Ana içeriğe atla

Ayşe - Aşk Nöbeti

Merhabalar

Ayşe'nin Aşk Nöbeti kitabını çıktığı dönemlerde yorumlarına istinaden almıştım ancak bir türlü okuma fırsatına erişememiştim.
Eski ve yenilerden kitap okumalarım tüm hızıyla devam ediyor. Zira elimde o kadar çok kitap var ki, eskiden aldığım kitaplara haksızlık ettiğimin de farkındayım. Bu nedenle daha çok eski kitaplara ağırlık vererek devam ediyorum. Aşk Nöbeti'de bir günde bitirdiğim kitaplar arasında yerini aldı.

Alin 19 yaşında üniversiteyi kazanmış bir kızdır ve babası Alin'i zorla evlendirmek istemektedir. Babası tam bir baş belası olduğundan Alin'i de bir an önce kazandığı okula bakmadan başından savmak ister. Fakat Alin bu duruma göz yummaz ve Özel Kuvvetler'de görev yapan bordo bereli abisi Alihan'ı arayarak yanına geleceğini bildirir. Abisi özel görevdedir ve kardeşine yardımcı olamayacaktır. Ancak yakın arkadaşı Ulaş'ı arayarak kardeşine yardımcı olmasını söyler. 

Ulaş Alihan'ın telefonuyla sinir olur. Her ne kadar bakıcılık yapmaktan hoşlanmasa da mecburen komutanının ve arkadaşının dediğini yaparak Alin'i almaya otogara gider. Ancak Ulaş'ın bilmediği şey, Alin'in başına bela olacağıdır ve Ulaş bunu Alin'i görür görmez anlamıştır.

Öncelikle bu tarz kitaplarda rahatsızlık duyduğum bir konuyu ele almak istiyorum. Kızların yaşından mıdır? yoksa okunsun diye mi bu şekilde yazılıyor bilemiyorum ama bu yaşta bu kadar cesur kadın karakterler artık sıkıcı olmaya başladı. Gencecik yaşta deli cesareti denilecek türden şeyler yapmaları açıkçası beni rahatsız etti. Bunların çoğu da malumunuz +18 türünde. 

Alin'in fazla cesur hallerini bir kenara bırakırsak, dövüş teknikleri ve hayatta kalma çabaları da takdir edilebilir. Hele kadın yüzbaşıydı sanırım benzetmesini çok beğendim. Resmen kadını haşat etti.

Ulaş'ın aşık halleri, Alihan'ın karşısında kıvranması da gayet güzeldi. Ne de olsa kız tarafı, tabii ki çektirecekti. Fakat kitapta sevmediğim noktalardan birine daha değinmek istiyorum. Alin ve Ulaş'ın sürekli birbirlerinden bir şeyler saklamaları ve sırf daha fazla sayfa, daha çok entrika çıksın diye sürekli olayların içinde olmaları kitabın genel konusunu maalesef sıkıcı hale getiriyor. İnsan bir şeyler saklar ama her defasında söz verip, sözünü bozunca da "yeter artık!" dememe sebep oldu.

Kitapta en beğendiğim kısım bordo bere operasyonları ve polisiye kısımlarıydı.  Hele Sare'nin yaptıkları çok iyiydi. Ulaş ve Alin'den daha çok ben Alihan ve Dicle karakterlerini sevdim. Onların kitabı gelir mi? bilemiyorum ama bu kitapta zaten "devam edecek" şeklinde bitiyor. Yani kitabın 2016 yılından bu yana devam kitabının çıkması bekleniyor ama devam hikayesi kesinlikle Dicle ve Alihan olmalı. Gerçi onların durumu oldukça karışık. İkilinin bir araya gelmesi de olay olur.

Kitaptaki bordo berelilerden Serdar, Volkan, Recep, Tansel, Cengo ve Seyit'e ayrı ayrı bayıldığımı itiraf etmeliyim.

Kitaptaki en çok sevdiğim karakter ise kesinlikle Sare. Kızın yetenekleri çok iyiydi. Bilgisayar konusunda yapamayacağı şey yok. Resmen oyuncak gibi kullanıyor. Ve kör kütük aşık. Aslında Volkan ile Sare'nin de hikayesi gelebilir. Onlarda gayet güzel ikiliydi. Hele Volkan'ın Seyit'e bilenmesi. Aşıksın işte kabul et. Ya da kızın yolundan çekil.

Cemo'ya ise kitap boyunca üzüldüm. Adam karısı Dicle'yi çok seviyor ama karısı sevmiyor. Kadın uğruna ne dayaklar yedi de davasından vazgeçmedi.

Birde Alin'in başına musallat olan var ki o tam dayaklık. İnsanı katil edecek türden.

Şimdi kitabı toparlarsak, kitabı genel konusu itibariyle ve olay gidişat bakımından sevdim. Ancak anlattığım nedenlerden dolayı da maalesef bende biraz iticilik meydana geldi. Bir de kitabı okuyanlar deli gibi güldüklerini falan söylüyorlardı ancak şu konuyu belirteyim. Evet kitap eğlenceli fakat öyle kahkaha atacak bir kaç sahnesi dışında ben aman aman bir gülme sahnesi göremedim. Tamam tebessüm ederek okuyoruz falan ama öyle deli gibi de gülmüyoruz. Yani kitabı hoş vakit geçirmek için okuyabilirsiniz. Benim şezlong kitapları dediğim türden. Kafa yormayan ve çabuk biten. 

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Kitapla ve aşkla geçen bir hafta sonu sizinle olsun.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

Zorla evlendirilecekken özgürlüğe kaçan bir kız, kendisini hayatının en tutkulu çatışmasının ortasında bulursa, bu yakıcı savaştan sağ çıkabilir mi? 

19 yaşındaki tecrübesiz kasaba kızı Alin, Özel Kuvvetler mensubu abisinin can dostu Yüzbaşı Ulaş’a kafayı takarken ne düşünüyordu acaba? Bir kere adam bordo bereliydi, ayrıca iflah olmaz bir çapkındı ve Alin’den en az on yaş büyüktü. Üstelik emanet saydığı bu çilli bücürü kesinlikle ama kesinlikle istemiyordu. Ne var ki, bu fazla yakışıklı ve cesur asker bir konuda yanılıyordu; çatışmadan da, teröristten de, ölümden de korkmayabilirdi ama Alin denilen ateş parçasından korksa iyi olacaktı.

Basım Yılı : 2016

Sayfa Sayısı : 632

Sayfa6 Yayınları

Yorumlar

  1. BÖYLE FAZLA CESUR KIZLAR BİZİM TOPLUMDA PEK PRİM YAPMAZ. TANITIM İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatih Bey;
      FGazla cesur olunca bana pek inandırıcı gelmiyor. Yaş olayından dolayı.

      Sil
  2. Yazarın hayal gücü epey geniş galiba:)ben de pek hoşlanmam +18 sahnelerden hele de gencecik bir kızsa, bir de galiba bol karakterli bir hikaye, Wattpad yazarıymış demek. Tanıtım için sağol Beyda'cığım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müjde Abla;
      Evet acayip aksiyonlu bir kitaptı. Konu güzeldi de işte yazdığım noktalar beni rahatsız etti.

      Sil
  3. bir günde biterebilmiş olman çok güzel. ;Tebrikler ve de emeğine sağlık teşekkürler

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.