman, Amerikalı gönüllü Robert Jordan’ın bir köprüyü havaya uçurma görevini anlatır. Aşk, fedakârlık, ölüm ve savaşın acımasızlığı iç içe geçer.
  • Nehirden Öteye ve Ağaçların İçine (1950)
  • İhtiyar Adam ve Deniz (1952): Hemingway’in en ünlü eserlerinden biridir. Yaşlı Kübalı balıkçı Santiago’nun uzun süre balık yakalayamaması ve sonunda dev bir balıkla mücadelesi anlatılır. Eser boyunca insanın doğayla mücadelesi, yenilgi, direniş, yaşlılık, gurur, yalnızlık ve kendi sınırlarını aşma isteği işlenir. 1953’te Pulitzer Ödülü’nü kazanmasında belirleyici rol oynamıştır.

Ölümünden sonra yayımlanan romanlar arasında Cennet Bahçesi, Akıntıdaki Adalar ve Paris Bir Şenliktir yer alır.

Kısa Öyküleri

Hemingway yalnızca roman yazarı değil, aynı zamanda kısa öykü ustasıdır. Önemli öyküleri arasında “Katiller”, “Temiz, Aydınlık Bir Yer”, “Beyaz Filler Gibi Tepeler”, “Kilimanjaro’nun Karları”, “Frances Macomber’ın Kısa Mutlu Hayatı”, “Başka Bir Ülkede” ve “Bir Şeylerin Sonu” sayılabilir.

Gazeteciliği

Yazarlığının temelinde gazetecilik yatar. Genç yaşta muhabirlik yaptı, daha sonra uluslararası olayları takip etti. İspanya İç Savaşı’nda ve İkinci Dünya Savaşı’nda savaş muhabiri olarak bulundu. Gazetecilik, edebî üslubunun şekillenmesinde çok etkili oldu; olayları doğrudan gözlemleme tutkusu eserlerine gerçekçi ayrıntılar kazandırdı.

İspanya, Boğa Güreşleri, Afrika ve Küba

Hemingway’in tutkularından biri İspanya ve özellikle boğa güreşleriydi. Gözlemlerini Öğleden Sonra Ölüm adlı eserinde topladı. Bu kitap yalnızca boğa güreşlerini anlatmaz; cesaret, korku, ölüm ve insan davranışı üzerine düşüncelerini de ortaya koyar.

Afrika seyahatleri de hayatında önemli yer tutar. Bu deneyimlerden Afrika’nın Yeşil Tepeleri ve “Kilimanjaro’nun Karları” gibi eserler doğdu.

Küba ise onun için özel bir yere sahipti. Uzun yıllar Havana yakınlarındaki Finca Vigía’da yaşadı. Denizcilik ve balıkçılık tutkusu, İhtiyar Adam ve Deniz üzerinde doğrudan etkili oldu.

Eşleri ve Çocukları

Hemingway dört kez evlendi:

  1. Hadley Richardson (1921–1927). Bu evlilikten Jack Hemingway doğdu.
  2. Pauline Pfeiffer (1927–1940). Bu evlilikten Patrick ve Gregory Hemingway dünyaya geldi.
  3. Martha Gellhorn (1940–1945). Ünlü savaş muhabiri olan Gellhorn ile çocukları olmadı.
  4. Mary Welsh (1946–1961). Son eşi Mary, ölümüne kadar yanında kaldı.

Çocukları Jack, Patrick ve Gregory’dir. Gregory daha sonra Gloria adıyla da bilindi. Hemingway’in özel hayatı fırtınalı geçti; alkol, depresyon, fiziksel yaralanmalar ve ilişkilerindeki gerilimler sık sık gündeme geldi.

Tiyatro, Müzik ve Diğer Alanlar

Hemingway tiyatro yazarı olarak tanınmaz. Ancak Beşinci Kol adlı bir tiyatro oyunu vardır; İspanya İç Savaşı deneyimlerinden etkilenmiştir.

Profesyonel müzisyen değildi. Şarkı bestelemedi, albüm çıkarmadı. Adına yazılmış veya ondan esinlenen müzik eserleri bulunsa da bunlar onun kendi üretimi değildir. Gençlik döneminde şiirler yazmış olsa da asıl kimliği roman, öykü ve gazetecilik üzerine kuruludur.

Film ve Dizi Uyarlamaları

Eserleri sinemaya defalarca uyarlandı. Silahlara Veda, Güneş de Doğar, Çanlar Kimin İçin Çalıyor, İhtiyar Adam ve Deniz, Zengin ve Yoksul, Kilimanjaro’nun Karları gibi yapıtlar film oldu. 1943 tarihli Çanlar Kimin İçin Çalıyor filminde Gary Cooper ve Ingrid Bergman, 1958 tarihli İhtiyar Adam ve Deniz filminde Spencer Tracy başrolde yer aldı.

Hayatını ve eserlerini anlatan belgesel diziler de hazırlandı. Kendisi dizi oyuncusu veya yapımcısı değildi.

Ödülleri

1953’te İhtiyar Adam ve Deniz ile Pulitzer Ödülü’nü kazandı. 1954’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Nobel Komitesi, anlatı sanatındaki ustalığını ve modern edebiyat üzerindeki etkisini öne çıkardı. Sağlık sorunları nedeniyle törene şahsen katılamadı.

Son Yılları ve Ölümü

1950’lerin ortalarından itibaren dünya çapında ünlü bir yazar olmasına rağmen sağlığı hızla bozuldu. Geçirdiği kazalar, savaş yaraları ve alkol kullanımı bedenini yıprattı. Ruhsal sorunlar da arttı. Mayo Clinic’te tedavi gördü; elektroşok tedavileri hafıza ve yazma yeteneğini etkiledi. Yazmak onun için yalnızca meslek değil, kimliğinin temel parçasıydı. Yazamadığını hissetmesi ağır bir yüktü.

2 Temmuz 1961’de Ketchum’daki evinde av tüfeğiyle kendini vurarak hayatına son verdi. 61 yaşındaydı. Ölümünden sonra Paris Bir Şenliktir, Akıntıdaki Adalar, Cennet Bahçesi gibi eserleri yayımlandı.

Edebiyata Etkisi ve Temalar

Hemingway’in etkisi Amerikan edebiyatıyla sınırlı kalmadı. Kısa cümleler, sade kelimeler, doğrudan anlatım, az açıklama, güçlü diyaloglar ve söylenmeyen anlam modern öykücülüğü derinden etkiledi.

Eserlerinde tekrar eden konular savaş, aşk, ölüm, cesaret, doğa, yalnızlık, yaşlanma ve yenilgidir. Onun için gerçek cesaret korkunun yokluğu değil, korkuya rağmen hareket edebilmektir. Yenilmek ile tamamen başarısız olmak aynı şey değildir; mücadele biçimi çoğu zaman sonuçtan daha önemlidir.

Kamuoyundaki imajı “sert ve maceracı yazar” olarak şekillendi. Balık tutmak, avlanmak, seyahat etmek, boğa güreşlerini izlemek, savaş bölgelerine gitmek ve denizde zaman geçirmek hayatının parçalarıydı. Ancak eserlerinde son derece hassas, kırılgan ve travma yaşamış karakterler de yer alır.

Ernest Hemingway, yaşadıklarını az kelimeyle çok şey söyleyen bir edebiyata dönüştürdüğü için kalıcıdır. Savaşları, aşkları, seyahatleri, kazaları, avcılığı, balıkçılığı, gazeteciliği, İspanya ve Küba deneyimleri ile kişisel mücadeleleri roman ve öykülerinin dünyasına yansımıştır. Bugün modern anlatının en önemli ustalarından biri olarak kabul edilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Melisa Şentürk - Kullanıcı

 

Blog Keşif Etkinliği

Merhabalar Malum artık annemle birlikte blog yazmaya başladık. Böylesi belki de daha iyi olacak. Omuz omuza, anne-oğul birlikte daha güzel şeyler yapabilmek adına tek blog, tek yürek olarak yolumuza devam etmeye karar verdik. Annem benim her daim hep ve tam destekçim. 

Fatih Murat Arsal - Büyülü Orman

 

2019 Yılı Hedeflerim ve Hayaller - Mim

Merhabalar 2018 yılı bitip 2019 yılına sayılı günler kalmışken sizlerle güzel bir mim etkinliği yapmalım.

Deeptone Röportajı

Merhabalar Bloğumda bugün çok tatlı bir konuğum var ve kendisiyle yaptığım röportajla bu haftayı selamlıyoruz.

M. Akyüz - Köprü Kralı

 

Okul Kayıtlarında Adres Doğrulama Başladı

   

Ortak Öykümüz (Mim)

Merhabalar Sevgili  Berlin Berlin  başlatmış olduğu ortak Öykü miminde  Akan Zaman  bloğunun sahibi Halil Bey beni mimlemiş. Çok teşekkürler. Öykü çok güzel devam ediyor ve bakalım benim sıramda ben neler eklemişim hikayeye. Keyifli okumalar.

Deeptone - Sade ve Derin

Merhabalar Deeptone kim? derseniz "Blog dünyasının kalbi" derim.

Keşfedilen Bloglar 5

Herkese merhaba Ben Hayata Genç Bakış. Annemin bloğunda yazmaya başladığımda blog keşif etkinliği düzenlemiştim.