Ali Rıza Bektaş Bir Bilsen
Elinizdeki sayfalar, dağlardan kentlere uzanan bir sesin yolculuğudur. İçinde kar yağar; Dersim’in dağlarına, Pülümür’ün yaylalarına, bir sabah Ankara’nın sokaklarına. Kar yağarken hüzünlenir şair ama susmaz.
İçinde yürüyenler vardır. Yolun sonunda ölüm olduğunu bile bile yürüyenler. Yüreklerinde sevda, sırtlarında yoldaşlığın yüküyle yürüyenler. İçinde açan çiçekler vardır. Karı delen kardelenler, dağ yamaçlarında karanfiller, bir bahar sabahı elma şekeri gibi yanaklarda güller.
İçinde ağıtlar vardır. Darağacında üç fidan için, Madımak’ta yanan 33 can için, bir sabah toprağa düşen yoldaşlar için.
İçinde sevdalar vardır. Prangaya inat, zincirlere rağmen, zulme karşı büyütülmüş sevdalar. Kimi zaman bir kadına, kimi zaman bir davaya, kimi zaman özgürlüğün ta kendisine duyulmuş.
Satılan bir şey değil bu. Bir coğrafyanın sesidir. Kayalara kazınmış adların, cezaevi avlularında yankılanan türkülerin, dağ başında halaya durmuş ellerin sesidir.
Kim şiir der, ne söyler, bilinmez. Ama bu dizeler, okuduğunda içine işler. Bir daha da çıkmaz. Çünkü bu satırlar, yüreği olan herkesin evidir.
“Yürü, şiirle yürü. Yürüdükçe incelir, daralır belki yol ama daraldıkça büyür içeride bir şeyler.”
Basım Yılı : 2026
Sayfa Sayısı : 120
Babek Yayınları
Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.