Türkiye’de Su Yılı Yağışları Son Yılların Zirvesine Ulaştı: Detaylı Analiz ve Bölgesel Veriler
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yayımlanan “2026 Su Yılı 9 Aylık Alansal Kümülatif Yağış Raporu”, Türkiye genelinde yağış rejiminde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. 1 Ekim 2025 ile 30 Haziran 2026 tarihlerini kapsayan su yılının ilk dokuz aylık döneminde, ülke genelinde metrekareye ortalama 674,6 kilogram yağış düştü. Bu rakam, 1991-2020 uzun yıllar ortalaması olan 518 kilogramın yüzde 30, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 383,6 kilogramlık yağış miktarının ise yüzde 76 üzerinde gerçekleşti. Bu veriler, son yılların en yüksek dokuz aylık su yılı yağış miktarı olarak kayıtlara geçti.
Yağışlı Gün Sayısında da Rekor Artış
2026 su yılının ilk dokuz ayında Türkiye genelinde ortalama 104,3 gün yağış görüldü. Bu rakam, 1991-2020 dönemindeki 89,6 günlük uzun yıllar ortalamasının belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti. Sadece toplam yağış miktarında değil, yağışlı gün sayısındaki bu artış, iklim değişkenliğinin ve yağış rejimindeki değişimin en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Bölgelere Göre Yağış Dağılımı: En Yüksek Artış Güneydoğu Anadolu'da
Yağışlardaki artış, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinde de kendini gösterdi. Ancak bölgeler arasındaki artış oranları farklılık gösterdi. Uzun yıllar ortalamasına göre en yüksek artış yüzde 47 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde gerçekleşti. Bu bölgeyi sırasıyla şu artış oranları takip etti:
Akdeniz Bölgesi: yüzde 44
Doğu Anadolu Bölgesi: yüzde 34
Ege Bölgesi: yüzde 31
Karadeniz Bölgesi: yüzde 24
İç Anadolu Bölgesi: yüzde 18
Marmara Bölgesi: yüzde 11
Geçen yılın aynı dönemine kıyasla ise en çarpıcı fark, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşandı. Bu iki bölgede yağış miktarı yüzde 100’ün üzerinde artarak, adeta iki katına çıktı. Bu durum, özellikle kuraklık tehdidi altındaki bölgeler için su kaynakları açısından umut verici bir gelişme olarak yorumlanıyor.
66 Yılın En Yüksek Yağış Seviyesi: Rekorlar Ardı Ardına Geldi
Su yılı yağışları, bölgesel ölçekte de tarihi rekorlara imza attı. Meteoroloji verilerine göre:
Akdeniz Bölgesi, son 66 yılın en yüksek dokuz aylık yağış miktarına ulaştı.
Doğu Anadolu Bölgesi, son 38 yılın zirvesini gördü.
İç Anadolu Bölgesi, son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Ege Bölgesi, son 11 yılın rekorunu kırdı.
Karadeniz Bölgesi ise son 10 yılın en yüksek yağış miktarını kaydetti.
İl bazında ise durum daha da çarpıcı. Adana, Düzce, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Ordu, Osmaniye, Tokat, Manisa, Niğde ve Giresun'da son 66 yılın en yüksek su yılı yağışları ölçüldü. Bingöl, Bitlis, Kayseri, Sivas ve Tunceli son 38 yılın, Van son 32 yılın, Gaziantep ise son 30 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşarak adeta bir yağış şöleni yaşadı.
En Fazla ve En Az Yağış Alan İller
İller bazında yapılan değerlendirmede, en yüksek yağış metrekareye 1.271,9 kilogram ile Rize'de kaydedildi. Karadeniz'in bu şehri, her zamanki gibi yağışta zirvedeki yerini korudu. En az yağış ise metrekareye 335,5 kilogram ile Iğdır'da ölçüldü. Doğu Anadolu'nun kurak iklimine sahip bu ili, ülke ortalamasının oldukça altında kaldı.
Bazı Bölgelerde Azalma Dikkat Çekiyor
Her ne kadar genel tablo olumlu olsa da, bazı bölgelerde yağışlarda azalmalar yaşandığı da raporda yer aldı. Kastamonu çevresinde yağışlar normalin yüzde 20’nin üzerinde azalırken, Bursa, Yalova, Tekirdağ, Sinop, Malatya, Erzurum, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Ardahan çevrelerinde de yer yer yüzde 20’ye varan düşüşler gözlendi. Bu durum, su yönetimi ve tarımsal planlama açısından dikkatle izlenmesi gereken bir faktör olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, Balıkesir ve İzmir’in batısı ile Antalya, Burdur, Isparta, Konya, Mersin, Niğde, Tokat, Bingöl, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Hakkari ve Van çevrelerinde yağışlar normal seviyelerin yüzde 60’ın üzerinde gerçekleşti. Bu bölgelerdeki aşırı yağışlar, olası taşkın ve sel risklerine karşı da yetkilileri uyarıyor.
Uzman Değerlendirmeleri ve Su Yönetimi
Uzmanlar, artan yağışların baraj doluluk oranları, yeraltı sularının beslenmesi, tarımsal sulama ve hidroelektrik enerji üretimi gibi birçok alanda olumlu katkılar sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak yağışın bölgesel dağılımındaki dengesizlikler ve bazı illerdeki azalmalar, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi açısından stratejik planlamaların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Özellikle kuraklık riskiyle mücadelede bu tür yağışlı dönemlerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, yağış sularının depolanması ve verimli kullanılması konusunda altyapı çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ifade ediyor.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.