30 Mart 2015 Pazartesi

Özlem Türk - Annemin Gelini Olur Musun?




Yekta çapkın, her gece bir kızla gezmeye alışmış, zengin biridir. Evlilik aşk konuları ise asla ona göre değildir.Annesinin sürekli gelin getir, evlen artık lakırdılarından sıkılmıştır. Yine bir sabah annesi aynı sazı çalmaya başladığında ki bu sefer istediği gelin adayıyla ilgili kriterlerinin olduğu elinde bir liste de mevcuttur. Yekta apar topar evden kaçarak uzaklaşır.



Arkadaşları Caner ve Tamer'in yanına vardığında artık bu işin çok uzadığını ve annesini bu kararından vazgeçirmek adına bir plan yapmak zorunda olduğunu fark eder. Annesinin kriterlerinin tam tersi özellikleri yansıtan kızı aramaya başladığında gözü barmen kız Aksen'e ilişir. 

Aksen yirmi bir yaşında tam anlamıyla bir bombadır ve Yekta kime bulaştığını bilmemektedir. Yekta'ya ne istediği soran Aksen'e Yekta "seni" cevabını vermesiyle Aksen'in sinirleri gerilmeye başlar. İkilinin atışmaları giderek farklı boyuta ulaşır ve en sonunda Yekta'nın patavatsız sorusu karşısında Aksen yumruğu Yekta'nın gözünün üstüne oturtur.

Barın sahibi Aksen'i kovmak ister, Yekta buna izin vermez. Tek bir şartı vardır; annesine oynayacağı oyunda yardımcı olması. Aksen başta bu duruma çok fazla sinirlense ev hayır dese de işi kaybetmek onun için sıkıntı yaratacaktır ve Yekta'nın teklifine evet der. Söylediği evet'den sonrası Yekta ve Aksen'in hayatları için ikisinin de unutamayacakları, içinden çıkamayacakları olaylara gebedir. 

Özlem Türk'ü ilk romanı olmasına rağmen kurgu ve replikler anlamında başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Ancak bazı yerlerde kendini fazlasıyla tekrar etmesi ki bunların için de Caner'in gereksiz esprili muhabbetleri ve Uçhan karakterinin aşırı yılışıklığı çok sıkıcıydı. Dozunda kullanılmış olsaydı daha iyi olurdu. Bu şekli ile biraz daha genç yaş kesimine hitap etmiş. Hikaye genel anlamıyla güzel ancak bazı bölümler çok da örf adetlere bağlı kalınarak yazılmamış. Uçhan'ın aleni Aksen'e sarkması daha düşünülerek yazılsaydı daha hoş olabilirdi. Ayrıca Uçhan bunu yaparken Yekta'nın ailesinin de sessiz kalması ayrı bir muamma bence. Kitapta en harbisi Afife Hala'ydı. Çok tatlı bir karakter olarak karşımızdaydı ve O'nun rolü daha fazla olabilirdi.

Kitabın ikincisi olduğunu gördüğümde ise büyük bir hayal kırıklığına uğradığımı söylemeden geçemeyeceğim. Bir kitapta bitecek bir hikayenin ikinci kitaba geçmesi pek de mantıklı olmamış. 

Genel anlamda baktığımızda evet okurken eğlendim kahkahalar attığım yerlerde oldu ancak daha çok büyüklere hitap eden bir kitap değil maalesef. Kitabı alırken daha farklı beklentiler içindeydim ancak umduğumu bulamadım. Bu tarz şeyler yazmaktan her ne kadar hoşlanmasam da ikinci kitabında yazarımız inşallah kendi üstüne biraz daha koyarak ve daha fazla okuyucu kitlesine ulaşarak yazar.
Keyifli okumalar dilerim.


Tanıtım Bülteninden

"Annem bir gelini olsun istiyor. Ancak ben evlenmek istemiyorum, gençliğimi tek bir kadınla geçiremem. Anlarsın ya, her gece farklı bir çıtırın tadına bakmak varken tek kadına bağlı kalmak çok sık-" Aksen, "Kısa kes!" diye bir kez daha emretti. "Peki... Seninle bir oyun oynayalım. Annemi gelin hayalinden vazgeçirecek tüm özelliklere sahipsin. Düşünüyorum da annemin gelini olur musun?” Yekta’nın şu hayattan istediği tek bir şey var: Her gece farklı bir kızla hayatın tadını çıkarmak! Yekta’nın annesi Elçin’in fani hayattan istediği yegâne şey ise oğluna hanım hanımcık, istediği gibi bir gelin bulabilmek! Hanım hanımcık gelin peşine düşen Elçin Hanım, çapkınlığın doruklarında dolaşan Yekta ve anneyi yıldırma operasyonunun kilit ismi Aksen arasında neler yaşanacak? Sizce Aksen, Elçin Hanım’ın gelini olur mu, ne dersiniz?

Sayfa Sayısı : 656

Basım Yılı: 2015

Müptela Yayınları

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...