8 Ağustos 2018 Çarşamba

İşgüzar Komşular

Merhabalar

Dün sabah oğlum bir panik içinde aradı. "Anne arabamızı bulunduğu yerden çekmemiz gerekiyormuş. Eşya taşınacakmış!...
"Oğlum işteyiz nasıl gelelim? Kaldı ki madem böyle bir durum varsa neden apartman duvarına yazı asmamışlar." dedim. Oğlum bilmediğini ve komşuların kendisine haber verdiğini söyledi. Hatta karşı komşunun kocası da bir yandan yana yakıla aracınızı çekin diye eşimi arıyormuş. 

O sinirle ve bir hışımla dükkandan çıktık patronun eşiyle. İşten izin aldığıma mı yanayım, sorumsuz komşulara mı söyleneyim bilemeyerek.

Sokağa girdiğimizde bizim araçla alakasız bir yere park etmiş asansörlü bir taşıma aracını ve kamyonu gördüm. Bizim araçla da arasında oldukça mesafe var. Aracımızın önünde bir araçlık boşluk daha var ve onun önüne park etmiş bir araç var. Aradaki mesafeyi siz düşünün. 

Nakliyecinin yanına gittim. Bizim aracı göstererek "Beyefendi bizim aracın size ne gibi bir zararı var? Gayette geri de ve eşya düşecek derdi de yok!..." dedim. Adam bana ne dese beğenirsin? "Abla sizin araçla işimiz yok. Sizin önünüzdeki aracın çekmesini istedik. Zaten o araçta azıcık geriye alsa işimiz olacak. Çünkü kamyonu yanaştıramadık" dedi. O esnada o çekilmesi gereken aracın sahibi gayet rahat bir tavırla apartmandan çıktı ve aracı bir metre kadar geriye aldı ve olay bitti. 

Ama bendeki sinir geçmedi tabii. "Adama gidip dalga mı geçiyorsunuz?" diye sorduğumda adam "Kusura bakmayın, yanlışlık olmuş." dedi. "Kardeşim ne yanlışlığı, işten izin aldım geldim. Siz kusura bakmayın diyorsunuz" dedim. O sıra sokakta ses çıkmıyor. Herkes işi gücü bırakmış bize bakıyor. Sonra oradan biri demez mi? "Araç plakalarınız aynı olduğundan karıştırmışız." Kan beynime sıçradı. Ne demek karıştırmışız. O da şöyle oluyor. Bizim araç 26 plaka değil. Başka bir ile ait. O araçla bizim aracın plakaları aynı ilden olduğundan, bizim işgüzar komşu da o sırada oradan geçtiğinden anlamadan, dinlemeden ortalığı ayağa kaldırmış. Nakliyeciler de buna çanak tutmuş. Hop buyurun cenaze namazına.

Ya tamam iyilik yapmak istiyorsun ama anla, dinle ondan sonra ara. Üstelik eşimle bir konuşması varmış, sanırsın arabanın üstüne eşyalar düştü. O derece panik. Kaldı ki eşim Organize Sanayi Bölgesinde çalışıyor ve ha deyince gelmesi mümkün değil.

Maalesef ki bu işgüzar insanlar hayatımızın her evresinde varlar. Her şeye burunlarını sokan, doğru dürüst anlamadan dinlemeden ortalığı ayağa kaldıran bu insanlar karşısındaki insanı ne duruma düşüreceğini bilmeden, sırf "ben yaptım" demek için. Belki art niyet yoktur ama anlamadan, dinlemeden yapılanlar maalesef ki karşınızdaki insanı zor duruma sokabiliyor. Ben de işten izin alamamış olsaydım ne olacaktı? Akşama kadar "Acaba araca ne oldu?" diye içim içimi yiyecekti. 

Bu gibi insanlara "Neden böyle yaptın?" desen, "Sana da iyilik yaramıyor. Bundan sonra aramam." deyip daha da kendilerini haklı çıkarırlar. Bu konu ile ilgili komşu ile konuşmadım ve konuşmayı da düşünmüyorum. Zira konuşsan da laftan anlamayacak. Bende sinirleneceğim. Al sana kavga. Can sıkmaya gerek yok. 

Ama siz siz olun lütfen anlamadan dinlemeden iyilik adı altında işgüzarlık yapmayın. İnsanları zor durumda bırakabilirsiniz.

Hoşçakalın.

4 yorum :