24 Ocak 2016 Pazar

Safiye Çetinkaya - Eylül Vurgunu


Merhabalar

Geçtiğimiz hafta pazar günü ailemle birlikte Uludağ gezisine gitmeye karar vermiştik. Malum bir kitap kurdu olarak da yanıma kitap almaktan geri kalmadım. Okumakta olduğum kitap kalınlığı itibariyle taşımada sıkıntı yaratacağından incelerden elime geçen ilk kitabı çantama tıkıştırdım. Bu da A101 kitap alışverişlerinden kütüphaneme kazandırdığım Safiye Çetinkaya'nın Eylül Vurgunu isimli kitabıymış.


Kitap Esin ve Haluk'un hikayesini anlatıyor. 60'lı yıllarda dünyaya gelen Esin eğitimini yurt dışında tamamladıktan sonra, ailesinin de tanıdığı bildiği Haluk ile hayatını birleştirir.


İyi bir eğitim alan Esin ilk çocuğu Hakan'ı doğurduktan sonra maddi sıkıntıları olmaması nedeniyle çalışmaya ihtiyaç duymaz. Ancak çocuğuna da gereken ilgiyi gösterdiği söylenemez. Hayatını gezmeye, partilere, davetlere adamıştır. Hatta sırf vücudu bozulmasın diye çocuğu Hakan'ı bile doğru dürüst emzirmemiştir.

Haluk ile evliliklerinin ilerleyen yıllarında ikinci çocuğu olan Sümeyye'ye hamile kalır. Ancak ortada büyük bir sorun vardır. Haluk Esin'i aldatmaktadır. Başlarda sadece çevresel söylentiler olduğunu düşünse ve Haluk bu konuda kendisini ikna etse de, bu sefer durum ciddidir. Çünkü Esin Haluk'u en yakın arkadaşı ile otelde görmüştür. 

Hayatına yeni bir yön vermek isteyen Esin ikinci çocuğunu aldırmaya karar verir. Bu sırada evine gelen en yakın arkadaşı Arzu'nun okuduğu kitabı evde unutması ve bu kitabı okumasıyla hayatı değişmeye başlar. Çünkü kitapta yazılanlara göre her kim ki bir cana kıyarsa bunun hesabını öteki dünyada verecektir. Esin çocuğu aldırmayı düşünürken okuduğu bu cümlelerden çok etkilenir ve arkadaşı Arzu'yu arar. Arzu'nun her ne kadar modern bir insan olduğunu, böyle gerici düşüncelere sahip olmayacağını düşünse de arkadaşıyla konuştuktan sonra gerçek ve tek din olan İslam hakkında araştırma yapmaya başlar.

Okudukça ruhu aydınlanan, bu zamana kadar nasıl bir boşlukta yaşadığını anlayan Esin, sonunda Allah'ın emirlerini yerine getirmeye karar verir ve Haluk'un karşısına bir gün başı kapalı, pardesülü olarak çıkar. Fakat bundan sonra ki sınavı daha zorludur. Çünkü Haluk için bunlar bağnazlıktır. Gericiliktir. Çevresine ve yaşadığı topluma açıklayamayacağı bir durumdur ve Esin'in asıl sınavı da bundan sonra başlamaktadır.

Safiye Çetinkaya'nın Eylül Vurgunu isimli kitabını iyi ki almış ve okumuşum. Kitabın içerisinde o kadar güzel ayetler paylaşılmış ki, bilgime bilgi kattı. Yazarın akıcı dili ise zaten kitabın bir çırpı da okunup bitmesini sağlıyor. Kitap da herkesin okuması ve ibret alması gereken yerler de var. Yazarın diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumak isterim. Herkese de tavsiye ederim. 

Keyifli Okumalar.



Tanıtım Bülteninden


Toparlayamıyordu kendini. O gün yine Haluk’u gördü rüyasında. Kahvaltıyı hazırlarken hala gördüğü rüyanın etkisindeydi. Kendi kendine;

“Aklımdan çıkmıyorsun, aklım çıkıyor, sen çıkmıyorsun. Olmuyor işte... Bugün yine seni özlerken yakaladım kendimi. Demek ki içimde hala sana rastlayan duraklar var. Takvimler değişti, hasret yine aynı... Oysa ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz, ben seni, sen kendini! Bazı günler hiç aklıma gelmiyorsun. İşte o günler iyiyim. Ama bugün o günlerden biri değil. Anlaşılan yarın yine devam edeceğim gözlerinden... Dudağımın kenarında kabuk bağlamayan yara gibi oldun. Azıcık gülsem kan, hiç gülmesem koca bir hüzünsün. Canımın içi, çok acıyorsun, acıtıyorsun...”

Sessiz konuşması sürdükçe gözleri doldu Esin’in.
İki damla yaş hazırladığı kahvaltı tabağına düştü. Gerçekten aklını bir aydır Haluk çok meşgul etmişti


Basım Yılı : 2014

Sayfa Sayısı : 316

Uğur Tuna Yayınları
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...