10 Ağustos 2018 Cuma

Jale Demirdöğen - O İyi Mi?

Merhabalar

Gün grubundaki kitap kardeşimin istediği kitaptı Jale Demirdöğen'in O İyi Mi? kitabı. Tabii ki gelen kitabı okumadan kitap kardeşime gönderemezdim. Bu nedenle de hemen okudum. Bu kitabı ilk okumaya başladığımda psikolojik bir kitap bekliyordum ama sonunu hiç böyle tahmin etmemiştim. Hadi o zaman konusuna bir göz atalım.
Esila beş yıllık sevgilisi Arda'dan bir anlık yaptığı hata nedeniyle terk edildiğinde içinde bulunduğu durumu kabullenemez. Esila için Arda dünyanın merkezidir. Onun gidişinden sonra Esila kendi iç dünyasında savaşa başlar. İş ortağı ve arkadaşı Ceren, Bukra, Kerem bile ilaç olamazlar ona. Kendinden başkası aslında ilaç olamayacaktır Esila'ya. 

Kitap karakterlerinden Arda ile başlamak daha doğru olur. Hayatı ciddiye almayan, sürekli makaraya saran biri. İnsanın böyle biri ile birlikte olabilmesi için gerçekten sağlam bir sinir sistemine sahip olması gerekir. Nitekim Esila'dan ayrıldığında Esila'nın da sinirleri Arda'nın saçmalıklarını kaldıramıyor. Deyim yerindeyse depresyonun dibine vuruyor. Allah insanı bu tarz insanlardan korusun diyorum.

Kitap boyunca Esila'nın Arda ile geçmişte ve bugünde neler yaşadıkları arasında gidip gelirken, aynı zamanda Esila'nın iç dünyasına da konuk oluyoruz. Depresyon denen şeyin insana neler yaptırabileceğini ve depresyonun insan hayatındaki olumsuz etkilerini de okuyoruz. 

Esila'ya çok kızdım. Bir insan ne kadar depresyonda olsa da bu kadar kendinden taviz vermemeliydi ama depresyonun kötü taraflarından biri de tabii ki taviz. Daha fazla spoiler vermiyorum. Kitabı sağlam kafayla okumanız anlamanız açısından daha sağlıklı olacaktır. Yazarın dili başta bu tarz kitap okumadığım için değişik gelse de sonrasında alıştım ve kitap akıp gitti. Yazarın diğer kitaplarını da okumak niyetindeyim. Tavsiye ederim.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize iyi bakın. Hayatta kimsenin sizi üzmesine izin vermeyin. Unutmayın ki, sizden bir tane daha yok.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

Sokaklar, plazalar, alışveriş merkezleri, indirim kuyrukları, evler, kafeler ve sosyal medya hesapları güçlü görünmeye çalışan mutsuz insanlarla dolu. 

Cep telefonlarımıza kurduğumuz sahte dünyalarımızda 

her gün çift kamerayla belgeliyoruz sözde mutluluğumuzu. Gülümsüyoruz. Sevgilimiz yanımızda, şahaneyiz. 

Çay fincanlarımız, şarap kadehlerimiz, kitaplarımız ve 

güneş kremlerimizle birlikte derin bir aşk uykusundayız. Sonra birden uyku kaçıyor ve ayrılık kapıyı çalıyor. Kimi, 
bir sosyal medya hesabındaki fotoğrafta eski sevgilinin yeni sevgilisini iki parmağının arasına kıstırıp büyütüyor ve bırakıyor ki küçülsün. Kimi, eski sevgiliyi kıstırıyor parmaklarının arasına. Saçlarında beyaz bir tel, bakışlarında bir sızı, dişlerinin arasında kendisinden kalan herhangi bir artık arıyor. Bulamazsa sövüyor. Oysa sıkıntı yüksek bir duygu olan aşkta değil, alçak bir varlık olan insanda. Çünkü insan kendi soramadığı soruyu “o iyi mi?” diyerek hep bir başkasına soruyor.
Ben Esila. Ben de öyle yaptım.
Özür dilerim işim, gücüm, kudretim ve hevesim. Özür dilerim sokaklar, kafeler, barlar ve kahkahalar. Özür dilerim sağlığım, özür dilerim dipleri çıkmış, boyası akmış, uçları kırık saçlarım. Makyaj malzemelerim, mis kokulu parfümlerim, güzel giysilerim, özür dilerim. Özür dilerim İstiklâl. Özür dilerim Hisar. Özür dilerim Kaş. Almadığım kaşlarım, kuruttuğum kirpiklerim, törpülemediğim tırnaklarım, özür dilerim. Hayallerim, sizden özür dilerim; sizi fazla yormuşum. Masalım, senden özür dilerim, seni kısa tutmuşum. Ve aşk, senden özür dilerim! 
Yalanla gerçeği birbirinden ayırmadan, 
kendimi bir şey sanmış da kalkıp sana soyunmuşum!


Basım Yılı : 2018

Sayfa Sayısı : 288

Nemesis Kitap

2 yorum :