Platon (Eflatun) - Kriton (Κρίτων)
Bu eser, Mahkemenin sonuçlanmasından sonra Sokrates’in ölüm cezasını beklediği zindanda geçirdiği bir ayın özeti niteliğindedir. Diyalog, Platon ve Kriton’un bu kısa süre zarfında birlikte geçirdikleri zamanın yoğun bir sorgulamasıdır. Kriton şafak vaktinde, çok yakın dostu olan Sokrates’in ziyaretine gelir ve onu ne olursa olsun kaçmaya ikna etmeye çalışır. Sokrates’in diğer tüm dostlarını da ikna ederek, filozofun kaçması için para ve plan hazırlamıştır. Kriton, Sokrates’i bu kaçma planına ikna edemediği takdirde, toplum tarafından dışlanacağı ve kötü bir üne sahip olacağı fikrine kapılmıştır. Buna karşılık Sokrates ise tüm yaşamı boyunca edinmiş olduğu ilkeler ve kaçma fikri arasında içsel bir çatışma yaşamaktadır. Buradaki tüm mesele kaçmalı mı yoksa haksızca verilen ölüm cezasını mı beklemeli sorusundan yola çıkarak “doğru nedir” sorusuna cevap aranır. Bu diyaloğun en önemli yanı Atina Yasalarının kişileştirilmesidir. Filozof adeta kentin yasalarıyla konuşuyordur. Yasaların ve kentin kendisine baktığını, kendisini büyüttüğünü, vatandaşlık hakkı verdiğini ifade eder. Bu nedenle yasalara karşı çıkma ve kenti terk etme imkânı olduğu halde bunu yapmadığını hatırlatır. Ayrıca mahkemenin vermiş olduğu hükme boyun eğmişken, gizlice kaçmanın, yasaları çiğnemenin adil olmayacağını savunmuştur. Bu metin, Sokrates’in çoğunluğun fikirlerine değil, bilge olanın sözüne kulak verilmeli ilkesini, iyi ve adaletli yaşamak önemlidir, sadece yaşamak değil kuralını, hiçbir koşulda hatta karşılık olarak dahi asla başkalarına karşı adaletsizce davranmamak gerektiği prensibini en açık şekilde ortaya koyduğu diyaloğudur. Bunun için bu metin, yasalara itaat ve itaatsizlik tartışmaları ve ahlak felsefesi için temel bir kaynaktır.
Basım Yılı : 2026
Sayfa Sayısı : 92
DTA Yayıncılık
Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.