23 Temmuz 2018 Pazartesi

Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna Kitap Alıntısı

O zaman Maria şahadetparmağını sallayarak gülüyor:
"Hayır dostum, hayır!" diyordu. "Aşk hiç de sizin söylediğiniz basit sempati veya bazan derin olabilen sevgi değildir. büsbütün başka, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilmediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilmeyiz. Halbuki arkadaşlık devamlıdır ve anlaş maya bağlıdır.

Nasıl başladığını gösterebilir ve bozulursa bunun sebeplerini tahlil edebiliriz. Aşka girmeyen şey ise tahlildir. Sonra düşünün, dünyada hepimizin hoşlandığımız birçok kimseler, mesela benim hakikaten sevdiğim birçok dostlarım vardır. (Muhterem Beyefendinin bunların en başında geldiğini söyleyebilirim.) Şimdi ben bütün bu insanlara âşık mıyım?"

Ben fikrimde ısrar ederek:
"Evet" demiştim. "En çok sevdiğinize hakikaten ve diğerlerine birer parça âşıksınız!"

Maria hiç beklemediğim bir cevap vermişti:
"Şu halde niçin beni kıskanmadığınızı söylüyordunuz?"
Söyleyecek bir şey bulamayarak bir müddet düşündüm, sonra izah etmeye çalıştım:
"İçinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan hiçbir zaman bu sevgiyi bir kişiye inhisar ettiremez ve kimseden de böyle yapmasını bekleyemez. Ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir."
"Ben Şarklıları başka türlü düşünür zannederdim!"
"Ben öyle düşünmüyorum!"
Maria gözlerini sabit bir noktaya dikip uzun uzun daldıktan sonra:
"Benim beklediğim aşk başka!" dedi. "O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkânsız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!"

O zaman onu yakalamış gibi kendimden emin bir edayla:
"Bu söylediğiniz bir an meselesidir" dedim. "İçinizde mevcut olan sevgi, alaka, sarih olarak bilinmeyen bazı vesilelerle, zamanı tayin edilemeyecek olan bir anda, birdenbire birikir, tekasüf eder*; nasıl tatlı tatlı ısıtan güneş ışığı bir adeseden geçtikten sonra bir noktada toplanıyor ve yakmaya başlıyorsa, kuvvetini fevkalade artıran bu sevgi de sizi sarar ve tutuşturur. Onu dışarıdan birdenbire gelen bir şey zannetmek doğru değildir. O, içimizde zaten mevcut olan hislerin bizi şaşırtacak kadar şiddetlenivermesinden ibarettir."

Bu münakaşayı burada bırakmış, fakat başka zamanlar gene ele almıştık. Ne kendi sözlerim, ne de onun fikirlerinin yüzde yüz isabetli olmadığını seziyordum. Her ikimizi de, birbirimize karşı ne kadar açık olmak istersek isteyelim, bize tabi olmayan birtakım gizli, müphem düşüncelerin ve arzuların idare ettiği muhakkaktı. Birleştiğimiz noktalar ne kadar çok olursa olsun, ayrı olduğumuz yerler de vardı ve bir taraf diğer tarafa kolayca uyuyorsa, bunu ancak daha ehemmiyetli bulduğu bir gaye uğrunda yapıyordu. Ruhlarımızın böyle en saklı köşelerini bile ortaya dökmekten ve üzerinde münakaşa etmekten çekinmiyorduk; buna rağmen hiç dokunmadığımız taraflar da vardı, çünkü bunların ne olduğunu biz de doğru dürüst bilmiyorduk; fakat bir his bana, asıl bu cihetlerin mühim olduğunu fısıldıyordu.

Şimdiye kadar bana bu derece yakın olan bir insana tesadüf etmediğim için, bence bütün meselelerin üstünde onu muhafaza etmek arzusu vardı. Bütün isteklerimin en son gayesi belki de ona tamamen, hiç noksansız, bütün maddi ve manevi varlığıyla sahip olmaktı, fakat elde edebildiğimi de kaybetmek korkusuyla, bu gayeye gözlerimi çevirmekten çekiniyor, seyretmekte olduğu ve yakalamak istediği harikulade güzel bir kuşu küçük bir hareketiyle kaçıracağından korkan bir insan gibi atıl kalıyordum.

12 yorum :

  1. Çok güzel bir romandı gerçekten, elinize sağlık tekrar hatırladık:)

    YanıtlaSil
  2. Farklı yaşlarda tekrar tekrar okunması gereken kitaplardan biri de sanırım "Kürk Mantolu Madonna." Kitaptan yaptığınız alıntıyı okurken bambaşka hisler çağrıştırdı. Aynı kitap başka zamanlarda başka anlamlara gelebiliyormuş demek ki. Sanırım bir ara yeniden okumam gerekiyor. :) Etkileyici bir alıntı olmuş, teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alıntıyı paylaşmama rağmen bende daha okumadım. Okunacak o kadar çok kitap var ki maalesef arada kaynayabiliyor. Öne alacağım :)

      Sil
  3. Kitabı okumalıyım öncee . Benim için bir hatırlatma oldu bu yazın🙈☺️

    YanıtlaSil
  4. ülkemizde en sevilen kitap buuuuu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çoğu lişinin de sırf hava olsun diye kahveyle paylaşım yaptığı :)

      Sil
  5. Okudum. Sen ne diyeceksin okuduktan sonra bakalım? Beğenecek misin? 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim unuttuğum bir kitap. Uzun zaman önce alınmıştı oysa ki.Elimdeki kitaplardan sonra hemen araya alacağım...

      Sil
  6. Bir paçavra yırtıldı kamışlar arasında,
    Bak sevgilim; haddini bilmeyen bir kurbağa,
    Başladı yosunlarda serenatlar çalmağa…
    Sebahattin Ali Kurbağanın Seranati 1928

    YanıtlaSil