Ana içeriğe atla

Şu An Mutfaktayım

 

Herkese Merhaba,

Bazı oyunları zamanında, sahnede izleyemediğim için çok üzülüyorum. Hele ki büyük şehirde oturmuyor olmam bu anlamda benim için çok büyük bir kayıp. Mesela tiyatrolara gidemiyorum. Çeşitli etkinliklere gidemiyorum. Bunlar benim için gerçekten büyük bir kayıp. Bunlardan birisi de Derya Baykal'ın Şu An Mutfaktayım oyunu. 

Oyunu çok beğendiğim gibi en kısa zamanda yeniden izlemekte istiyorum. Zaten Ortaoyuncular'ın oyunlarının hepsi birbirinden güzel. Her birini sırasıyla izleyerek sizlere yorumlarımı yazarım. Hadi bakalım şimdi bu güzel oyunun konusuna geçelim.

Şu An Mutfaktayım

Derya Baykal’ın sahnede yer aldığı “Şu An Mutfaktayım” oyunu, Ferhan Şensoy’un 1999 yılında yazıp yönettiği, özellikle eşi Derya Baykal için özel olarak kaleme alınmış tek kişilik bir kadın oyunudur. Ortaoyuncular topluluğu tarafından sahnelenen bu eser, Şensoy’un 30. oyunu olarak kabul edilir ve müziklerinde Fikret Kızılok imzası taşır.

Oyun, tamamen mutfakta geçer. Bu mutfak, sıradan bir yemek pişirme alanı olmanın ötesinde; kadının günlük telaşının, bastırılmış duygularının, geçmişle hesaplaşmasının, yalnızlığının ve hayata tutunma çabasının simgesel bir sığınağıdır. Derya Baykal’ın canlandırdığı kadın karakter, mutfakta yemek hazırlarken, ev işlerini yaparken, telefonla konuşurken ya da kendi kendine dert yanarken, izleyiciyi yavaş yavaş kendi iç dünyasına çeker.

Başlangıçta sahnede gördüklerimiz oldukça sıradandır: sebze doğrama, tencere kaynatma, ortalığı toplama gibi gündelik eylemler. Ancak bu basit işler ilerledikçe, karakterin monologları derinleşir. Kadın, mutfak tezgahı başında dururken hayatının farklı katmanlarını açar: evliliğin getirdiği gerçekler, eşinin varlığı ve yokluğu, aşkın zamanla solması, anne olma ya da olamama hâlleri, toplumun kadınlara biçtiği roller ile kendi arzuları arasındaki çatışma, ekonomik zorluklar, tüketim baskısı ve modern hayatın absürtlükleri.

Ferhan Şensoy’un klasik üslubu burada da kendini gösterir: alaycı, ironik, keskin gözlemci ve yer yer şakacı bir dil. Oyun, kişisel bir hikâyeden (Derya Baykal’ın gündelik yaşamından esinlenerek) başlar, ancak hızla genelleşir ve Türkiye toplumunun —özellikle 90’lar sonu / 2000’ler başı— panoramasını çizer. Kadının mutfaktaki görünmez emeği üzerinden, toplumun beklentileri, aile içi dinamikler, yalnızlık hissi ve bireysel çaresizlikler trajikomik bir biçimde ele alınır.

Mizah oyunun temel taşıdır; seyirciyi güldürürken aynı anda hüzünlendirir. Altında derin bir yalnızlık, bastırılmış duygular ve “ben de böyle hissediyorum” dedirten samimi bir iç döküş yatar. Karakter, zaman zaman seyirciye doğrudan hitap eder, zaman zaman mutfakta olmayan birine (eşine, geçmişine, kendine) itiraflarda bulunur. Telefon konuşmaları, radyo sesleri, mutfak eşyalarıyla etkileşimler sahnede dinamik bir hava yaratır ve tek kişilik oyunu adeta bir sohbet havasına dönüştürür.

Tematik olarak oyun şu soruları dolaştırır seyircinin zihninde:

  • Bir kadın kendi hayatının neresinde duruyor?
  • Seçtiklerimiz mi bizi şekillendiriyor, yoksa zorunda kaldıklarımız mı?
  • “Ev” gerçekten bir sığınak mı, yoksa gizli bir yalnızlık alanı mı?

Derya Baykal’ın performansı, oyunun en güçlü unsurlarından biridir. Yıllar boyunca övgü toplayan bu yorum, monologu sıradan bir anlatıdan çıkarıp seyirciyle kurulan sıcak, samimi bir diyaloğa çevirir. Gündelik detaylar üzerinden büyük duygulara ulaşılır; küçük jestler, mimikler ve ses tonu değişimleri ile karakterin iç dünyası capcanlı hale gelir.

Kısacası “Şu An Mutfaktayım”, mutfağın içinden kadına, evliliğe, aileye, topluma ve insanın kendiyle yüzleşmesine açılan sıcak ama sarsıcı bir anlatıdır. Yüzeyde sade ve gündelik görünen bir mekânda, kadınlık hâllerini, bastırılmış duyguları ve hayata tutunma çabasını trajikomik bir dille işleyen güçlü bir metindir. İzleyenlerde “Bu hikâye bir yerden tanıdık” hissi bırakır; güldürürken düşündürür, eğlendirirken içini burkar.

Eğer izlemediysen, Ortaoyuncular’ın YouTube kanalında tam kaydı ve bazı sahneleri hâlâ erişilebilir durumda; Derya Baykal’ın o muhteşem performansını görmek gerçekten değer.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Güzel, mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir gün sizlerle olsun. Keyifli izlemeler.

Hoşça kalın.

Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 1

 

Ülkü Beşgül Kimdir?

 

Kar Ve Kar Tatili

Merhabalar Dün sabah başlayan yağmur, akşam üzerine doğru kar yağışına çevirdi.

Uğruna İnsanların İntihar Ettiği İran Şahının En Sevdiği Karısı Anis-el Doleh

Merhabalar Son zamanlarda sosyal medyada sıklıkla karşılaştığım bir haber, aslında güzellik kavramımızı sorgulamama neden oldu.

2019 Yılı Hedeflerim ve Hayaller - Mim

Merhabalar 2018 yılı bitip 2019 yılına sayılı günler kalmışken sizlerle güzel bir mim etkinliği yapmalım.

Rabia Çetin, Beyza Neşe Akkuş - Dedoş'tan Öğrendiklerim

 

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 2

 

Blog Keşif Etkinliği

Merhabalar Malum artık annemle birlikte blog yazmaya başladık. Böylesi belki de daha iyi olacak. Omuz omuza, anne-oğul birlikte daha güzel şeyler yapabilmek adına tek blog, tek yürek olarak yolumuza devam etmeye karar verdik. Annem benim her daim hep ve tam destekçim. 

Keşfedilen Bloglar 5

Herkese merhaba Ben Hayata Genç Bakış. Annemin bloğunda yazmaya başladığımda blog keşif etkinliği düzenlemiştim.

Deeptone Röportajı

Merhabalar Bloğumda bugün çok tatlı bir konuğum var ve kendisiyle yaptığım röportajla bu haftayı selamlıyoruz.