ABD Enflasyon Sürprizi ve Jeopolitik Riskler Emtia Piyasalarını Şekillendirdi
Emtia piyasalarında hareketli bir haftayı geride bıraktık. ABD'de beklentilerin altında gelen enflasyon verileri, Fed'in para politikasına yönelik beklentileri değiştirirken, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim emtia fiyatlamalarını derinden etkiledi. Değerli metallerden enerji ürünlerine, tahıllardan baz metallere kadar geniş bir yelpazede fiyat hareketlilikleri yaşandı.
ABD Enflasyon Verileri Piyasalarda Şok Etkisi Yarattı
Haziran ayına ilişkin ABD enflasyon verileri, piyasa beklentilerinin oldukça altında gerçekleşti. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,4 azalarak Nisan 2020'den bu yana en sert düşüşünü kaydetti. Yıllık bazda ise TÜFE yüzde 3,5 artarak piyasa tahminlerinin altında kaldı.
Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de benzer bir tablo çizdi. Aylık bazda yüzde 0,3 gerileyen ÜFE, Ağustos 2025'ten bu yana ilk kez düşüş gösterdi. Yıllık bazda yüzde 5,5 artış kaydeden veri, beklentilerin altında gerçekleşti.
Bu verilerin ardından para piyasalarında Fed'in Temmuz ayında faiz artıracağına yönelik beklentiler zayıflarken, Eylül toplantısı olası bir faiz artışı için ana tarih olarak fiyatlanmaya başlandı. Ancak yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyondaki yavaşlamayı tersine çevirebileceği endişesiyle temkinli duruşunu korudu.
Fed Başkanı Kevin Warsh, Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi'ndeki sunumunda, yüksek enflasyona tolerans göstermeyeceklerini ve fiyat istikrarını yeniden tesis etme konusunda kararlı olduklarını vurguladı. Bu açıklamalar, piyasalarda güvercin beklentileri bir miktar törpüledi.
Avrupa ve Çin Ekonomilerinden Sinyaller
Avro Bölgesi'nde enflasyon Haziran'da yıllık yüzde 2,8'e yavaşlayarak Mayıs'taki yüzde 3,2 seviyesinden geriledi. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası (ECB) 'nin önümüzdeki haftaki toplantısında faizleri sabit bırakacağı beklentilerini güçlendirdi. ECB yetkilileri, son dönemde yaptıkları açıklamalarda enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı verirken, faiz indirimi için henüz erken olduğunu belirtiyor.
Çin ekonomisi ise zayıf iç talep ve Orta Doğu kaynaklı risklerin etkisiyle ikinci çeyrekte yıllık yüzde 4,3 büyüyerek beklentilerin altında kaldı. İlk çeyrekte yüzde 5 büyüyen ekonomide kaydedilen bu oran, son 3,5 yılın en düşük büyümesi olarak kayıtlara geçti. Çin'de gayrimenkul sektöründeki krizin derinleşmesi, tüketim harcamalarındaki zayıflık ve dış talepteki yavaşlama büyümeyi baskılayan ana faktörler oldu. Çin hükümetinin yeni teşvik paketleri açıklama ihtimali, emtia piyasalarında Çin talebine yönelik umutları canlı tutuyor.
Bu gelişmelerle birlikte ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yatay seyirle yüzde 4,55'ten tamamlarken, dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 100,8 seviyesine geriledi. Doların zayıf seyri, emtia fiyatları üzerinde genel olarak destekleyici bir etki yarattı ancak bu etki diğer faktörlerin gölgesinde kaldı.
Değerli Metallerde Satış Baskısı Hakim Oldu
Değerli metal piyasaları, ABD enflasyon verilerinin oluşturduğu olumlu havaya rağmen satış baskısıyla karşılaştı. Altının ons fiyatı, ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması ve Fed'in kısıtlayıcı para politikasını daha uzun süre sürdürebileceği endişeleriyle yüzde 2,2 değer kaybetti.
Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon endişelerini artırdığını ve bunun faizleri yukarı yönlü baskıladığını belirtiyor. Ayrıca doların haftanın son bölümünde toparlanması, faiz getirisi bulunmayan değerli metallere yönelik satışları artıran faktörler arasında yer aldı.
Gümüş, değerli metaller arasında en sert gerilemeyi yaşayarak yüzde 6,6 düştü. Platin yüzde 2,3, paladyum ise yüzde 2,2 oranında değer kaybetti. Altın-gümüş oranındaki yükseliş, gümüşün endüstriyel kullanımının yüksek olması ve küresel büyüme endişeleri nedeniyle talebin zayıflamasıyla ilişkilendiriliyor.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde Fed'in faiz kararları ve jeopolitik gelişmelerin değerli metaller üzerinde belirleyici olacağını, özellikle 2.000 dolar seviyesinin altındaki hareketlerin teknik olarak satış baskısını artırabileceğini ifade ediyor.
Baz Metaller: Arz-Talep Dinamikleri Ayrıştı
Baz metallerde Çin ekonomisindeki yavaşlama talep görünümünü baskılarken, ürünlere özgü arz gelişmeleri karışık bir fiyat seyri oluşmasına neden oldu.
Nikel, Endonezya'nın maden kotası tahsis sürecine ilişkin belirsizliğin devam etmesi ve ABD'deki zayıf üretici enflasyonunun Fed beklentilerini yumuşatmasıyla yüzde 2,3 değer kazandı. Endonezya'nın dünya nikel arzındaki kritik rolü, ülkedeki düzenleyici belirsizliklerin fiyatları desteklemeye devam ettiğini gösteriyor.
Alüminyumda yüzde 0,7 artış yaşandı. Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık sorunlarının Körfez Bölgesi'ndeki üretim ve sevkiyatları aksatabileceği endişesi, alüminyum fiyatlarını destekleyen ana faktör oldu. Alüminyum üretiminin enerji yoğun olması nedeniyle, enerji fiyatlarındaki artış da maliyet kaynaklı olarak fiyatlara yansıdı.
Çinko ise Çin'in emlak ve inşaat sektörlerindeki zayıflığın galvanizli çelik talebini azaltabileceği endişesiyle yüzde 2,4 geriledi. Kurşun yüzde 0,7, bakır ise yüzde 0,2 oranında değer kaybetti. Bakır fiyatlarındaki düşüş, küresel ekonomik yavaşlama endişelerinin yanı sıra Çin'deki zayıf talep görünümüyle ilişkilendiriliyor.
Brent Petrol: Jeopolitik Risk Primi Zirveye Çıktı
Brent petrol, ABD-İran çatışmasının şiddetlenmesi, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının azalması ve tankerlere yönelik güvenlik riskleriyle 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişini kaydetti. Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 14,2 artarak jeopolitik risk primini önemli ölçüde yükseltti.
ABD'nin İran'daki askeri ve ulaşım altyapısına yönelik saldırılarını artırmasına İran'ın Orta Doğu'daki ABD üslerine saldırılarla karşılık vermesi, çatışmaların bölgedeki diğer ülkelere yayılabileceği endişesini güçlendirdi. İran'ın, ABD'nin enerji altyapısına yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde Husilerden Kızıldeniz'deki taşımacılığı engellemesini istediğine ilişkin haberler de arz endişelerini artıran gelişmeler arasında yer aldı.
Gerilimin artmasıyla birlikte savaş öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışı azaldı. Gemilere yönelik saldırı riski, deniz taşımacılığındaki güvenlik endişelerini artırarak petrol fiyatlarına yukarı yönlü baskı yaptı.
Suudi Arabistan'ın normal dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatının yüzde 70'ten fazlasını doğu-batı boru hattı aracılığıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na yönlendirmesi, alternatif güzergahlar üzerindeki baskının arttığını gösterdi. Kızıldeniz güzergahının da risk altına girmesi, petrol piyasasındaki jeopolitik risk primini daha da yükseltti.
ABD'de ticari ham petrol stokları 1,7 milyon varil azalırken, benzin stokları 1,5 milyon varil düştü. Rafineri kapasite kullanım oranının yüzde 96,2'ye çıkması da jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yükselişi destekleyen faktörler arasında yer aldı. Enerji Bilgi İdaresi'nin (EIA) raporuna göre, ABD petrol üretimindeki artış hızının yavaşlaması da arz endişelerini körükledi.
Doğal Gaz Petrolün Gerisinde Kaldı
Doğal gaz, ABD piyasasındaki güçlü arz görünümü nedeniyle petrolden negatif ayrıştı. ABD'de üretimin günlük 110,3 milyar fit küpe yükselmesi, stoklara 41 milyar fit küp gaz eklenmesi ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesislerine giden akışın azalması, Orta Doğu kaynaklı enerji risklerinin doğal gaz fiyatlarına etkisini sınırladı.
Doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı haftalık bazda yüzde 1 gerilerken, Brent petrol ile doğal gaz arasındaki fiyat makası önemli ölçüde açıldı. Analistler, Avrupa'nın doğal gaz depolarındaki doluluk oranlarının yüksek seyretmesinin de fiyatlardaki düşüşte etkili olduğunu belirtiyor.
Tahıllar: Karadeniz Kaynaklı Arz Endişeleri
Tarım emtialarında karışık bir seyir izlenirken, tahıllarda Karadeniz'deki sevkiyat riskleri fiyatlamalarda ana etken oldu. Buğdayda Rusya ile Ukrayna'nın Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki gemilere yönelik saldırılarının artması, bölgeden yapılan tahıl ihracatının aksayabileceği endişesini güçlendirdi.
Ukrayna'nın Karadeniz limanları üzerinden tahıl ihraç etme kapasitesinin Rus saldırıları nedeniyle yaklaşık üçte biri oranında azalması ve Azak Denizi'ndeki taşımacılığın sınırlandırılması buğday fiyatlarını destekledi. Chicago Ticaret Borsası'nda buğdayda kile başına fiyatlar yüzde 7 oranında yükseldi.
Mısır ve soya fasulyesinde ABD'nin kuzeyindeki üretim bölgeleri için açıklanan aşırı sıcaklık tahminleri öne çıktı. Mısır yüzde 1,6, soya fasulyesi yüzde 1 değer kazanırken, pirinç yüzde 1,3 artış kaydetti. ABD Tarım Bakanlığı'nın haftalık raporunda mısırın yüzde 68'i, soya fasulyesinin yüzde 65'i iyi veya mükemmel durumda değerlendirilirken, ABD'nin Çin'e 340 bin tonluk yeni soya fasulyesi satışı açıklaması alımları destekledi.
Uzmanlar, önümüzdeki haftalarda ABD'deki hava koşullarının ve Karadeniz'deki jeopolitik gelişmelerin tahıl fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor.
Diğer Tarım Emtialarında Karışık Seyir
Kahvede, Brezilya Kahve İhracatçıları Konseyi'nin ülkenin haziran ayı yeşil kahve ihracatının yıllık yüzde 14,4 artarak 2,64 milyon çuvala ulaştığını açıklaması fiyatları baskıladı. Kahve fiyatları yüzde 3,9 geriledi.
Kakaoda ise Avrupa'nın ikinci çeyrek öğütme miktarının yıllık yüzde 4,6 azalarak son 6 yılın en düşük ikinci çeyrek seviyesine gerilemesi etkili oldu. Nijerya'nın haziran ayı kakao ihracatının yüzde 30 artması da arz tarafındaki rahatlamaya işaret etti. Kakaonun ton başına fiyatı yüzde 7,5 düşüş kaydetti.
Pamuk yüzde 3,6, şeker ise yüzde 0,4 gerilerken, bu emtialardaki düşüşte küresel talep endişeleri ve arz tarafındaki olumlu gelişmeler etkili oldu.
Önümüzdeki Hafta Ne Bekleniyor?
Piyasa uzmanları, önümüzdeki hafta emtia piyasalarında şu gelişmelerin yakından takip edileceğini belirtiyor:
Jeopolitik Riskler: ABD-İran geriliminin seyri ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler enerji fiyatları üzerinde belirleyici olacak.
Fed Yetkililerinin Açıklamaları: Para politikasına yönelik ipuçları değerli metaller ve dolar endeksi üzerinde etkili olabilir.
Çin Ekonomik Verileri: Sanayi üretimi ve perakende satışlar gibi veriler, baz metaller ve tarım emtiaları için talep görünümü açısından önem taşıyor.
ABD Tarım Raporları: Hava koşulları ve üretim tahminleri tahıl fiyatlarının yönünü belirleyecek.
Karadeniz Gelişmeleri: Tahıl koridoru anlaşması ve bölgedeki güvenlik durumu yakından izlenecek.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.