25 Ekim 2018 Perşembe

Akıllı Defter Krizi

Merhabalar

Gün geçmiyor ki okulda yeni bir kriz baş göstermesin. Her geçen gün yeni bir icat baş gösteriyor ve biz veliler olarak tahammül gücümüzün sınırına dayanmış bulunuyoruz.
Yeni eğitim-öğretim yılında bir akıllı defter krizidir aldı başını gidiyor. Derslerde kolaylık sağlayacağı düşünülen bu akıllı defterleri bazı sınıflar alırken, bazı sınıflar gerek görmüyor. İşin ilginç yanı ise, sınıflarda karma eğitim var. Yani şöyle ki; örneğin sınıf 40 kişilik ve A şubesi olsun. Bu A şubesindeki ilk 20 kişi ile B şubesindeki ilk 20 kişi bazı derslerde sınıf değişimi yapıyor. Kendi sınıfında eğitim görmeye devam etse belki almayacağı akıllı defteri sınıf değişikliğinde denk geldiği öğretmeni istediği için almak durumunda kalıyor. Sınıfta aldırmayan gruba denk gelenler bir heves akıllı defter almak için grup değiştirmek için öğretmenlere yalvarmaya başlıyor. Ya da öğretmene akıllı defteri aldırabilmek için.

Akıllı defterler öğrencinin eğitimi için kolaylık olduğu kadar, maalesef ki velinin cebini yakmak konusunda da bir o kadar acımasız. Derslere göre değişen 13,00.-TL'den başlayan ve 40,00-.TL'ye varan ücretleri var. Tüm dersler için alındığında ortaya çıkan maliyeti siz düşünün.

Maalesef ki bu konuda yapılacak bir şey de yok. Öğretmen istiyor. Veli "Aman çocuğum okusun." diye elinde avucunda ne varsa eğitime harcıyor. Yazık ki durumu olmayan, bir kaç çocuk birden okutan veliler daha da zor durumda kalıyor. 

Bu akıllı defter uygulamasını ben açıkçası çocuk açısından hazırcılık olarak görüyorum. Sonuçta zamanında biz de okuduk ve elimizle her şeyi yazıyorduk. Şimdiki çocukların eline her şeyi hazır veriyoruz ve iş hayatına atıldıklarında da çalışmalarını bekliyoruz. Çalışmazlar arkadaş. NET. (İstisnalar hariç) Şu anda bile yanımıza staja gelen öğrencilere iş yaptırmak çok güç. Armut piş, ağzıma düş diye yüzümüze bakıyorlar. Sanki biz stajyer öğrenciyiz, onlar müdür. O durumdalar.

Öğrenciler zor koşulları görecek. Her şeyi hazır bulmayacak. Gerekirse teneffüse çıkmayacak ve o ödevi yapacak. Biz zamanında böyle okuduk. 

Bu konuda çok katı biri olduğumu düşünebilirsiniz ama maalesef hayat toz pembe değil. Bizlerin sarıp sarmaladığı gibi hayat çocuklarımıza kollarını açıp "X kişi gelsin, bende ona toz pembe bir hayat sunayım." diye beklemiyor. 

Velhasılı çocukların biraz zoru görüp, dış dünyayı da tanımaları gerektiğine inananlardanım. 

Dipnot: Bu olayın bir de kabul sürecinde whatsapp grubu kısmı var ki; onu yazmaya başlarsam aman sabahlar olmasın.

18 yorum :

  1. Akıllı tahtaları,tablet pc,leri falan duymuştum ama işte okullardaki teknoloji nası işliyo,orasını pek de çözemedim..Akıllı defteri de hiç duymamıştım..Hazırcılık..🤔 Aslında çocukların okuma ve özellikle de yazmayı öğrenmesine en büyük yardımcı normal bildiğimiz sıradan defterlerdir..Çocuk,kendi eliyle o defterlere yazı yazmalı ki,elleriyle yazı yazma maharetini elde edebilsin..Teknoloji ile bu maharetlerin öğrenilememesi de var..Ellerin yazı yazması zorunlu bence..Yazıyı yazamadıktan sonra teknolojiyi öğrenmek boşuna gibi..✔😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertuğrul;
      Aynen öyle. Maalesef teknoloji iyi olduğu kadar kötü tarafları da var. Çocuklar yazı yazmayı bilmiyor yazık ki. Berbat yazılar ortaya çıkıyor. Bilek kasları gelişmiyor. Yazık...

      Sil
  2. Çok haklısın Beyda'cığım :))

    YanıtlaSil
  3. Sana katılıyorum. Ben de bu konularda netimdir. Fırsatçılık resmen ya. Hatta bazen anlaşmalı bile oluyorlarmış, yayınevleri ile öğretmenler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuğçe;
      Evet anlaşmalı olanları da oluyor canım. Bezdim gerçekten.

      Sil
  4. Keşke o zorluklardan biraz tatsalar. Henüz sizin kadar zorluk görmemiş olsamda zamanında az mı uğraştık hece kartlarıyla :)) Her kaybettiğimde de az mı laf yedim annemden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim zamanımızda hiçbir şey elimize hazır verilmezdi. Uğraşacaksın ki, sonuç alacaksın. Şimdi ödev veriliyor, ödevleri veliler yapıyor. Öğretmen de bunu biliyor. Bizim ödevi veli yaptığında sıfırı basarlardı.

      Sil
  5. Maalesef böyle işler rant işleri. Çıkar var. Acı ama gerçek...

    YanıtlaSil
  6. Hayata atıldıklarında o kadar çok zorlanacaklar ki.

    YanıtlaSil
  7. e çıkar dünyasııı :)

    YanıtlaSil
  8. Ya çok haklısın, bizim okulda da bu kriz mevcut. Şu Arı Yayınları'nın akıllı defteri hakkında... Matematik, İnkılap'tan alacağız derken bir tanesi 30 TL. Hocalar zor ikna etmişler, 40 TL ile almaktansa.

    Kesinlikle, hazırcılık bu. Yazılarımda da belirtmiştim bundan. Hocalarım bile diyor. "Defteri akıllı, öğrencisi akılsız". Hocalara bizzat kendim söylüyorum; "biz akıllı defter almayalım, normal defter alıp yazı yazalım" diyorum. Hocalar kabul etmediler. Yazı yazmakla zaman kaybı olur dediler. Ama yazı yazınca akılda kalıcı olduğunu, yıllarca öğretmelerine karşın anlamıyorlar mı, yoksa ben mi hatalıyım?

    Ama bir gerçek ki, ders kitapları tek başlarına yetmiyor. Yıllarca sorguluyorum hocalara, neden Türkçe ders kitaplarında konu yok? Sadece metin ve etkinlik. Sırf öğretmenleri yazı yazdırmaya zorlamak ya da kolay yoldan, yayıncıları kazandırarak öğrencilere ek kaynak aldırmak. Hocaların verdiği yanıt, "Bilmiyorum, MEB'in isteği" şeklinde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhlis;
      Maalesef ki herkes farklı bir şey söylüyor. Kime inanacağımızı şaşırdık.

      Sil
  9. İlla ki her çıkan şeyi aldırmaları lazım, aldırmasalar olmaz...

    YanıtlaSil