Ana içeriğe atla

Kıssa'dan Hisse Hikayeler 1

Merhabalar

Sabah okuduğum ve çok etkilendiğim bir hikayeyi paylaşmak istiyorum.
Sabah sabah ben gözyaşlarımı tutamadım. İçimizdeki iyiliğin, güzelliğin ve sevginin her daim canlı kalması dileğiyle. 

Keyifli Okumalar. Hayırlı Cumalar.

Son ders de bitmişti.
Öğretmen:
- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:
- Ahmet arkadaşımız var ya...
- Evet, ne olmuş Ahmet'e?
- Durumları pek iyi değil galiba. 
Annesi, beslenme çantasına pek iyi şeyler koymuyor.
- Eee?
- Ona yardim etmek istiyorum. 
Ama benim yardim ettiğimi bilirse üzülür. 
Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, 
Siz de ona verseniz?

Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. 
Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı.

- Bildiğim kadarıyla sizin de maddi durumunuz pekiyi değil. 
Yanlış mı biliyorum?

- Doğru biliyorsunuz öğretmenim. 
Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. 
Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.

- Nerede çalışıyorsun?
- Simit satıyorum.

Nurhan Öğretmen:
- Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
- Çok zengin bir işadamı...
- Niçin?
- İnsanlara daha çok yardım etmek için...

- Güzel, 
Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi değil, 
Ama sizinki de bundan pek farklı değil. 
İstersen acele etme. 
Çok zengin olduğun zaman insanlara yardim edersin. Olmaz mı?

- Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.
- Neden olmaz?
- Üç sebepten dolayı olmaz.

Birincisi: 
Bu para zaten benim değil. 
İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor. 
İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar. 
Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum. 
Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor.

İkincisi: 
'Ağaç yaş iken eğilir.' deniliyor. 
Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam. 
Şimdiden iyilik yapmayıp bunu zenginlik günlerime ertelersem, 
zengin olduğum günlerde de daha zengin olduğum günlere erteler, 
kendimi kandırmış olurum.

Üçüncüsü ise daha önemli: 
Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorum. 
Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.

Öğretmen:
- Bu sonuncusunu pekiyi anlayamadım, dedi.

- Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. 
Şimdi, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. 
Bundan fazlasını veremem. 
Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor.
Şimdi gücüm bu olduğuna göre, Cennet'in fiyatı birkaç simit parası kadardır. 
Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e girebilirim.

Bundan daha karlı bir yatırım olur mu?

Nurhan Öğretmen'in gözleri dolmuştu. 
Başını 'Evet' anlamında sallarken Ali'yi evine yolladı.

Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. 
Masasına döndü ve Ali'nin bıraktığı paraları eline aldı.

Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. 
Sanki elinde dünyanın en kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu. 
Hatta bu paralar onlardan bile kıymetliydi. 
Bu paralar, bu bozuk SİMİT paraları, Cenneti satın alabilecek paralardı.

Sanki hiç bırakmak istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.
Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. 
İçinin dolduğunu, tarif edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti.

Birden boşalan sağanak yağmurlar gibi ağlamaya başladı. 
Ağladı... Ağladı... Ağladı.

Hikayeyi beğenmişseniz ve Ali'den utanmışsanız, 
maddi durumunuz iyi değilse bile, 
iki tane ekmek alıp bölgenizdeki bir fakirin kapısına bırakın.

Bir okul önünde biraz bekleyip yırtık ayakkabısı olan bir çocuğa ayakkabı alın. 
Maddi ihtiyacı olan bir akrabanıza yardım edin.
Yeter ki boş durmayın!"

" Ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir ."

Hayırlı Cumalar.

Esselamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuh!

ALINTIDIR!...

Yorumlar

  1. Güzel bir kıssa ekmeği paylaşmak ekmekten lezzetliymis

    YanıtlaSil
  2. Yardım etmek çok büyük erdem

    YanıtlaSil
  3. Çok teşekkürler paylaştığınız için insan iyilik yapmayı ertelememeli :)

    YanıtlaSil
  4. "Kişi aldıklarıyla hayatını sürdürür, verdikleriyle yaşar." Sözü ile de noktalayalım.
    Hayırlı cumalar🙋

    YanıtlaSil
  5. Çok güzeldi. Masum çocuk kalbinden öğrenecek ne çok şeyimiz var. Büyüdükçe kirleniyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıldız;
      Çocukların saflıkları hiçbir şeye değişilmez:)

      Sil
  6. Hayır yapanın kendini gizlemesi de ayrı bir güzellik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müfred;
      Sağ elin verdiğini, sol el görmemeli zaten :)

      Sil
  7. Ah geri dönüp bakmadan adımladığımız iyilik merdiveni... Güzel paylaşım olmuş.

    YanıtlaSil
  8. Herkes kendi üzerine düşen dersi alıyordur bu güzel hikayelerden. Ders veren paylaşımların devamını bekliyorum teşekkürler.

    YanıtlaSil
  9. o çocuk kalbi ve o masum güzelliğin yaptığı ne kadar güzel halen böyle güzellikler olması insani ayri bir mutlu ediyor umutlar çoğalıyor ❤... çok güzel bir olay okurken benim bile gözlerim doldu 😞 Rabbim güzel görenler den eylesin inşallah sevgiler canım benim 😊❤🌸

    YanıtlaSil
  10. Kalbe dokunan güzel bir hikaye...

    YanıtlaSil
  11. çok güzel bir hikaye :)

    YanıtlaSil
  12. Paylaşmak kadar güzel bir şey yok blogları yorum yapıp ziyaret ettiğinizde şöyle bir reklamlarda bakın şimdiye kadar iş boş çıkmadım yorum yaptığım sayfalarda

    YanıtlaSil
  13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (Çok yazım yanlışı yapmışım.:) O yüzden üsteki yorumumu sildim. Kusura bakma Beydacım.)

      Kıssadan hisse çok güzel ve anlamlı. Keşke herkes kendi üzerine düşeni yapsa ve ihtiyaç sahibi insan kalmasa...

      Maalesef bazı olumsuz durumlara da şahit oluyorum Beydacım. Kapıya geleni asla boş çevirmeyen biriyim. Kapıya bir bayan geldi. Çoçuklarının kıyafeti olmadığını yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben de küçük oğlumun kıyafetlerinden 3-4 takım ayarlayıp verdim. Sonra para istedi. Çıkardım verdim. Sonra gitti. Akşam oğlumu almak için aşağıya indim. Apartman boşluğunda kadına verdiğim poşet gözüme ilişti. Açtım baktım verdiğim gibi kıyafetler aynen duruyor. İster istemez insan düşünüyor. İlk benden neden kıyafet istedin? İstedin verdim, neden bıraktın? Niyetin para koparmak ise baştan direkt paraya ihtiyacın olduğunu söyleseydin de direkt çıkarır verirdim. Böyle oyunlar insanın sinirini bozuyor. Ama yine de kapıma gelene, ihtiyacı olana yardımcı olmaya çalışırım.

      İyi niyetler de keşke suistimal edilmese.
      Bazı insanlar çok nankör ve vefasız oluyor.

      Bu konuda hayvanlar daha vefalı. Geçen sokak köpeğine mama verdim. Eve çıktım. 2 gün sonra oğlumu servise bindirdim, markete girdim. Çıkışta bir baktım aynı köpek karşıma çıktı. Benimle birlikte caddeden karşı tarafa geçti. Sevdim, su verdim. Gözlerinin içine baktığımda gözlerinin içi gülüyordu. Ona yaptığımı ve kokumu unutmamış. Gözlerim doldu. Düşündüm, keşke insanlar da bu kadar vefalı olabilse dedim.

      Ali gibi düşünenlerin çoğalmasını, yapılan iyiliklere de nankörlük edilmemesini diliyorum...

      Sil
    2. Sosyal medya kafe;
      Kesinlikle çok haklısın. Bu durumlar maalesef suistimal ediliyor. Zamanında bende oğlumun kıyafetlerinden vermiştim. Komşumuzdu. Durumları da yok. Kadın dediğin gibi verdiğim poşeti bile değiştirmeye tenezzül etmeden çöpe atmış. Ondan sonra da gerçekten giydireceğini düşündüğüm kişilere veriyorum ki, oğlumun kıyafetlerini görsen her biri en fazla 5 kez giyilmiştir.
      Hayvanlar gerçekten yapılan iyiliği unutmuyorlar. Kedilere nankör deniz ancak, insanlar maalesef ki daha nankör canım...

      Sil
  14. Güzel bir hikayeymis canim. Herkes elinden geleni yapsa yeter zaten 😊

    YanıtlaSil

Yorum Gönder