Ana içeriğe atla

Funda Kınalı - Sevda Dedikleri 2

Merhabalar

Hızır Ali ve Melek'in hikayesi Sevda Dedikleri -2- de son sürat devam ediyor. İlk kitap çok kötü bir yerde bitmişti ve oradan devam ediyor. (Ağlamaktan içim çıkmıştı.)
Hızır Ali'nin ve Melek'in duyguları bu kitapta daha çok günyüzüne çıkıyor. Hızır emanete aşık olurken, emanet Melek'de kendisini Hızır'ın güvenli limanına teslim ediyor. O da kendi duygularını sorguluyor. Ama açılmak o kadar kolay değil. Sonuçta verilmiş sözler var. Emanete hıyanet olur mu?

Hakan'ın başına musallat olan bir adet Ebru, Hakan'ı deyim yerindeyse çileden çıkarır. Ebru sürekli Hakan'ın peşinde. Hakan nerede Ebru orada. Ama Hakan bir türlü yüz vermez. Ebru ile sürekli çatışma halindedir.

Hakan ve Ebru'nun da hikayesini okumak istiyorum. Belki bundan sonraki hikaye onların olabilir. Çünkü bu çiftle ilgili kitap sonunda herhangi bir çözüm yoktu. Ucu açık kalmıştı. Ve açıkçası bu tatlı çifti okumak ayrı bir zevk olacak gibi duruyor.

Pis minibüsçümüz var bir de. O da kitaptaki okkalı karakterlerden biriydi. Lakabını da eşi takmış bu arada.

Hızır Ali'nin kitapta bazı yerlerde kendi kendini yemesi çok güzeldi. Resmen kahkaha atarak okudum. Bu durumlar Melek'le ilgiliydi ama daha fazla ipucu yok. Kalanı kitapta.

Funda Kınalı'nın kalemini çok sevdim. Ne yazsa okurum dediğim yazarlar arasına girmeyi başardı. 

Bu seriyi ilerleyen zamanda yeniden okuyacağım. Gerçekten çok güzeldi. Doyamadım desem yeridir. Hakan ve Ebru'nun hikayesi yazılacaksa, bu çifti yeniden okuyacağız demektir. Çünkü Hakan'ın anası, babası kısacası her şeyi Hızır Ali. E hâl böyle olunca hikayede bolca geçeceklerdir.

Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Okuyun. Kesinlikle pişman olmazsınız. Hani eski zamanlarda kalan, seviyeli aşklara hayransanız, bu kitap tam size göre.

Funda Kınalı yeni kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Kitapla, mutlu ve aşkla geçen günleriniz olsun.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

Küçük bir serçe dinlenmek için heybetli bir dağa kondu. Dağ, serçeye elindeki tüm olanaklarını sundu.

Tek dileği serçeyi rahat ettirmek, emanetine sahip çıkabilmekti. Sonra dağ, kendisini de şaşırtarak âşık oldu serçeye; minikliğine, zarafetine, nazlı nazlı ötüşüne…

Kalbi dile geldi dağın. “Bir ömür yaslan bana. Ben sana ekmek olurum, su olurum; dal olurum,
dayanak olurum. Ben sana yuva olurum. Yeter ki gitme, hasretinle başımı eğme,” dedi serçeye.
* * *
Heybetine sığınan minik serçeye âşık dağ gibi âşık oldu Hızır, Melek’e. 
Aşk, kurumuş toprağına can suyu oldu. Yıllar evvel gömdüğü Ali’ye yaşama sebebi olup hayata döndürdü.

Aşk, Hızır’a bilmediklerini öğretip yeni bir sınav oldu.

Melek, hayatta yapayalnız kalmış, hiç tanımadığı bir adamın gölgesine sığınmıştı. Sığındığı o yerde kendisi olmak için mücadele verirken küçük yüreği aşkla da tanışacaktı.

Aydos, bu kez Hızır Ali’nin sevdasına şahitlik edecek, adamdan çaldığı ne varsa ona geri verecekti. 


Basım Yılı : 2018

Sayfa Sayısı : 416

Müptela Yayınları

Yorumlar

  1. eşi de amma isim takmış pis münibüscü..😁 Hızır Ali'nn kendi kendini yemesi olayını bende merak ettim şimdi,alıp okumak lazım o zaman..✔😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertuğrul;
      Evet ama çok severek evleniyorlar onlarda. Hızır Ali çok pis delirdi devam kitabında. Güzel bir aşk hikayesi. Okuyunca insanın yüzünde gülümseme bırakan türden :)

      Sil
  2. kınalı funda piku piku :)

    YanıtlaSil
  3. Tatlı, samimi, seviyeli bir aşk hikayesi. Aklımda bulunsun bu kitap. Teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.