Ana içeriğe atla

Babalar Gününüz Kutlu Olsun

 

Babalar Gününüz Kutlu Olsun

Her yıl haziran ayının üçüncü pazar günü, dünyanın dört bir yanında babalar, dedeler, üvey babalar, kayınbabalar ve hayatımızda baba figürü olarak yer edinmiş tüm sevdiklerimiz için anlamlı bir kutlama gününe dönüşür. Bugün, rengârenk kartların, özenle seçilmiş hediyelerin, sevgi dolu mesajların ve bir araya gelinen neşeli sofraların çok ötesinde, aslında bir kadının babasına duyduğu sarsılmaz sevgi ve minnettarlıktan beslenen, yıllarca süren bir çabanın ve kararlılığın hikâyesini taşır. Çoğu zaman Anneler Günü'nün görkemli gölgesinde kalmış gibi algılansa da Babalar Günü'nün kendine özgü, inişli çıkışlı, zaman zaman alay konusu olmuş ama sonunda zaferle sonuçlanmış oldukça ilginç bir geçmişi vardır ve bu geçmiş, günümüzdeki kutlamalara derin bir anlam katar.

Babalar Günü fikrinin doğuşuna bakıldığında, iki ayrı olayın bu yolda belirleyici olduğu görülür. Bunlardan ilki, 1908 yılının Aralık ayında Amerika Birleşik Devletleri'nin West Virginia eyaletinde yer alan Monongah madeninde meydana gelen ve ülke tarihinin en büyük maden felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen trajik bir kazadır. O gün yüzlerce madenci hayatını kaybetmiş ve geride kalanların büyük bir kısmı, aynı zamanda evlerinin geçimini sağlayan, çocuklarının gözünde kahraman olan babalardı. Grace Golden Clayton adındaki bir kadın, bu felakette babasını yitiren çocukların acısını hafifletmek ve onların babalarını onurlandırmak amacıyla yerel bir kilisede özel bir anma töreni düzenledi. Ancak bu anlamlı girişim, o dönemde fazla yankı uyandırmadı ve zamanla unutuldu. Babalar Günü'nün bugün tüm dünyada bildiğimiz şekliyle şekillenmesi ise asıl olarak, Sonora Louise Smart Dodd adındaki bir başka kadının yüreğinden kopup gelen ilham dolu bir soruyla başladı.

Sonora Dodd, 1909 yılında Washington eyaletinin Spokane şehrinde yaşarken bir Pazar günü kilisede Anneler Günü üzerine verilen bir vaazı dinliyordu. Annesini doğum sırasında kaybettikten sonra beş kardeşiyle birlikte İç Savaş gazisi olan babası Henry Jackson Smart tarafından büyütülen Sonora, babasının hayatları boyunca gösterdiği fedakârlığı, gece gündüz demeden çalışarak onları büyütme çabasını ve hem anaç şefkati hem de baba otoritesini tek başına üstlenişini düşündükçe içinde tarifsiz bir minnettarlık duyuyordu. İşte tam o anda aklına basit ama güçlü bir soru takıldı: "Madem annelerimiz için özel bir gün var, peki ya babalar?" Bu soru, onun hayatının dönüm noktası oldu. Babasının doğum günü olan 5 Haziran'ı temel alarak bir babalar günü fikrini çevresindeki dini liderler ve yerel yetkililerle paylaştı. Fikri büyük bir heyecanla karşılandı ve Sonora'nın çabalarıyla ilk Babalar Günü kutlaması, 19 Haziran 1910 tarihinde Spokane'de gerçekleşti. O ilk kutlamada gençler, yaşayan babalarını onurlandırmak için yakalarına kırmızı güller takarken, hayatını kaybetmiş babalarını anmak için ise beyaz güller tercih ettiler. Bu zarif ve anlamlı jest, zamanla Babalar Günü'nün en köklü sembollerinden biri haline geldi ve günün manevi yönünü güçlendirdi.

Ancak Sonora Dodd'un bu samimi başlangıcına rağmen Babalar Günü'nün ülke çapında resmi bir tatil olarak kabul edilmesi, hiç de kolay olmadı ve uzun yıllar süren zorlu bir mücadeleye sahne oldu. Başlangıçta bu fikir, pek çok çevrede alay konusu oldu ve ciddiye alınmadı. Hatta bazı erkekler, kendilerine çiçek gönderilmesi ve kadınların annelerine gösterdiği duygusal yaklaşımın aynısının babalar için de geçerli olması fikrini "erkeksi" bulmayarak küçümserken, daha şüpheci olanlar ise bunun perde arkasında ticari çıkarların yattığını, mağazaların ve kart firmalarının satışlarını artırmak için uydurduğu bir oyundan ibaret olduğunu savunuyordu. Tüm bu eleştirilere ve ön yargılara rağmen Babalar Günü, özellikle giyim, tütün ve çiçekçilik gibi çeşitli sektörlerin maddi desteği ve lobi faaliyetleri sayesinde ayakta kalmayı başardı ve yıllar içinde varlığını hissettirmeye devam etti. 1924 yılında dönemin ABD Başkanı Calvin Coolidge, Babalar Günü'nün ülke çapında gözlemlenmesi yönünde bir tavsiye kararı yayımlasa da bu, henüz bağlayıcı ve kalıcı bir resmiyet anlamına gelmiyordu. Kongre'de bu yönde sunulan yasa teklifleri defalarca geri çevrildi ve Sonora Dodd'un hayali yarım asırdan fazla bir süre ertelenmiş oldu. Nihayet 1966 yılında Başkan Lyndon B. Johnson, haziran ayının üçüncü pazar gününü Babalar Günü olarak ilan eden ilk başkanlık bildirisini yayımladı. Ancak bu günün kesin ve değişmez bir ulusal bayram haline gelmesi, 1972 yılında Başkan Richard Nixon'un bu kararı resmen yasalaştırmasıyla mümkün oldu. Bu tarih, Sonora'nın babasının anısına başlattığı bu anlamlı geleneğin, tam 62 yıl sonra hak ettiği resmi konuma kavuştuğu an oldu.

Babalar Günü, bugün pek çok ülkede haziran ayının üçüncü pazar günü kutlansa da dünyanın farklı kültürlerinde bambaşka tarihlerde ve ilginç geleneklerle karşılanır. Örneğin İtalya, İspanya, Hırvatistan ve Portekiz gibi geleneksel olarak Katolik inancının güçlü olduğu ülkelerde Babalar Günü, 19 Mart'ta kutlanır; çünkü bu tarih, Hristiyan inancında İsa'nın dünyevi babası olarak kabul edilen Aziz Joseph'in yortu günüdür ve bu gelenek doğrudan Orta Çağ'a kadar uzanır. Almanya'da ise Babalar Günü, Paskalya'dan sonraki kırkıncı güne denk gelen ve "Vatertag" adı verilen perşembe günü kutlanır ve ilginç bir şekilde bu gün aynı zamanda "Erkekler Günü" olarak da bilinir. Geleneksel olarak Alman erkekleri, küçük el arabalarına bol miktarda bira, yiyecek ve içecek yükleyerek şehir dışına doğa yürüyüşlerine çıkar ve gün boyunca kendi aralarında eğlenirler; bu kutlama, kadınların katılmadığı, daha çok erkek egemen bir sosyalleşme biçimine dönüşür. Tayland'da Babalar Günü oldukça farklı ve ulusal bir önem taşır; ülkede büyük bir sevgi ve saygıyla anılan eski Kral Bhumibol Adulyadej'in doğum günü olan 5 Aralık'ta kutlanır. Taylandlılar bu özel günde, krala olan derin bağlılıklarını ve saygılarını göstermek için sarı renkli kıyafetler giyer, evlerini ve sokakları sarı bayraklarla donatır ve akşamları mum yakarak dualar ederler. Avustralya'da ise Babalar Günü, güney yarım kürede baharın müjdecisi olan eylül ayının ilk pazar gününe denk gelir ve bu tarihin seçilmesinde ticari kaygıların etkili olduğu, böylece Anneler Günü ile Noel arasındaki alışveriş dönemine stratejik olarak yerleştirildiği düşünülür. Nepal'de ise Batı'dan esinlenen Babalar Günü, geleneksel Hindu takvimine göre Ağustos sonu veya Eylül başında kutlanan Gokarna Aunsi festivaliyle iç içe geçmiştir ve bu günde çocuklar, babalarına saygılarını sunmak için çeşitli ritüeller gerçekleştirirler.

Babalar Günü'nün en köklü ve anlamlı sembollerinden biri hiç kuşkusuz güldür. Sonora Smart Dodd'un ilk kutlama için önerdiği bu gelenek, yıllar içinde giderek yaygınlaşmış ve günün ruhunu en iyi yansıtan ritüellerden biri haline gelmiştir. Yaşayan bir babayı onurlandırmak için kırmızı gül takılması, onun varlığının ve gücünün bir simgesi olarak kabul edilirken; vefat etmiş bir babayı saygıyla anmak için beyaz gül tercih edilmesi, saflığın ve ebedi hatıranın ifadesi olarak görülür. Her ne kadar Babalar Günü günümüzde kartlar, kravatlar, parfümler, teknolojik aletler ve özel yemekler gibi hediyelerle ticarileşmiş olsa da bu günün özünde yatan gerçek anlam, baba figürüne duyulan içten minnettarlığı ifade etme fırsatıdır. Bu kutsal gün, biyolojik bir babalık bağının çok ötesine geçerek, bir çocuğun hayatında iz bırakan, onu koruyup kollayan, doğru yolu gösteren, gerektiğinde sert ama gerektiğinde sonsuz şefkatli olan tüm baba figürlerini kapsayan evrensel bir kutlamaya dönüşmüştür. Babalar Günü, Sonora Dodd'un bir Pazar günü kilisede duyduğu o basit ama derin soruyla başlamış olsa da, bugün artık dünyanın her köşesinde babalığın, fedakârlığın ve baba-çocuk arasındaki o eşsiz bağın ne kadar değerli olduğunu hatırlatan evrensel bir bayram olarak varlığını sürdürmektedir.

Baba olan, olmayan, babalık görevini üstlenen herkesin babalar günü kutlu olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Keşfedilen Bloglar 5

Herkese merhaba Ben Hayata Genç Bakış. Annemin bloğunda yazmaya başladığımda blog keşif etkinliği düzenlemiştim.

M. Akyüz - Köprü Kralı

 

Fatih Murat Arsal - Büyülü Orman

 

Melisa Şentürk - Kullanıcı

 

Şermin Yaşar - Telefon Melefon Yok

 

Fazıl Hüsnü Dağlarca - Saadet

Cengizhan Sönmez - Ödül

Merhabalar Sizlere uzun zamandır günün şarkısını vermediğimi fark ettim.

Saç Bakım Ampulleri

Merhabalar Saçıma boya sürmediğim eski zamanlarda, hatta doğru dürüst şampuan bile kullanmazken (o zamanlar yeşil Kafoğlu sabun vardı ve kesinlikle candı.) saçlarımın bakımı ihmal etmemeye çalışırdım. Kendimi bildim bileli saç bakımına özen gösteririm. 

Dilek Gökmen - Çocuklar İçin İngilizce

 

İrfan Şen - Eflatun’un Kargaları