Ana içeriğe atla

Deborah Meyler - Kitapçı Dükkanı

Merhabalar

Kitapçı Dükkanı kitabını A101 kitap günleri alışverişim sırasında çok önceden almıştım.

Eski yeni kitap okuma maceramda elime geçince okumaya başladım. Kitabı sevdim mi, yoksa hiç mi beğenmedim arasında bir yerlerdeyim. Hadi önce konusuna bakalım.

Sanat tarihi öğrencisi Esme Garland idealleri uğruna kazandığı burs sayesinde Kolombiya 'da bir üniversitesi'nde eğitim almak için Manhatta'na gider. Burada tek gayesi ideallerine ulaşmakken, karşısına çıkan Mitchell ile hayatı bir anda değişir. Aniden başlayan aşkları yine aniden sona erer. Çünkü Esme hamiledir ve Mitchell baba olacak bir aday adayı bile değildir.

Öncelikle sizde benim gibi kitapçı dükkanıyla ilgili çok uzun uzadıya şeyler okuyacağınızı düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Evet olayların çoğu kitapçı dükkanında geçiyor ancak öyle kitapların dünyasına aman aman bir yolculuk falan yapmıyorsunuz. 

Kitabın çevirisi aşırı kötüydü. Devrik cümlelerden kitabı bitirene kadar fenalık geldi. Esme sanat tarihi okuyor olabilir ama kitapta bu kadar teknik terim kullanılmasına gerçekten hiç gerek yoktu. Ara karakterlerden beğendiklerim vardı ve kitap genel anlamıyla bakıldığında Esme'yi boğazlamakla boğazlamamak arasında gidip geldiğim zaman diliminde bitti. Bittiğinde "şükür ki bitti!..." dediğim kitaplardan oldu. Kolay kolay bir kitaptan sıkılmam ama bu kitap resmen işkence gibiydi.

Esme aşırı özgüvensiz, yapışkan ve de gurursuz. Mitchell için yanıp tutuşuyor. Güya sevdiği için tüm bunları yaptığını iddia ediyor ama kesinlikle sevgiyle alakası yok. O ne derse yapacak durumda ve yapıyor da. Tek takdir ettiğim yönü bebeğine sonuna kadar sahip çıkması ve okulunu bitirmek adına mücadele etmesiydi. Yoksa karakter olarak sevmedim. 

Mithcell aşırı megaloman, adam sadece kendisini beğeniyor. Önüne gelenle flört eden bir tip ve baba olacağını öğrendiğinde de zaten kendisinden kesinlikle ödün vermiyor. Kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Hele ailesine ayrı sinir oldum. 

Açıkçası bir kitap daha nasıl dibe batırılırdı? sorunun cevabı bu kitap olabilir. Çeviri kötü, karakterler desen elle tutulur bir yanı yok. Kitapçı dükkanında geçen bazı diyaloglar dışında kitaptan kesinlikle zevk alamadım. Sırf yarım bırakmamak ve sonunda belki bir şeyler değişir diye okuduğum kitabın sonu da çok sığ bitti. 

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Mutlu bir pazar günü olsun.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

İdealist biri olan Esme Garland, kazandığı saygın burs ile Kolombiya Üniversitesi’nde eğitim almak için Manhattan’a taşınır. New Yorklu Mitchell, çekici görünüşü ve yakışıklılığıyla Esme’nin kalbini çaldığında hayat muhteşem görünüyordu.

Ta ki Esme’nin düzenli planında ufak bir sorun çıkana kadar... Esme, Mitchell’a hamileliğini açıklamak için bir fırsat bulamadan, Mitchell ona, özel hayatlarının artık eskisi kadar heyecan vermediğini söyleyecek ve her şey bitecekti.


Bebek bezinden, gaz çıkarmaya kadar her şeyde uzmanlaşmakta kararlı olan Esme, bir kitapçı dükkânında çalışmaya başlar ve orada, dükkânın sahibi George ve yöneticisi Luke ile teselli bulur.


Hayallerinizden vazgeçmeden, hayatın gerçekleriyle yüzleşmek üzerine yazılmış, baştan sona cesur ve keyifli bir hikâye.

Basım Yılı : 2016

Sayfa Sayısı : 432

Sonsuz Kitap

Yorumlar

  1. Okumasak ta olur mu Beyda hanım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yusuf Sezgin;
      Yarım bırakmamak adına ve sonunda belki farklı bir şey olur umuduyla okudum ama sonuç ortada. Karar sizin.

      Sil
  2. Sonunda bebek yerine ejdarha doğar mı ama olmuyor malesef ön söze bak esmanın önüne ufak bir sorun çıkıyormuş önsözü yazan hiç çocuk sahibi olmamış anlaşılan :)

    YanıtlaSil
  3. Markette kitap görmek beni umutlandırıyor. fiyatları da uygun. okumak isteyip de okumayanların ayağına gelen fırsat bence. tabi ki hepsi mükemmel değil ama içlerinden okunabilir olanları çıkıyor. önceki yıl Ahmet ümit ve Ayşe Kulin'in cep boyları vardı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emine Öztürk;
      Ben cep boy okuyamıyorum ama A101 sayesinde tanıdığım güzel yazarlar da yok değil. Arada olabiliyor böyle.

      Sil
  4. Eğitim serüveni kitaplarını özellikle eğitim gören lise ve üniversite öğrencileri okumalı.Ben ilham verici buldum

    YanıtlaSil
  5. kitabın adına ve kapağına bakınca güzel olacağını düşünmüştüm.
    Ama yorumunuzu okuyunca almayacaklarım arasına girdi
    https://beyazbegonvil.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyaz Begonvil;
      Herkesin zevki farklıdır ama bana hitap edemedi maalesef :(

      Sil
  6. Kitabin kapagini cok sevdim. Ama kötü ceviri de hic okunmuyor 🙄. Beydacim sana cok mutlu bir yil dilerim canim 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya;
      Aynen öyle. Kötü çeviri iyi bir kitabı batırabiliyor. Sana da mutlu bir yıl olsun canım :)

      Sil
  7. Çeviri nedeniyle yazar belki kitabını tanıyamaz öyle çevirilir de oluyor. Onun dışında 432 sayfalık bir kitaba göre çok sığ bir konu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erhan Çakırlar;
      Evet maalesef konuda çok sürükleyici değildi.

      Sil
  8. Tebrik ederim Beyda sana diyecek bir şey bulamıyorum. Çok güzel çalışıyorsun. Süpersin.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatih Pınar;
      Çok teşekkürler. Elimden geldiğince faydalı olmaya çalışıyorum :)

      Sil
  9. Konusu pek ilgimi çekmedi benim de. :') Ama tanıtım yazısı için teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  10. Markette satılan kitaplar okuma zevki vermiyor bana.Baskıları kalitesiz ve çevirileri genelde çok kötü oluyor.Tabi istisnalar da yok değil :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cam Güzeli;
      İçinde bulduğum çok güzel kitaplarda oldu ama arada maalesef pek sevemediklerim de çıkmıyor değil canım :)

      Sil
  11. Bir kenarda dursun şimdilik, çeviri kitabın okunabilirliğini belirliyor. Kötü çeviri kitabın da önüne geçiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyaz Yakalı;
      Zevkler ve renkler meselesi konusu ama çevirisi gerçekten kötüydü.

      Sil

Yorum Gönder